Adı Arif'tir elbet sevmeyi bilenin. Ve her sevgi uçmaya hazırlanan bir kuşken vurulur kanadından. Ariflik büyüsün diye ölür sevgisi. Bir Müzeyyen'i vardır, her defasında Müzeyyenleşmeyeceğini söyleyen ve hep Müzeyyenleşen. Belki Müzeyyenleşmemek elinde değildir, sebebi vardır, bilinmez. Ve bir Arif vardır sonunda denizden başka bir sırdaş bilmeyen. Belki gitmelidir Müzeyyen, belki unutmalıdır Arif... Ya da sevişmelidir bir kez olsun büyümeyi reddedercesine çocuk kalmak umuduyla. Ama Arif Müzeyyen'i içinde yaşar sonunda. Çünkü sevmeyi bilenin adı Arif'tir elbet. Sevgisinden vurulur büyümek için.