Sevgili Pollyanna,
Sen bu mektubu okurken,
Soğuk bir doğu sokağında,
Acılarla yüklü bir faytonla dolaşıyor olacağım,
Atların boynunda ziller ve pembe orlondan püsküller,
Şaklayan kırbaç ve gıcırdayan tekerlekler...
Mutlu olmak varken, kendini mutsuzluğun kapanına kısılmış hissetmek niye? Neden bu zulmü kendimize layık görelim ki? Karşımızdaki insan bizi yanlış anlamışsa eğer, bunun suçlusu neden biz olalım? Ne anlamak istiyorsa bırakın öyle anlasın. Kaybedeceğiniz ne var? Hiçbir şey...