‘’Ölüm korkusu ilkel insanda iki şeyi ortaya çıkardı. Ölümden korkanlar kendilerine bir tanrı ve cennet yarattılar, ölümle yüzleşmeyi seçenler de felsefenin doğuşunu sağladılar.’
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"insanların hemen hepsi aynı hayatı karın doyurmak ve lâlettayin biriyle yatmaktan ibaret farz ederler. Hâlbuki bu takdirde insanın diğer hayvanlardan ne farkı vardır, onların dimağları da karınlarını doyurmak ve kendilerine eş bulmak hususunda kâfi derecede hizmet görüyor...hâlbuki insanın bir de dimağı vardır ki yemek, yatmak, eğlenmek gibi şeylerle alakadar olmayan birtakım ihtiyaçlar taşır. Kendine yakın bir arkadaş arar...Düşün dünyada yalnızlık kadar feci bir şey var mı? Tabii kafa yalnızlığını kastediyorum, yoksa dünyada bir sürü kuru kalabalık dolu... Meselâ hapishanede yattığım zamanlar, sekiz yüz kişinin arasında olduğum hâlde yalnızlıktan bunalırdım."
Güçlü bir el silkeleledi beni sonra
Sanırım Tanrı'nın eliydi,
Sayamadım kaç ah döküldü dallarımdan,
Çok şey geçmiş gibi başımdan
Ah dedim sonra,
Ah!
İç ses, diye söylendim.
Gel!
Ah'lar ağacından sen de biraz meyve topla.
Vasiyetimdir:
Bin ahımın hakkı toprağa kalsın...