Kötü Kız Şöhreti
Sizlere Haziran ayına yakışacak sımsıcak bir kasaba ve aşk kurgusu önerisi getirdim. Aslında bu kitap Elle Kennedy'nin Avalon Bay serisinin ikinci kitabıymış ama rahat olun , kitabı sorunsuzca okuyoruz. Çünkü kitaptaki karakterler ve atmosfer sanki epeydir o kasabanın sakinleriymişiz gibi hissettiriyor.
Kitap annesinin cenazesi için kasabaya geri dönen Genevieve ve ona körkütük aşık Evan'ın hikayesini anlatıyor.
Kitabın okurlara vaat ettikleri neler mi?
Arkadaşlıktan aşka
Sahil kasabası atmosferi
Romantizm
Okurken Evan'a aşık olabilirsiniz kızlar. Onun samimi ve destekleyici halleri , hayallerdeki erkek profili gibi. Gen için başlarda önyargılarım vardı ama aşkın iyi gelmeyeceği kalp yok bence.
Yaz aşkları için tam zamanı derken bu sahil kasabasında ateşin başında romantik çekimi sayfalarda hissetmeye davet ediyorum sizleri. Kitap yağmurlu günlerin kasvetini pırıl pırıl Güneş ışığıyla temizleyen türden
“Cesur olun. Kendinizi rahat hissettiğiniz alanın dışında pencereler açın. Farklı dünyalarla ancak böyle tanışırsınız. Ben hep yerimde dursaydım, dünyamı değiştirecek insanları aramasaydım, bugün tanıdığınız ben olmazdım. Bir insanın bittiği an, miskinliğe esir olduğu andır. İnsan, konforundan vazgeçmeyi göze almalıdır. Kendi dünyasını yerinden kendisi oynatmalıdır.”
— İlber Ortaylı
Cesur olun . Kendinizi rahat hissettiğiniz alanın dışında bir pencere açın. O pencereyi açıp dışarıda farklı dünyalar görebilirseniz , bir eşiğinde siz atlamış olursunuz .
İçinizden geldiği gibi olun. Nasıl rahat ediyorsanız öyle. Başkalarını düşünerek kendinize şekil vermeye çalışırsanız, kimseyi memnun edememeniz bir yana, kişiliğinizden ödün verdiğinizle kalırsınız.
8 Mart 1857'de, yeni şehirde, yani New York'ta eski ya-salarla çalışmak istemeyen, çalışma koşullarının biraz iyileştirilmesini, mesela sekiz saat filan çalışmayı isteyen tekstil işçisi kadınlar, fabrikalarının önünde barışçıl bir gösteri yaptılar. Erkek egemen dünyanın erkek polisleri, şüphesiz ki onlar toplumdaki herkesin, bu arada tekstil fabrikasının sahibinin de polisleriydi, kadınları zorla fabrikaya soktular, kapıyı dışarıdan kilitlediler. Aksiliğe bakın ki tam o anda bir yangın çıktı. Paniğe kapılan polisler kapıyı açamadılar ve o yangında 129 kadın birbirlerine sarılmış halde yana-rak öldü. Yıllar sonra uzaktaki birileri bu olayın anısı için 8 Mart gününü Emekçi Kadınlar Günü ilan etti. Hemen dev-reye giren dünyalı erkekler Emekçi Kadınlar Günü'nü önce Çalışan Kadınlar Günü'ne, az sonra da Kadınlar Günü'ne çevirdiler ve Kadınlar Günü'nde de karınıza pırlanta yüzük alın dediler. Nereden nereye? Bir parça hak istedikleri için öldürülen kadınların anısından yola çıkıp, sonunda, karınıza pırlanta yüzük alın diyen dünyalı erkekler, şüphesiz ki evrenin en akıllı varlıklarıdır.
Bu erkekler aynı zamanda kadınlara olan saygılarından ötürü pırlantadan alınan vergiyi de kaldırmışlardır, fakir erkekler eşlerine daha rahat pırlanta alabilsinler diye. Her neyse, bence siz siz olun Kadınlar Günü'nde karınıza pırlanta almayın, hırka alın. En azından sarıp sarmalamış olursunuz onu.