Monşer, bu herifler Osmanlı topraklarında bulunuyorlar, burada çalışıp para kazanıyorlar. Bir resm-i küşatta resmî nutuk Türkçe olmak lazım değil mi?
"Türkçeden başka bir söz söyletmem, hepinizi berbat ederim" dedim. Nutku Almanca harflerle yazdırttım, Türkçe okuttum!
Kanuni Süleyman, kendi adını taşıyan muazzam Süleymaniye Camii'ni yaptırırken temel taşını, "Bu işe benden daha layıktır" diyerek devrin büyük âlimi Şeyhülislam Ebussuud Efendi'ye koydurtmuştu. Camiin resm-i küşadında da anahtarları takdim eden Mimar Sinan'a:
"Bu cami-i şerifi sen yaptın. Kapılarını ibadete açmak da senin hakkındır!.." demişti..
Goftem: Zi mihrverzân resm-i vefâ biyâmûz.
Goftâ: Zi hûbrûyân in kâr kemter âyed.
Dedim: Şevkatlilerden vefa nedir öğren.
Dedi: Güzellerde vefa nadiren olur.
"Tosun. O da bu ismi taşımak için güya bir cehd-i mahsus sarf ediyor, gittikçe serpilip tosunlaşıyordu.
Her gün mektepten geldikçe beni ta kapıdan karşılar ve hayatının deyn-i şükranına karşı güya her gün ifa-yı minnettari etmek isteyerek ayaklarımın altına atılır, kah pembe ayaklanının dördünü birden kaldırarak sırtüstü sürüne sürüne bana resm-i selami icra eder yahut yan
yatarak ön ayaklarını uzatır, seri ve mütevazi darbeciklerle ayaklarımı tırmalar, beni okşardı.."
"Tarz-iselefe takaddüm ettim
Bir başka lisan tekellüm ettim
Gencinede resm-i nev gözettim
Ben açtım o genci ben tükettim."
Ben ilk mısrasını kendi hayatıma bakarak "tarz-ı selefe tehalüf ettim" şeklinde değiştirdim. Benim hayatım annemin, anneanneminki gibi olmadı, yani "ben açtım bu genci ben tükettim". Bir daha kimse benim gibi olmayacak..