Aslı

Aslı
@redframe
“Böyle şiir olmaz, diyeceksin; biliyorum. Ama böyle dünya olur mu?”
Oscar Wilde, Reading Zindanı Baladıʼndan
Kulak verin sözlerime iyice, Herkes öldürebilir sevdiğini Kimi bir bakışıyla yapar bunu, Kimi dalkavukça sözlerle, Korkaklar öpücük ile öldürür, Yürekliler kılıç darbeleriyle! Kimi gençken öldürür sevdiğini Kimileri yaşlı iken öldürür; Şehvetli ellerle öldürür kimi Kimi altından ellerle öldürür; Merhametli kişi bıçak kullanır Çünkü bıçakla ölen çabuk soğur. Kimi aşk kısadır, kimi uzundur, Kimi satar kimi de satın alır; Kimi gözyaşı döker öldürürken, Kimi kılı kıpırdamadan öldürür; Herkes öldürebilir sevdiğini Ama herkes öldürdü diye ölmez. Oscar Wilde - The Ballad of Reading Gaol (Tozan Alkan çevirisi)
Şiir
Aslı
Şiire ilham kaynağı olan ve dizelerde de son günleri anlatılan kişi, idam mahkûmu Charles Thomas Wooldridge'dir. 1866’da doğan Wooldridge, 1886’da Kraliyet Muhafızları’nda süvari olarak görev yapmaya başlamış ve 1894'te Laura Ellen Glendell ile evlenmiştir. Çift başlarda mutlu olmuşsa da iki yıl sonra araları bozulmaya başlamış ve barışma girişimlerinden sonuç alamayan Charles, 29 Mart 1896 günü, yanında getirdiği usturayla Ellen’ın boğazını kesmiştir. Wooldridge, çıkarıldığı mahkemede 17 Haziran 1896 günü idam cezasına çarptırılmış, cezanın infazına kadar olan üç haftalık süreyi geçirmek üzere Reading Devlet Hapishanesi’ne gönderilmiş ve 7 Temmuz 1896 sabahı asılarak idam edilmiştir. Bu esnada Oscar Wilde da aynı hapishanede bulunuyordu. Wooldridge'in halinden ve yaptıklarından etkilenen Wilde, Reading Zindanı Baladı'nda bu idam mahkûmunu tasvir eder, cinayet ve aşk arasındaki bağlantıyı sorgular, bir yandan da hapishane koşullarını anlatır. (Kaynak: Vikipedi)
Reklam
Yeni bir bilgi:
"Biliyor muydunuz, güneş gözlüğü dediğimiz şeyi aslında 16. yüzyılda, Çin mahkemelerinde hâkimler gözlerini ve mimiklerini saklamak için kullanıyormuş."
Sayfa 115 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Yunus Savaş isimli okura yanıt verildi
Aslı
Ben de paylaşmadan önce doğruluğunu teyit ettim. :)
Bak bu olmadı işte...
Hayat; ki yegâne zevki değişikliktedir, bir kişiye bağlanmak ancak aptalların işidir... Ve ben, beni aldatmayacak kadar alelade bir kadına tahammül edemem, aldatmasına da cemiyetin henüz kıramadığımız kayıtları ve hayvani insiyaklarımız müsaade etmez... Mektup (Nahit Fıratlı'ya yazılmış), Sabahattin Ali, 25/02/1928 (insiyak: içgüdü)
Sayfa 22 - YKY·Kitabı okudu
Kaan isimli okura yanıt verildi
Aslı
Bunu bilmemek iyi :)
1970ʼlerde, Allah bizimleydi.
İnanın bana, o zamanlar aşklar ömür boyu sürerdi. Bir kız, camdan el salladı mı, havalara uçardık. Bir gülücük, mahcup, kaçamak bir bakış, bir merhaba... yavru kuşlar gibi heyecanlanırdık. En büyük hazine kalbimizdeydi. Nasıl utangaçtık; gönül verdiğimiz kişiyi incitmekten de, onun karşısında küçük düşmekten de ödümüz kopardı. Karşılıksız aşklar, ebediyen saklanan sırlara dönüşürdü. Uzaktan sevmek diye de bir şey vardı. Yoksulduk. Canımıza yapışan, kemiğimizi çürüten fukaralığın üstüne kat kat, gıcır gıcır gurur kostümleri giyerdik. Fakir ama onurluyduk.
Sayfa 81 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
İlişkiler
Mert isimli okura yanıt verildi
Aslı
agshdjjfj
O mesaja 6-7 saat sonra cevap vereceksen söyle mektup yazıyım daha hızlı cevap verirsin
1000Kitap
Ahmet Leman isimli okura yanıt verildi
Aslı
çok iyi yorum