"Unutmanın bedelini ödeyecek unutanlar!"
Yunan mitolojisiyle harmanlanmış sürükleyici bir polisiye romanı... Bu kitabın, Ahmet Ümit'ten okumuş olduğum ilk kitap olduğunu ve sıkı bir polisiye okuru olmadığımı belirterek yorumuma geçmek istiyorum.
Kitabımız Berlin Emniyet Müdürlüğü'nün başkomiseri olan Yıldız Karasu ve yardımcısı Tobias Becker'ın görevlendirildiği esrarengiz ve bir o kadar dehşet verici bir cinayetin çözülmeye çalışılmasını konu alıyor. Kitabın ana temasını bolca mitolojik ögeler, Zeus Altarı, Bergama oluşturuyor. Mitoloji, kurguya ve olay örgüsüne iyi işlendiği için mitolojiye ilgi duymuyor olsanız bile kitap size keyifli bir okuma deneyimi sunuyor. Keza, ara bölümlerin kısa olması da kitabı daha sürükleyici kılmış. Olaylar, Berlin'de geçtiği için Neo-Naziler, Nazi tarihi gibi pek çok konuda bilgi sahibi oluyorsunuz. Arkeoloji için de aynısını söylemek mümkün.
Toparlamak gerekirse, kurgusunda neredeyse hiç çelişkiye rastlamadığım, sürükleyici bir olay örgüsüne sahip, sonunun havada kalmadığını düşündüğüm ve konuyu işleyiş biçimiyle tatmin olduğum okuması keyifli bir kitaptı. Bir polisiye romanı için en önemli kriterlerden birinin kurgunun, kitap bittiğinde okuyucuyu tatmin etmesi ve olaylar arası boşluk bırakmaması olduğunu düşündüğümden Kayıp Tanrılar Ülkesi, tüm polisiye severlere tavsiye edebileceğim bir kitap oldu.
Okumayı düşünenlere şimdiden iyi okumalar dilerim :)