Peygamber(ve gerçek varisi) geçmişe takılıp kalmaz
Geleceği görmek yalnızca onların gerçekleşmesini iradesiyle isteyen kişilere aittir.Peygamber doğal olarak en iyi tahmin edicidir.Tahmin ettiği konularda çalışan,üreten ve bilgili olandır.Çünkü tahmin etmek en çok işarete ve ihtiyatlı davranmaya dayanır. (Eski zamanlarda peygamberler topluluğun doğal liderleri idi,kararlar alıyordu.Musa’nın Mısırdan çıkışı,Hz.Muhammed’in hicreti gibi.Şimdi eski kitapları okuyan hayatı bilmeyen gerici zihniyet kendilerini mürşit ilan ediyor yada Putin gibi ihtiyatlı davranmayıp Ukrayna’ya giriyorlar.Liderlik ihtiyat ve tahmini doğru yapmak ile orantılı bir şey .Yada İsrail’in ne yapacağı belli iken Hamas liderlerinin ihtiyatsız ve basiretsiz kimseler olması sonucunda halkının düştüğü durum ortadadır.)
Sayfa 40
Amenerrasûlü.
Peygamber, Rabbi tarafından kendisine indirilene iman etti, mü'minler de. Her biri Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine iman ettiler. "Allah'ın peygamberlerinden hiç biri arasında ayırım yapmayız, işittik, itaat ettik. Ey Rabbimiz affına sığındık! Dönüş sanadır" dediler. (285) Allah her şahsı, ancak gücünün yettiği ölçüde mükellef kılar. Herkesin kazandığı (hayır) kendine, yapacağı (şer) de kendinedir. Rabbimiz! Unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma. Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği işler de yükleme! Bizi affet! Bizi bağışla! Bize acı! Sen bizim mevlamızsın. Kafir topluluğuna karşı bize yardım et! (286)
Sayfa 329 - İz yayıncılık 2013 (kitap)
Din
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Dua eden adam anlar ki birisi var; onun hatırat-ı kalbini işitir, her şeye eli yetişir, her bir arzusunu yerine getirebilir, aczine merhamet eder, fakrına meded eder." İşte ey âciz insan ve ey fakir beşer! Dua gibi hazine-i rahmetin anahtarı ve tükenmez bir kuvvetin medarı olan bir vesileyi elden bırakma, ona yapış, a'lâ-yı illiyyîn-i insaniyete çık. Bir sultan gibi bütün kâinatın dualarını kendi duan içine al. Bir abd-i küllî ve bir vekil-i umumî gibi ‎ اِيَّاكَ نَسْتَعٖينُ‎ de. Kâinatın güzel bir takvimi ol.
Din
SON...
Biz size peygamber göndermedik mi? Doğru yollar göstermedik mi? Sabah akşam bizi zikir ve tesbih etmeni emretmedik mi? Ve bu emrimizi yerine getirebilmen için gece ve gündüzden sana uygun vakit vermedik mi?" hitabını duyacaksın. İş buraya vardıktan sonra pişmanlık fayda vermez. Nefis muhasebesinde gecikiyor ve işi savsaklıyorsan bil ki, pencereler sana örtüktür ve sen kapıların dışındasın. Bu durumda ne yapmalısın biliyor musun? Yaratılmışlardan hiçbir fert için sığınılacak başka bir kapı olmayan o rahmet kapısını yanıp yakılarak çal. Perdelerin arkasını görmeye çalış. Bu dünyada seni nefis muhasebesinden ve kerîm Rabbini anmaktan ve kendini murakabe etmekten alıkoyabilecek üç tehlike vardır: Birincisi, sürüp giden gafletler. İkincisi, nefisten kopup gelen lezzetler seli. Üçüncüsü de görenekler ve alışkanlıklardır. Bu üç tehlikeden kendini koruyan ve sakınmasını bilen kişi, Allah'ın izniyle iki âlemde de kurtuluş ve selâmete erer..
Sayfa 52 - Diriliş yayınları 3.baskı
Alıntı
"Allah'ım seni tenzih eder, sana hamdederim. Senden bağışlanma dilerim. Sana tövbe ederim."
Sayfa 147·Kitabı okuyor
"Her düğümde bir hikmet, her gidişte bir rahmet gizlidir. İnsan aczini idrak edip Hakk kapısına vardığında, yolları kesiştireni, kalpleri tutuşturanı, "Bitti," dediği yerde başlatanı görür."