Erhan Özdemir

Erhan Özdemir
Something else, something more, not this
Eşitsiz, adı konmamış ve alenen tanınmamış tüm ilişkilerde, biri inisiyatifi almaya, aramaya, buluşma teklif etmeye eğilimlidir ve di­ğer tarafın da sırf ortadan silinip gitmemek ya da buharlaşmamak için seçebileceği iki olasılık ya da yol vard ı r, gerçi her halükarda onun nihai kaderi silinip yok olmak olacaktır. Birincisi beklemekten, tek bir adım dahi atmamaktan, özlencccğinc güvenmekten, sessizlik ve yokluğunun şüpheye yer hırakmayacak kadar dayanılmaz ya da endişe verici olduğuna inanmaktan ibarettir, ne de olsa herkes gel zaman git zaman kendisine verilen armağana ya da halihazırda mevcut olana alışır. İkinci yol, gizliden gizliye bu kişinin gündelik hayatının içine sı zmak, göze batmadan ısrarcı olmak, muhtelif bahanelerle kendine yer edinmektir, sözgelişi, bir şey teklif etmek için değil -bu hala yasaklıdır- sadece bir şey danışmak için, öğüt almak ya da iyilik istemek için ya da olup bitenleri anlatmak için -burnunu sokmanın daha etkili ve zorlayıcı bir yoludur bu- ya da bilgi vermek için aramak; daima orada olmak, kendinin bir anımsatması gibi olmak, uzaktan mırıldanmak, vızıldamak, bir alışkanlığın fark edilmeden sızarcasına yerleşmesini sağlamak, ta ki günün birinde o kişi alışkanlık haline gelen telefon konuşmasına ihtiyaç hissedene dek, aksi halde alınganlık benzeri hafiften ihmale uğramış gibi bir hisse kapılana ve sabırsızca ve yok yere telefonu kaldırıp kendini telefonu çevirirken bulana dek.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Öyle ya hepimiz hiç tanımadığımız kimi insanların berbat bir kopyasıyız; şu anda sevdiğimiz kişilerin yanına yaklaşmayan ya da onları es geçen ya da eğer duruyorsa bile zaman içinde bunu yapmaktan yorulan, geride iz bırakmadan toz olup giden, ya da ardında sadece kaçıp giden ayakların toz zerreciklerini bırakan insanların ya da ölüp giderek, sevdiklerimizde ölümcül yaralar açan, en nihayet kapanıp iyileşmiş kimi yaralar açanların kopyasıyız. . . İlk olmaya çalışamayız, ya da tercih edilen olmaya, biz sırf orada hazır bulunanız, kalıntı, artık, hayatta kalan , geriye kalan, ucuzluktaki ve bu pek de soylu olmayan şeyden yeşerir en büyük aşklar ve en iyi aileler oradan temelini atar, konfor merakının ve tesadüfün bir ürünü olan oradan geliriz hepimiz, birilerinin elenmesinden, çekingenlikten, başkalarının hüsranından; hatta bazen bir açık artırmadan ya da tavan arasından kurtardığımız, bizi piyangodan çeken ya da döküntülerin arasında bulan birinin ya nında kalmaya devam etmek için her şeyimizi feda ettiğimiz bile olur; inanılması güç bir biçimde tesadü­fi aşk hikayemize inanmayı başarırız, pek çokları bunda kaderin cilvesini görürken, yaz sıcağı bastırdığında piyangodan çıkan bir serinleticiden başka bir şey değilizdir oysa.
Sayfa 103·Kitabı okudu

Erhan Özdemir

, bir kitap okudu
Puan vermedi·73 syf.·
2025 42. kitabı
Alejandro Zambra
6.6/10 · 950 okunma