9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 00:00
Dijital dünyanın gerçek dünyamız üzerine etkileri ve insanlığın Allah'ın düzeni yerine seçtiği sanal alemin kurallarının bizi götürdüğü talihsiz son olarak özetleyebilirim. Çalınan Dikkat kitabıyla ortak noktaları da var. Dijital çağda olup bitenlere bir Müslüman olarak nasıl bakmalıyıza güzel yanıtlar var kitapta diye düşünüyorum.
Kodlanmış Kötülükİsmihan Şimşek · Tk Kitap · 20254 okunma
Nefs Terbiyesi
10/10
·125 syf.··
Beğendi
·
2026 66. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 10:11
Kendini Kusursuz Sanan İnsanın Aynası: İhyâu Ulûmid’d-Dîn İmam Gazâli’nin usta kaleminden doğan ve İslam kültürünün her döneminde sevilerek okunan İhyâu Ulûmid’d-Dîn adlı eseri, adeta insanın soluğunu kesen ve gerçekleri ile insanı sarsan bir başyapıt. Kitabın özellikle "Helak Edici Şeyler" (Mühlikât) bölümünde geçen nefis terbiyesi ve ahlakı güzelleştirme kısımları, nefisle mücadele ederken nelere dikkat etmemiz ve o altın orta yolu nasıl bulmamız gerektiğini tüm detaylarıyla anlatan muazzam bir rehber niteliğinde. Bizler çoğu zaman nefsin, ne pahasına olursa olsun yok edilmesi gereken vahşi bir canavar olduğunu hayal ederiz. Oysa Gazâli, nefsi huysuz ve şımarık bir çocuğa benzetir adeta. Onu döverek, hırpalayarak ya da sadece aç bırakarak yok edemeyeceğimizi; aksine, onunla fıtratına uygun bir orta yol bularak onu eğitebileceğimizi ayetler ve hadisler ışığında bizlere gösterir. Peki, bana göre kitabın en mühim sorusu olan o can alıcı meseleye gelelim: "İnsan ahlakı gerçekten değişebilir mi?" Gazâli bu soruya o kadar mantıklı ve rasyonel bir cevap veriyor ki, insanın içi umutla doluyor: "Eğer ahlak değişmeseydi, hayvanları eğitmek mümkün olmazdı, vahşi bir at uysallaşmazdı" diyor. Demek ki güzel ahlak; pes etmeden, pratikle, ısrarla, düşüp tekrar kalkarak kazanılan muazzam bir alışkanlık zinciridir. Gazâli’nin bütün eserlerinde olduğu gibi, bu kitap da yine usta işi bir incelikle yazılmış. Her satırı insanın yüreğine işleyen, okuyucuyu derin bir manevi rahatlamaya sürükleyen mükemmel bir eser. Kendi iç dünyasıyla yüzleşmek ve ruhuna çekidüzen vermek isteyen herkesin kesinlikle okuması ve hayatına geçirmesi gerekiyor. Nefs Terbiyesi ve Ahlâkı Güzelleştirme İmam Gazali
1000Kitap
Nefs Terbiyesi ve Ahlâkı Güzelleştirmeİmam Gazali · Çelik Yayınevi · 20214,595 okunma
Reklam
Albert Camus - Yabancı
Puan vermedi·110 syf.··
2026 1. kitabı
SENTEZ ENTELEKTÜEL OTURUM | HAZİRAN AYI İLK KİTABI (01-07)./06.2026 ​KİTAP KİMLİĞİ ​Kitap Adı: Yabancı ​Yazar: Albert Camus ​Tür: Kurgu (Roman) ​Sayfa Sayısı: 112 ​Odak Noktası: Absürdizm Varoluşçuluk, Bireysel Yabancılaşma ve Toplumsal İkiyüzlülük ​ ​Soru: Yazarın bu eserde inşa ettiği düşünce dünyası, bugünün modern insanı için bir "çözüm" mü sunuyor, yoksa sadece "sorunu" mu derinleştiriyor? ​ Cevap: Camus aslında sorunu derinleştirerek radikal bir çözümün kapısını aralıyor. Modern insan, toplumsal beklentilerin, dijital onaylanma arzularının ve yapay mutluluk illüzyonlarının arasında sıkışmış durumda. Meursault’nun hikayesi, bu yapaylığı ve hayatın anlam arayışını tamamen sıfırlayarak yüzümüze sert bir gerçeği çarpıyor: Hayatın önceden belirlenmiş hiçbir ilahi veya toplumsal anlamı yoktur. ​Bu ilk bakışta nihilizm (hiççilik) gibi görünüp sorunu derinleştirse de, aslında Camus’nün Absürd (Saçma) felsefesinin özüdür. Çözüm, bu anlamsızlığı kabul edip hayata karşı isyan etmektir. Kitabın sonunda Meursault’nun idam edilmeden hemen önce dünyanın o "tatlı kayıtsızlığına" kendini açması ve mutlu olduğunu fark etmesi modern insana şunu söyler: Gerçek özgürlük, sistemin dayattığı maskeleri fırlatıp atarak yaşamın saçmalığını kucaklamak ve her şeye rağmen dürüstçe yaşayabilmektir. Camus bize hazır bir reçete sunmaz, bizi özgürleştirecek olan o sarsıcı teşhisi koyar. PARADOKS SEANSI: FİKİR ÇARPIŞMASI ​ Vaka: Meursault’nun işlediği cinayet tamamen kaçınılmaz bir doğa olayının (güneşin ve sıcağın) getirdiği anlık bir cinnet halidir; dolayısıyla Meursault bir katil değil, trajik bir kurbandır. ​1. Savunma Hattı: Çoğunluğun aksine, bu iddiayı destekleyen en güçlü kanıt kitaptaki hangi olay veya cümledir? ​Kitaptan Kanıt: Romanın mahkeme sahnesinde Meursault'nun
1000Kitap
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,1bin okunma
6/10
·296 syf.··
2026 15. kitabı
·
84 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 23:23
Fas’ın Cedîde şehrinde 1944 yılında doğan Taha Abdurrahman, Muhammed el-Hâmis Üniversitesi’nde felsefe eğitimi aldıktan sonra Oxford ve Sorbonne üniversitelerinde başta dil felsefesi ve mantık olmak üzere çeşitli alanlarda öğrenimini sürdürmüştür.1972 yılında “Ontoloji Sorunsalının Dilsel Yapısı” teziyle doktorasını tamamlamış; 1985 yılında “Doğal ve Argümantatif İstidlalin Mantığı” isimli teziyle de ikinci kez doktor unvanını almıştır. 2005 yılında emekliye ayrılan yazarımız birçok ülke ve üniversitede dil felsefesi ile mantık dersleri vermiştir. İncelemekte olduğumuz kitabımızın asıl adı el-Amelu’d-Dinî ve Tecdîdü’l-Akl olup Mehmet Emin Güleçyüz tarafından Türkçeye tercüme edilen eser Pınar Yayınlarınca İstanbul’da 2020 yılında 296 sayfa olarak yayınlanmıştır. Eserde; Soyut Akıl (el-‘aklu’l-mucerred), Rehberlik Edilmiş Akıl (el-‘aklu’l-musedded) ve Desteklenmiş Akıl (el-‘aklu’l-mueyyed) olmak üzere üç farklı akıl türü detaylıca ele alınmış. 1. Soyut Akıl (el-'Aklu'l-Mücerred) : Soyut aklı, metinde "sahibini herhangi bir şeye bir yönden bilgili kılan eylem" veya "nazar" olarak tanımlayan Taha Abdurrahman aklın özellikle bir eylem niteliği taşıdığını vurgulamaktadır. Ona göre Yunan düşüncesindeki gibi akıl insanı bilgi edinmeye hazırlayan bir öz, zat olarak tanımlanması birçok problemi de beraberinde getirir. Zira aklın bu şekilde tanımlanması, onu nesneleştirdiği gibi, insanı da eylem ve tecrübe boyutundan koparmaktadır. Abdurrahman’a göre Mucerred akıl ( soyut akıl) özel ve genel olmak üzere bazı sınırlılıklara sahiptir. Özel sınırlılıklar; soyut akıl dilin sınırlarına, zanniliğe ve mecburi teşbihe (Tanrı'yı maddileştirme tuzağına) mahkûmdur. Genel sınırlılıklar; soyut aklın, mantığın sınırlarına takıldığını, delillendirmelerde kesinlik ve tamlığın bulunmadığı ,
Dini Amel ve Aklın YenilenmesiTaha Abdurrahman · Pınar Yayınları · 202027 okunma
Rind'in ve Zâhid'in Halleri
10/10
·104 syf.··
2026 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 14:18
​Edebiyatımızda Rind ile Zâhid arasındaki zıtlık; şairlerin Zâhid’i riyakârlıkla itham edip Rind’i övmeleri oldukça yaygın bir durumdur. Nitekim bir şeyhülislam olan Şeyhülislam Yahya Efendi bile: ​Mescidde riyâ pîşeler etsin ko riyâyı Meyhâneye gel ne riyâ var ne mürâyı ​diyerek döneminde çok büyük eleştirilere maruz kalmıştır. ​Genelde bu iki tipin tam bir tasviri yapılmadığından olacak ki, Fuzûlî konunun zihinlerde netleşmesi adına Rind ü Zâhid adındaki Farsça mensur eserini kaleme almıştır. Bu eserde Zâhid’in oğlu olan Rind, babasının yolunu benimsemeyerek onunla manevi bir yolculuğa çıkar; fakat babasının telkinlerini bir türlü beğenmez. Rind, zâhidleri; itibara düşkün, niyetlerinin bozukluğu sebebiyle amellerini batıl eden riya sahipleri olarak görür. Buna mukabil kendisi de ehl-i iman olmakla birlikte, İslam’ın emir ve yasaklarını oldukça yanlış tevil eder. Hatta getirdiği deliller ispatlar ki helal ve haram hususunda Kur’an’ı değil, kendi nefsini esas almakta; nefsine zor gelene farklı batıl anlamlar yüklemektedir. ​Eserde Zâhid’in neredeyse her sözü doğruyken, Rind’in her sözü yanlış ve çelişkilerle doludur. O; Allah’ın affına mazhar olmak iddiasıyla ve aklı bir vesveseden ibaret gördüğü için içki içer. Allah’ın sanatını görmek bahanesiyle güzele bakmayı sevap sayıp harama yönelir ve manen "benim kalbim temiz" der. Oysa Allah’ın affına güvenilerek günah işlenemez (Fâtır, 5); içki, aklı örttüğü için kötülüklerin anasıdır (Hadis, Buhârî) ve güzel bakmak (ibret almak) sevap olsa da harama bakmak günahtır (Nûr, 30). ​Bütün bunlara rağmen Rind; zamanın şairleri tarafından kalbi teskin etme, halka şirin görünme ve şiiri meşrulaştırma gayesiyle savunulmuştur. Günümüzde ise popüler kültür tarafından bilgisizce yüceltilmekte; sözlüklerde, ibadetlerine dikkat eden
Rind ile ZahidFuzuli · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 1993410 okunma
Minnet
Puan vermedi
Kur'an'ı riyâ için kullanmayan birilerini razı etmek için kullanmayan kimseye kendini razı etme gereği duymadan doğruyu açıkça söyleyerek yapılan bütün yorumlara tefsirlere büyük teşekkürler ediyorum. Mustafa Öztürk gibi eski tefsirleri ve geleneği bilen insanların modern dünyada günümüz açısından bir tefsir yazması muazzam bir nimet. İnsanlar keşke mezhep kaygısı gütmeden hakkı söylüyor belki bu metin diyerek her metni okusalar keşke... "Onlar her sözü dinler ve sözün en güzeline uyarlar." Zümer 18
Duygu ve Düşünce
İlahi Hitabın Tefsiri 1Mustafa Öztürk · Ankara Okulu Yayınları · 201814 okunma
Reklam
Reklam