Biraz etten, biraz yaşam nefesi ve yönetici akıldan ibaret olan şey her neyse, o benim. (…) Ve aldığın nefesin de ne olduğuna bak: Her zaman aynı olmayan, fakat her fırsatta dışarı çıkarttığın ve yeniden içine çektiğin havadan ibaret.
Sayfa 13 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Şafakla birlikte, kendine şunları söyle: İşgüzar, nankör, küstah, hilekâr, haset, geçimsiz kişilerle karşılaşacağım. Bu kötü özelliklerin hepsi iyi ve kötü bilgisizliğinden bu kişilerin başına geldi. Fakat ben, iyinin doğasının güzel, kötünün doğasının çirkin olduğunu gördüm.
Sayfa 13 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Bir kitaptan vazgeçince insanın içi acıyor ama mutluluk da hissediyor. En azından benim için öyle oldu: öncelikle gereksiz bir tutku için harcanmış gecelerin yarattığı melodram duygusu yerleşiyor. Ama sonra, aradan günler geçtikçe hafif, tatlı bir rüzgâr hâkim oluyor. Büyük planlar yapmadan, geri dönülemeyecek sözler vermeden yazdığımız o odada kendimizi yeniden rahat hissediyoruz.
Bir kitaptan bize göre olmadığını anladığımızda vazgeçiyoruz. O kitabı okumayı o kadar çok isteyince yazmak boynumuzun borcu diye düşünüyoruz. Birinin çıkıp da okumak istediğimiz kitabı yazmasını beklemekten yorgun düşmüşüz.
Dün gece saatlerce yürüdüm. Yeni bir sokakta kaybolmak istiyor gibiydim. Mutluluk içinde tamamen kaybolmak. Ama kaybolamadığımız, kaybolmayı beceremediğimiz anlar vardır. Her ne kadar sürekli yanlış yönlere sapsak da. Bütün kerterizleri kaybetsek de. Geç olsa da ve yola devam ederken söken safağın ağırlığını hissetsek de. Ne kadar uğraşsak da kaybolmayı beceremediğimiz, kaybolamadığımız anlar vardır. Ve belki de kaybolabildiğimiz zamana özlem duyarız. Bütün sokakların yeni olduğu zamana.