Yaşama Uğraşı
Puan vermedi·364 syf.··
2024 70. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2024 20:50
"Sevdiklerimizi yitirmek derin travmalar açar ruhumuzda acı duyarız. Ama acımızı yok sayarız, ruhumuz onu taşımaya devam eder, ağırlaşır ve bir gün ummadığımız bir anda gün yüzüne çıkıverir. Eğer bunu atlatabilirsek sonrasında bu bizi çok güçlü kılar.Bunu atlatıp atlatmamak sadece bizim elimizdedir." İlkokula gidiyorum , Eskişehir'de teyzemlerde kaldığımız bir gece uykudayken ansızın yer sallanmaya başladı ve o korkuyla kendimizi dışarı atıp günlerce eve girmemiştik. Bakın Türkiye'yi yasa boğan 45 saniye diye dediğimiz 7.1 şiddetindeki 99 depreminde çok şükür kaybım olmadı ama anı anına hatırlıyorum. Haberleri izlerken "Sesimi duyan var mı" feryatları uzun bir süre belleğimden gitmedi. Hep Allah'ım sen yardım et oradaki canlarımıza diye dua ederek dualarımızla onların yanında olduk. Ben o depremi çok şükür hiç kayıp vermeden atlatan bir vatandaş olarak böyle canlı hatırlıyorsam , sağ kurtulup kayıp verenler bu travmayı nasıl atlatsın. Tıpkı büyük depreme Yalova'da yakalanan Defne gibi.. O yaz babaannesinin çiftliğine ailesiyle birlikte gelmişti köklü Atasagun ailesinin deli dolu torunu Defne. Her şey o kadar güzeldi ki Defne için kankası kahyanın torunu Nergis ve arkadaşları ile oyunlar oynuyor , mutlu sandığı ailesiyle dertsiz tasasız geçiyordu günleri taa ki hayatının tepetaklak olduğu o 45 saniyeye kadar. Babaannesi , dedesi , babası , annesi kısacası canından çok sevdiği ailesi terk etmişti onu. Koskoca binadan Nergis ve O sağ çıkartılmıştı. Hayat o kadar garip bir hal aldı ki Defne için yapayalnız kalmışken bir de tek akrabası amcasının ailesi tarafından istenmemiştir ve kendini küçük bir çocukken Londra' da bulmuş artık Daphane olmuştur. Çok güçlü bir avukat olarak ayaklarının üstünde dimdik durmaya çalışırken hayatından İstanbul'u tamamen çıkarmaya ,
Edebiyat
Kal Bizimle DaphneYelgin Arkoç Mesci · Altın Kitaplar · 202447 okunma
10/10
·596 syf.··
Beğendi
·
2023 48. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2023 19:19
Kitabı okurken, diğer Harry Potter kitaplarında da yaptığım gibi film ve kitap farklarını not aldım. Bu farkların birçoğu sinemaya uyarlanırken gereken zorunlu değişikliklerken, bazıları serinin devamını etkileyen değişiklikler. Gelgelelim ben de bunları bilmeyerek değil tamamen şahsi zevkimi tatmin etmek için not aldım. Notlar içerisinde aklıma gelen küçük bir detay olarak Sihir Bakanı’nın İngiltere Başbakanı ile görüşmesini, büyük bir film - kitap farkı olarak da Dumbledore’un Dursley’lerin evine gelip Harry’nin bir sonraki yaz tatilinde oraya mutlaka gelmesi gerektiğini açıklamasını örnek verebiliriz. Bu notların başına önemini gösteren yıldız ya da yıldızlar -bir adet önemsiz, beş yıldız çok önemli- koydum. Eğer okumak isteyen çıkarsa şimdiden iyi okumalar dilerim. Son olarak; önceki kitaplardan da çıkardığım notlardan anladığım kadarıyla Melez Prens’in filme uyarlanışında değişiklikler çok daha az. Tabii Zümrüdüanka Yoldaşlığı ile Ateş Kadehi’ndeki çok fazla değişiklikten sonra belki size uzun gelecek notlar bana çok kısa geldi. Felsefe Taşı ve Sırlar Odası’ndan sonra (onlar çok daha az hacimli kitaplar olduğu için bu çok normal) Azkaban Tutsağı, sonrasında da Melez Prens en az not çıkardığım kitap oldu. 1- Öteki Bakan * -Fudge, İngiltere Başbakanı’nın yanına gidiyor. Fudge’ın daha önceki ziyaretlerinde, kendisine de normal davranmadığını fark etmiş olan Başbakan, bu durumdan pek de hoşnut değil. Fudge’ın geleceğini, duvardaki portrelerden biri hareket edip konuşarak haber veriyor. Başbakan bu portreyi yerinden söktürmek için elinden geleni yapmış ama ne kadar uğraşsalar da yerinden sökememişler. * -Fudge daha önce İngiltere Başbakanı’yla, biri Başbakan seçimi kazandığında, biri Sirius Azkaban’dan kaçtığında, biri Quidditch Dünya Kupası’ndaki sorunlardan
Harry Potter
Harry Potter ve Melez PrensJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 202130bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2019 38. kitabı
Nakış nakış işlenmiş nadide bir güzellik benim için Nar Ağacı. "Çünkü sevdim ve ben kalbiyle yaşayanlar zümresindenim." sf.19 Epey sevdim sevgili okur. Yazmasam ayıp olacakmış hissiyle yazıyorum. Bu mecrada yazdığım ikinci incelemem olacak. Umarım okuduğuna değer. Başlıyorum. Nerede olursa olsun insanın bulunduğu yeri güzelleştirebileceğine inanırım fakat şu cümleye de katılıyorum sevgili okur. "Yalan değilmiş eskiden her şeyin daha güzel olduğu; bir nostalji sayıklaması değilmiş." sf.37 Belki bugün sanal özgürlükten ânın özgürlüğünü, güzelliğini kaçırabildiğimizdendir bu düşünceye katılmam. Yine de nostalji sayıklamasına kapılıp ânımızı mahvetmeyelim. Romana geçeyim. Romanı okurken kah geçmişe gidiyoruz kah bugüne geliyoruz, kah Trabzon'dayız kah Taht-ı Süleyman'dayız. Kah Balkan harbinde kah 1. Dünya Savaşı'ndayız. Kah Settarhan'layız kah Zehra'ylayız. Bu kahların sonu gelmez :). Kitabın içeriğinin zenginliğini siz düşünün. Romanımız Tarih, coğrafya ve edebiyatın harikulade harmanından oluşuyor. İsmi ise İsmail'in vakt ü zamanında elceğiziyle diktiği ağacın adından geliyor. Kitabın karakterlerinden bahsetmek isterim. Her biri çok kıymetliydi. En etkilendiğim karakterden başlayayım. İsmail... Zehra'nın İsmail'i, Balkan Harbi için Trabzon'dan 87. Alay' a gönüllü katılan, Gülcemal Vapuru ile uğurlanan 18ine yeni basmış bir delikanlıdır kendisi. "İsmail derin ve uysal bir ırmak gibi kendi içine akmış, orada göllenmiş, tortulanmıştı. Hep düşünceli, hep derin ve mahzundu. Kafiyeler çıkarırdı kelimelerinden ama şiirini henüz yazmamıştı." sf.49 Güzel yüreğinden kafiyeler dökülen İsmail'in heybesinden bir kafiye buyurun: "Günâh da âh' la kafiyelidir. O da siyâh'la, simsiyâh'la, vâh'la, eyvâh'la. Lâkin hepsi de Allah'la. Âh' tır kafiyelerin en güzeli." sf.65 "Kitap okur,
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534,1bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2022 34. kitabı
GÜLERYÜZLÜ SOHBETLER / MEHMET GÜLERYÜZ Mehmet Güleryüz daha çok ressam kimliğiyle tanıdığım bir sanatçı idi. Bu kitabını görünce sohbet arasında okumak istediğimi söyledim ve can dostum bana doğum günü hediyesi olarak sürpriz yaptı, okumak ancak kısmet oldu. Kitap; 1990 - 95 yılları arasında Votre Beaute dergisinde yayınlanan röportajlarından derlenmiş. Rengi, ışığı, sözü, aklı, aşkı, inancı sanata dönüştürüp, hem yaşamlarını hem çevrelerini güzelleştiren insanların yüreğinden dökülen kelimelerin kitabı. Ressamdan yazara, gazeteciden tiyatrocuya, foto muhabirinden operacıya, mimardan iş kadınına Türkiye’nin önde gelen güçlü, duyarlı, yetenekli ve naif insanlarını bizimle buluşturuyor Mehmet Güleryüz kelimeler aracılığıyla. Aziz Nesin, Abidin Dino, Avni Arbaş, Ali Ulvi, Erol Akyavaş, Mualla Anhegger, Selim Turan, Şakir Eczacıbaşı ve genç yaşta yitip giden Zehra Yıldız gibi birkaçı aramızdan ayrılmış, sanata gönül koymuş pek çok insanı da bu sayede sevgiyle anma fırsatı buluyoruz. Dostluğa ve sanata dayalı yakın ilişkilerinden hareketle sorduğu içten ve doğrudan sorularla Mehmet Güleryüz, onların bilmediğimiz pek çok yönünü, iş ve sanat yaşamındaki maceralarını kimi kez gülümseyerek kimi kez duygulanarak okumamızı sağlıyor. Bu birbirinden farklı yaşamlarda, satır aralarında hem kendimize ilişkin şeyler buluyor hem de ders niteliğinde, yol gösterici pek çok ipucuna ulaşıyoruz. Kitabın ismine de yakışır bir şekilde, sanki onlar karşımızdaymışçasına, gülen bir yüzle adeta onlarla sohbet ediyoruz. (Tanıtım bülteninden) Kapak Resmi: Mehmet Güleryüz "Anladılar" Tual üzerine yağlıboya, 2006, 146x114 cm, Demsa Koleksiyonu. Abin Dino röportajında:" Arif Dino kadar, çizgi bakımından namuslu birini tanımıyorum; çünkü çizginin de namusu olabiliyor. Çizgide yalan
Güleryüzlü SohbetlerMehmet Güleryüz · Ayrıntı Yayınları · 201111 okunma
Puan vermedi·1254 syf.··
2016 16. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2016 00:00
Sadece bir kere okuyarak Risale-i Nur'dan Sözler kitabını eleştirmek ne haddime ? Aşağıdaki konferansı okursanız şayet, Üstad ve Risale-i Nurlar hakkında genel bir bilgi edinmiş olacaksınız. Kendinize bir şans verin. Bu kitap okuduğunuz kitaplar gibi değildir. Okuyarak zaman kaybetmiş olduğunuz tüm kitaplara lanet okutur, yaktırır. Konferans -Teşrin-i sâni 1950'de. -Ankara Üniversitesi'nde- Profesör ve meb'uslarımız ve Pakistanlı misafirlerimiz ve muhtelif fakülte talebelerinin huzurunda, Fakülte Mescidinde gece yarısına kadar devam eden bir mecliste verilen ve büyük bir alâka ve ehemmiyetle dinlenmiş olan bir konferanstır. (Orjinal Sayfa:796) بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ اَلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَ الصَّلاَةُ وَ السَّلاَمُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلَى اَلِهِ وَ صَحْبِهِ اَجْمَعِينَ Îman ve İslâmiyet âb-ı hayatına susamış kıymetli kardeşlerim! Evvelâ: İtiraf edeyim ki, bu konferansın verildiği kürsüde bulunmuş olmak îtibariyle sizlerden farkım yoktur. Sizin bir kardeşinizim. Hem bu konferans, benim çok muhtaç olduğum gâyet nâfî' bir dersimdir. Muhatâb, kendimdir. Dersimi müzakere nev'inden, siz mübarek kardeşlerime okuyacağım. Kusurlar bendendir. Kemâl ve güzellikler, istifade ettiğim Risale-i Nur eserlerine aittir. Bir mâni başımıza gelmezse, haftada bir defa olarak devam edeceğimiz dinî konferanslardan, bugün birincisi îmânâ dairdir. Çünki Bediüzzaman Said Nursî'nin Birinci Millet Meclisinde Beyân ettiği gibi, "Kâinatta en yüksek hakikat îmandır, îmandan sonra namazdır." Bunun için biz de konferansımızın Kur'an, Îman, Peygamberimiz Resûl-i Ekrem (Aleyhissalâtü Vesselâm) Efendimiz hakkında olmasını münasib gördük. İkincisi de inşâallah namaz ve ibâdete ait olacaktır. Bu mevzuları bize ders verecek bir eser aradık. Nihayet bu
Sağlık
SözlerBediüzzaman Said Nursî · Söz Basım Yayın · 20126,9bin okunma