Selamlarrr... Rome Kentucky yine romantik kaos üretmeye devam ediyor. Bu kez sahnede kasabanın herkes tarafından sevilen çiçekçisi Annie var hani şu ilk kitapda tanıştığımız Turtacı Noah'ın kız kardeşi. Annie Walker burada çiçekçi dükkanı işleten, herkesin sevdiği, sakin ve yardımsever bir kadın. Kasabaya ve ailesine çok bağlı, hayatta en çok istediği şey de annesiyle babası gibi sağlam ve mutlu bir evlilik kurmak. Yani onun dünyasında aşk biraz ciddi, biraz da doğru yapılması gereken bir şey.
Ama bir randevuda sıkıcı olduğu söylenince bu fikirleri sarsılıyor. Kendi kendine bir şeyleri yanlış yaptığını düşünüp daha eğlenceli, daha flörtöz biri olmayı öğrenmeye karar veriyor.
Tam bu noktada Will Griffin giriyor hikâyeye. Kasabada geçici olarak bulunan, dışarıdan bakınca rahat, kendine güvenen ve biraz da playboy havası olan bir koruma. Annie’nin abisinin nişanlısı üzerinden yolu kasabaya düşüyor ve Annie’ye flört etmeyi, randevularda nasıl davranacağını öğretmeyi kabul ediyor.
İkisi arasında bir tür pratik ilişki başlıyor. Randevu provası yapıyorlar, flört etmeyi deniyorlar, Annie kendini daha rahat ifade etmeyi öğrenmeye çalışıyor. Ama zaman geçtikçe bu durum sadece bir öğrenme süreci olmaktan çıkıyor. Çünkü birlikte vakit geçirdikçe aralarındaki çekim gerçek hale gelmeye başlıyor ve başta çizilen sınırlar yavaş yavaş anlamını kaybediyor.
Kitabın başları beni gerçekten çok hızlı yakaladı. Hatta ilk kitaptan daha çok seveceğim galiba diye düşündüm. Annie ve Will'in dinamiği çok eğlenceliydi, aralarındaki diyaloglar akıyordu ve sürekli gülümseten bir enerji vardı. Ancak orta bölümlere geldiğimde hikâye biraz yavaşladı. Bazı sahneler uzatılmış gibi hissettirdi ve aynı duyguların etrafında birkaç kez dönüldüğü için yer yer kitaptan koptuğum oldu. Bu yüzden başlardaki