7/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 00:00
​"Yeni bir yazarla tanışmak istedim ama sanırım ilk kitap olarak yanlış bir seçim yapmışım. Çok fazla tarihi bilgiye boğulmadan ilginç şeyler okurum diyordum; evet, tarihi bilgi yükü çok ağır olmasa da dili oldukça ağırdı ve kitabın sonunda 5 6 sayfalık bir sözlük vardı. Ben sürekli 'Bu ne demek, şu ne demek?' diye bakmaktan hoşlanmıyorum. Bu yüzden sadece bilmediğim birkaç kelimeye baktım, gerisini anlayabildiğim kadarıyla okudum. Yine de not ettiğim ilginç vakalardan bahsetmek istiyorum. Mandalı Bedel ​Bir dönem askerlikte bedel ödeyecekler için nakit para yerine manda kabul edilmiş. Hatta görev süresini dolduran mandaların boynuzları yaldızlanıp sahiplerine öyle teslim edilmiş. ​İlk Külhanbeyleri 'Külhanbeyi' unvanını ilk olarak hamam zorbaları almış ve ilk külhanbeyleri Gedikpaşa Hamamı’nın bekâr odalarından çıkmış. ​Resm-i Taş (Recm) Cellatsız bir idam cezası vardı ki buna 'taşla öldürme-recm' denirdi. İslam şeriatına göre bir kadının bir Hristiyan ile münasebeti olduğu tespit edilirse bu cezaya çarptırılması gerekirdi. Ancak koca imparatorluk tarihi boyunca sadece tek bir kadın bu suçla suçlanarak recmedilmiş. ​İçki ve Sigara Yasağı Yasak dönemlerinde kurala uymayan birçok kişi idam edilerek öldürülmüş. ​Köçekler O dönemin meyhanelerinde köçekler oynatılıyormuş; bu bence gerçekten garip bir vaka. ​Fenersiz Çıkma Yasağı: Geceleri fenersiz sokağa çıkma yasağı varken, camiden geç çıkan bir imamın oğlu, feneri olmadığı için idam edilmiş. ​Lale Devri Sünnet Şöleni Padişah III. Ahmed, dört şehzadesiyle birlikte 5000 fakir çocuğu sünnet ettirmiş. Bu sünnet için yapılan hazırlıklar saymakla bitmez. ​Kardeş Katli Yavuz Sultan Selim, kardeşi Şehzade Murad’ın öldüğüne inanmak için mezarını açtırmış; kesilen baş bizzat kendisine getirilip eliyle muayene ettikten
Tarihimizde Garip VakalarReşad Ekrem Koçu · Doğan Kitap · 20251,451 okunma
Bundan sonrası tufan...
9/10
·139 syf.··
2026 9. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2026 16:31
Adem ile Havva'nın oğlu, Habil’in katili Kabil’in hikayesi desek eksik kalacak. Saramago, kaleminde hiç sansür uygulamadan ironik ve eleştirel olarak ne kadar tuş varsa hepsine birden basmış. Cesaretine söylenecek söz yok, tabii kitabı basanın cesaretine de değinmek gerekebilir. Tüm ezberlerin yerle bir edildiği, okuduğum en cesur kitap diyebilirim. Kabil baş karakter olmak kaydıyla tüm İsrailoğullarının ileri gelenleri resm-i geçitte. Eğlenceli bir okuma gerçekleştirdim. Ancak kutsalın izini kaybetmemişleri mutlu etmeyebilir Tavsiye için emin değilim...
KabilJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201814,3bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
9/10
·112 syf.··
2025 56. kitabı
Kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'de bulunan Fatih Suresinin son ayetinde geçen "Gazaba Uğramışlar" diye bir tabir vardır. Bu tabir sapkınlığın çukuruna batmış bir milleti resm eder. Yahudi milleti kendisine indirilen kutsal kitap olan " Tevrat'ı" da tahrif etmiş, Hz. Musa(a.s) ve kardeşi Hz. Harun (a.s) ve diğer peygamberlere başkaldırmış olması onların ne yaratıcıya saygılarının ne de yaratıcının indirdikleri ile alakaları vardır. Hz. Musa efendimiz ile yaşanan bir hadisede sapkın yahudiler yaratıcına söyle bizim yerimize o savaşa girsin diyebilecek kadar şuursuz, haysiyetsiz ve cibiliyetsiz bir yapıda olduklarını gösterir. Mezkûr yaşanmış olaylar mevcut iken bu halkı iyi analiz etmeliyiz, ona göre dinimizi, diyanetimizi, devletimizi korumak ve kollamak için var gücümüzle çaba göstermek gerekir. Müslüman hayatın her alanında uyanık olmalıdır. Aynı delikten iki kere sokulmayacağını bilmelidir. Cumhuriyet ve demokrasi palavrası ile ülke yönetilmez. Meşvereti ön planda tutan, akil münevverlerin bir araya geldiği bir sistem hem ülkemiz için, hem de alemi İslâm için ideal bir sistemdir. Kapitalizm, liberalizm, korporatizm, sosyalizm, komünizm ile yönetilen devletler maddi olarak bedii gözükse de manevi bühranları ayaklar altına alınmıştır. Sapkın yahudinin kurguladığı bu izm'ler devletleri birbirine kırdırdığı gibi haliyle devletin içindeki insanları da birbirine düşman etmek ister.. Devlet ebed müddettir kavlinden yola çıkarak dinin, eğitimin, maliyenin önemini bilerek yaşamayı şiar edinilmesi gerekmektedir. Yahudinin kurguladığı oyuna bugüne kadar düşen devletimiz bu oyunu bozmak için bilgi sahibi olmak zorundadır. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak hesapsız iş yapmayı ifade etmesi, müminlerin ve devletin boşa zaman harcamasını ifâde eder. Doğru bilgi “gözlem,
Gizli Devlet ve Fesat ProgramıCevat Rıfat Atilhan · Sinan Yayınevi · 199817 okunma
7/10
·559 syf.··
2025 53. kitabı
İstiklal Savaşında mücadele etmiş olması o dönemi farklı kişilerin anı ve hatıratlarından öğrenmek ufuk açıcı olması nedeniyle önemlidir. O dönemde okumalarım haricinde bilinmeyen ne vardır sorusunu bu eserde havada kalmıştır. Bu eseri Fahri Belen Paşa değilde çankaya sofrasında bulunan zevattan birisi kaleme almış gibi resm edilmiştir. Batı Cephesi'nde savaşmış, savaşın en önemli safhası bu cephede yaşanmış olması, paşanın bilgilerinin önemli olduğu kanısı oluşmuş diye düşünüyor iken maalesef dumura uğradığımı belirtmeliyim. Siyasi bürokrasin kendine özgü argümanları olduğu gibi askeri hiyerarşik düzenin de kendine göre bir sistematiği vardır. Batı Cephesi bilindiği üzere Kuvay-ı Milliyenin kurulması ve o bölgede savaşılması ile birlikte cephenin ilk kumandanı Ali Fuat Cebesoy Paşa'dır. Bu cephenin istenildiği gibi gitmediği kanısı oluştuğu için tek adam tarafından görevinden alınmaaı ve Rusya Seferati görevi verilmiştir. Bu cephede yaşanan menfi olaylardan bir diğeri de Ali İhsan Sabiş Paşa'nın Malta Adası'ndan firar etmesi ve bunun sonucunda Meclis tarafından ( M. Kâmâl olacaktır) Batı Cephesi'nde görev alması ile başlayan ve bu cephenin muntazam ve işler hale gelmesinde büyük katkıları olması bazılarını rahatsız etmiş, bu rahatsızlık tek adamın kulağına gitmiş olması savaş kariyerinin sonuna gelmesine sebep oldu. Fahri Belen Paşa bu cephede yer almış olması ve bu olayı bilmesine rağmen kâmâlist tarih yazıcıların yazdıkları gibi yanlı ve yanlış bilgileri vermiş olması düşündürücüdür. İsmet İnönü gibi rütbece düşük olan bir Paşa cephe komutanlığını hangi başarısı ve kariyeri ile almıştır sorusunu soruyoruz lakin bunun cevabını tek adam keyfi kararı karşımızı acı bir şekilde çikiyor. Askeri hiyerarşik düzende bile bir Orgeneral var iken Albay'a görev verilmez. Dünyada
Türk Kurtuluş SavaşıFahri Belen · Başbakanlık Yayınları · 197325 okunma
8/10
·705 syf.··
2025 43. kitabı
Türk aydını nedir sorusuna cevap aramak için uzun bir yola çıkılmıştır. Aydın Küçük hoca aydın ibaresi kullanmasına rağmen ben Türk düşünürü demek istiyorum. Hocanın bu külliyatta bahsettiği bir kavram birden aklıma geliverdi, Türk düşünce hayatı ortaya dünya çapında bir eser çıkaramadığı için veya bir teori kendinden olmayan insanları hemen sahipleniverdi. Kimdi peki bu insanlar kendisine Rumi mahlasını alan Mevlânâ Celâleddîn-i Rumi Hazretleri bunlardan bir tanesidir. Eserlerini Farsça ve Rumça( İlk defa duyduğum bir söz Rumca eser verdiğini) ortaya koyan moğol mezalimi nden terk-i diyar edip bu günki Anadolu o günki adıyla İklim-i Rum olan diyara göç etmiş mutasavvıf, sufi ve şair birisi idi. Burada bir dipnot verilmesi gerekirse Türk olmasa da Türk düşünce hayatını etkilemiş ve Türk olarak kabul edilmiştir. Aydın Küçük'e katıldığım konulardan birisi teori olarak ortaya fikir beyan etmemiz bir yana bunun o zaman ki etkisi hem o günün insanına ve sonraki nesillere etkisi ya hiç olmamıştır ya da cüzi bir derecede kalmıştır. Bilginin etkisi o bilgiyi ne kadar çok kişiye ulaştırıldığı, o bilgiyi üretenin ve o eser'in etkisini artırması gerçeğidir. Bilgi (ilim) yitik bir malzemedir nerede olursa olsun o bulanındır hadis-i bizden önceki nesillerde olduğu gibi bu nesil içinde değerlidir. Doğu ikliminde bir Rönesans olmuş mudur? sorusu cevaplanması gereken konulardan birisidir. Türk, Arap ve Farsi olarak addedilen İslam dünyasında bir çok alım insan yetiştirmiş. Emevi Devleti Halifelerinden Me'mun ile başlayan çeviri hareketleri Süryaniler birden çok dile vakıf olmaları bu çevirilerin ilk başta kötü çeviriler ile sonrasında da vukufiyetlerini artırarak bu Rönesans ı şahsen gerçekleştirildiğini söylemek mümkündür. Batı ortaçağ karanlığında hayatını devam ettirirken Üstad
Aydın Üzerine Tezler 1Yalçın Küçük · Tekin Yayınevi · 199061 okunma
10/10
·288 syf.··
2024 18. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2024 23:08
Ali Şeriatinin Aydın kitabından sonra okuduğum ikinci kitabıydı. Fikrine bakış tarzına ve bilgi birikimine hayran kaldığım bir yazardır. Ali Şeriati bu kitabında Hz Fatıma üzerinden Müslüman kadının nasıl olması gerektiği ile ilgili yazdığı bir kitaptır. Şeriati Geçmişin baskıcı kötü uygulamaları ile bugünün modernizmi arasında sıkışan kadının Efendimizin terbiyesinden geçmiş İslamın yetiştirdiği hayatını İslami mücadeleye adamış Şahsiyetlerin tam olarak bilinmemesi tanıtılmamasının kadınlar üzerinden İslami toplumlarda yaptığı yıkımı yaptığı analizlerle okuyucuya itiraz hakkı bırakmayacak şekilde anlatıyor. Evet bu kitap rol model olarak Hz. Fatıma'yı günümüzün kadınlarına tanıtma çabasındadır ve bunuda şu sözleriyle dile getirmiştir; Konuşmamızın mevzusu olan bu özel zemin, dayatılmış Batı değerleriyle mücadele için en büyük silahtır ve Batı'nın dayat­ması karşısında Müslüman toplumların genç nesillerinin bilinç­li bir direniş gösterebilmesi için en büyük araçtır. İslam din ve tarihindeki canlı, yüce örnek şahsiyetler ve mümtaz simalar di­reniş için bir ilham kaynağıdır. Bu kişiler iyi bir şekilde anlaşıl­dığı, tasvir edildiği, ilmi bir tarzda ve bilinçli bir bakış açısıyla tekrardan tanındığı, isim ve anıları ihya edildiği, mesajları ve şahsiyetleri gündeme getirildiği takdirde; yeni nesil ve modem kadın eski geleneklerden, hurafe dolu irticai geleneklerden kurtulabilmek için Batı'nın modernizm adına yaptığı yozlaşmış davete olumlu yanıt vermeye gerek olmadığını anlayacaktır. Zi­ra bu yeni nesil kendini inşa etmek için çok daha yüce ve aşkın iç dinamiklere sahiptir. Bu simaların ve bu örnek şahsiyetlerin başında ise Fatıma gelmektedir. Önemli olan ve tüm çabamızı vakfettiğimiz şey, kadınla ilgili tüm meselelerin; ilim, toplum, yaşam tarzı, sınıfsal ilişkiler,
Kadın (Fatıma Fatımadır)Ali Şeriati · Fecr Yayıncılık · 20101,434 okunma