İsrail, gelecekteki olası tehlikeleri bertaraf etmek adına çıkardığı konjonktürel yasalarla Filistinli mahkumlar için idam kararı aldı. Bu durum, tarihin tekerrüründen ibaret: Tıpkı Firavun’un, kendi iktidarına yönelecek tehdidi önlemek amacıyla İsrailoğulları’nın erkek çocuklarını katletmesi gibi... Ancak unutulmamalıdır ki; Firavun’un tüm önlemleri, Hz. Musa’nın gelişine engel olmaya yetmemişti.
Her kadının göğsü, sadece nefes aldığı bir yer değil; kimsenin uğramadığı, sessiz bir mezarlıktır. Orada giden sevgililer, susulmuş sözler ve başkaları için feda edilmiş hayaller yatar.
Kadın, bu mezarlığın hem tek ziyaretçisi hem de yas tutanıdır. Her sabah o kapıyı üzerine kilitler ve dünyaya gülümser. Ancak bu bir zayıflık değil, bilgeliğin en derin halidir; çünkü o, kalbindeki tüm kayıplara rağmen her mevsim yeniden çiçek açmayı bilen tek varlıktır.
Bir kadını tanımak, onun neşesine değil, o mezarlıktaki derin sessizliğine ortak olabilmektir.