7/10
·384 syf.··
2025 70. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2025 00:40
"Bilim, okuyabilene asla sonu gelmeyen ve sürekli insanı şaşırtan dönemeçler sunan bir polisiye roman gibidir." Bu polisiye romana yepyeni bir açıdan bakan Bernhard Kegel canlıların en küçük yapı birimi hücrenin içerisinden sesleniyor bize. Hepimizin bildiği gibi genetik kodlarımız yoluyla aktarılan özelliklerimiz vardır. Bu bizim büyük büyük atalarımızdan gelen kalıtsal mirasımızdır. Bunu hücrelerimizdeki DNA yoluyla biz de gelecek kuşaklara aktarıp onların görünüşünü ve bazı hastalıklara olan yatkınlıklarını belirleyeceğiz. Fakat yeni çalışmalar ile birliğimiz gen yapısının çok daha başka yapılar ile sürdüğümüzü, sadece gen ve DNA ile değil Epigenetik faktörün de önemli olduğunu anlatıyor bize Kegel. "Epigenetik, DNA dizisindeki değişikliklerle açıklanamayan, gen fonksiyonundaki mitotik ve/veya mayotik kalıtımsal değişimlerin incelenmesidir." Bu yeni bilimsel araştırmalar ile dedelerimizin yaşamının bizim ömrümüzü belirlediğini, bunu DNA üzerinden değil Epigenetik olaylar üzerinden etkilediğini öğreniyoruz. Metilasyon, kromatin, nükleozom, transpozon, RNA gibi yapıların hücre içindeki etkinliklerini öğrenip bunların da hayatımızı şekillendirdiğini öğreniyoruz. Bitkiler ve hayvanlar üzerinde yapılan deneylerle birçok eski bilginin yenilerle değişmesi gerektiği ortaya çıkıyor. Çevrenin etkisi, annenin etkisi, beslenme şekilleri de insanların ileriki yaşamını etkileyen faktörler. Bunların hücre içinde ne gibi değişikliklere sebebiyet verdiği ve hangi yollar ile gelecek kulaklara aktarıldığı da hâlâ araştırmalar, deneyler ile kanıtlanmaya çalışılıyor. Epigenetik yepyeni bir alan ve gelecekte bu alanda daha birçok bilgiler ortaya çıkacak ve insanoğlu kendini tanımaya bir adım daha yaklaşacak. İnsan Genom Projesi ve ENCODE ile genetik şemamız çıkarılmasının bazı
EpigenetikBernhard Kegel · Say Yayınları · 202256 okunma
7/10
·164 syf.··
Beğendi
·
2025 48. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2025 08:12
Roma İmparatorluğu 3 lider tarafından yönetilmektedir: Antonius, Caeser ve Lepidus. Ancak Mısır seyahati sonrası Kraliçeye aşık olan Antonius Mısır'da kalmaya karar verir. "Sevgide ölçü mü aranır? Dilencilerin olsun öyle sevgi." Kleopatra ve Antonius arasındaki aşk, Antonius'un görevlerini ihmal etmesine sebep olur ve diğer liderler ile aralarında gerilimler başlar. Shakespeare'in bu eseri Antonius ve Kleopatra aslında Batı ile Doğu'nun yani Mısır ile Roma'nın bir çatışması olarak karşımıza çıkıyor. Mısır'da sevmek-sevilmek, keyif ve güzellik duyguları ön plana çıkarken Roma'da ise siyaset, savaş, yükselme hırsı ve görevler ön plana çıkar. Tarihteki iki ünlünün ve aşklarının sonu büyük bir trajedi ile son bulur. William Shakespeare 'in en uzun oyunlarından biri olan Antonius ve Kleopatra eserini büyülenmiş bir şekilde okudum. Akıcı kurgu ve olay örgüsü ile sıkılmadan okuyup keyif alacaksınız; okuyun ve okutun mutlaka. :) "Göklerin bütün yıldızları ışık şaçsın yoluna!
1000Kitap
Antonius ve KleopatraWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20203,884 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·240 syf.··
2025 146. kitabı
Sizlərə bir romandan bəhs edəcəyəm. Həmin o əsəri oxuyanda qayıdacaqsınız 2020-ci il 44 günlük müharibə dövrünə. Romandakı hər sətri oxuduqca, sanki o günlər yenidən gözünüzün qabağına gələcək. O vaxt yaşadığınız hissləri yenidən yaşayacaqsınız. Bəli, bu roman “Azadlıq yollarında” romanıdır. Rəna Təbəssümün “Azadlıq yollarında” kitabı sadəcə oxunacaq bir əsər deyil, həm də yaşanacaq bir duyğudur. Kitabda xalqın azadlıq mübarizəsi, insanın öz daxili azadlıq axtarışları qələmə alınıb. Sətirlər arasında həm qəhrəmanlıq, həm vətən sevgisi, həm də şəhidlərin müqəddəs xatirəsi yaşayır. Rəna Təbəssüm obrazların dili ilə bizlərə ümid, inam, vətənə sevgi, azadlıq uğrunda mübarizə kimi hissləri aşılayır. Bizə göstərir ki, vətənin azadlığını qorumaq hər bir nəsil üçün müqəddəs borcdur. Əsəri oxuyarkən bir tərəfdən o günlərin hiss-həyəcanını, ağrı-acısını, digər tərəfdən də gələcəyə inamla baxmağı öyrənirsən. Və ən əsası da şəhidlərimiz azadlıq yolunda necə canından keçdiyini bir daha dərin hisslərlə anlayırsan.
Edebiyat
Azadlıq YollarındaRəna Təbəssüm · Azəri Poliqrafiya · 20251 okunma
Uzay sevdası
8/10
·512 syf.··
2025 14. kitabı
Tess Gerritsen, tıp bilgisini bilim kurguya başarıyla entegre ederek okura hem heyecan verici hem de düşündürücü bir hikâye sunuyor. Karakterlerin duygusal gelişimi, evlilik sorunları ve bilimsel sorumluluklar arasındaki gerilim etkileyici bir şekilde yansıtılmış. Özellikle uzay istasyonunda geçen bölümler, klostrofobik atmosferi ve yüksek tansiyonuyla okuyucuyu içine çekiyor. Tavsiye: Uzay ve biyolojik gerilim temalarını seven okuyucular için kesinlikle önerilir. Özet: Tess Gerritsen'in Gravity adlı romanı, bilim kurgu ile tıbbi gerilimi ustalıkla harmanlayan, temposu yüksek ve soluksuz okunacak bir eser. Kitap, boşanma aşamasındaki bir çift olan Emma ve Jack’in hikâyesi etrafında şekilleniyor. Her ikisi de NASA'da çalışan, uzay sevdalısı iki bilim insanıdır. Emma, insanlık için büyük önem taşıyan bir görev kapsamında Uluslararası Uzay İstasyonu’na gönderilir. Ancak bu görev, yalnızca bilimsel değil, ölümcül bir mücadeleye de sahne olacaktır. Yerçekimsiz ortamda yapılması planlanan deneyler sırasında, Archaeon adlı bir mikroorganizmanın alışılmadık davranışlar sergilediği fark edilir. Başlangıçta zararsız gibi görünen bu varlık, kısa süre içinde bir virüs gibi davranarak canlı bedenlerde yaşamaya başlar. Konağın organlarından beslenip gelişen bu yaratık, sonunda "Kimera" adını alır. Kimera, konakladığı canlının DNA’sını kopyalayarak daha karmaşık ve dayanıklı bir forma evrilir. Uzay istasyonunda bir bir ölümler yaşanırken, karantina protokolü gereği kimse Dünya'ya geri dönememektedir. İstasyonda sağ kalan tek kişi olan Emma’yı kurtarabilecek tek kişi, kocası Jack’tir. O, özel bir uzay şirketinin test uçuşuna gönüllü olarak katılır ve istasyona en yakın yörüngeye ulaştığında, roket takımıyla uzayın derinliğinde Emma’ya ulaşır. Onu ölümün eşiğinden kurtarır. Bilim
1000Kitap
YörüngeTess Gerritsen · Martı Yayınları · 20203,379 okunma
10/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2025 24. kitabı
Hocamızın nadir hastalıklar hakkında derleme olarak yazdığı bir kitap. İçerisinde yorumlarını da bulabilirsiniz. Herkese hitap eden herkesin anlayabileceği sade bir anlatıma sahip. Akademik açıdan da oldukça yararlı. Bir çok ünlü firmaların da içerisinde olup terapi yöntemlerini nasıl geliştirdikleri, kaç kişinin bunlardan yararlandıkları ve ekonomik açıdan piyasa değerleri de göz önünde bulundurulmuş. Okurken çok keyif aldım, hem bölümümle alakalı hem güncel hayat için bir bakış açısı geliştirdim. Böyle bir kitap okuduğum için müteşekkirim..
1000Kitap
Tıp 2.0 : GEN ve RNA TerapiFatih Koçabaş · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20233 okunma
Alevilik
Puan vermedi·342 syf.··
2025 7. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2025 23:23
Ağır bir kitap. Aleviliğin iliğinden ve kemiğinden ortaya karışık bir menü ortaya çıkarılmış; her şeyden önce kitabı sorgulayarak okumak daha faydalı oldu. Bilgilerin çoğu yapılan tarih sohbetlerinden ortaya çıkarılmış. Bilgi nesneldir elbette ama paylaşan insanların ne kadar nesnel olduğunu bilemem. Bu da hicbir zaman bana gercek bir bilgi vermiyor hissine kapılıyorum. Belki de tarih ve dinle alakalı mesnetsiz öğrendiğim her sey de doğru ama gercek degil. Bu kitaptan bağımsız sadece kişisel bir düşünce. Ama okuyanlara tersi hissi verebilir. Dressler, her şeyi enikonu araştırmış zaten, ona yaslanabilirim diyemiyorum kendi adıma. Zaten kitaptaki bilgilerle yetinmeyip kendim de bizzat alevilerle konuşmayı da tercih ettim. Kitap, Aleviliğin RNA'sını, DNA'sını bile bulma uğraşında. Buldu mu hâlâ süpheli benim için. Kitabı özel yapan Türk Aleviliği'ni okuyucuya buluşturmakla kalmayıp Aleviliğin kendisini her açıdan incelemiş olması ve bu konuda daha çok gündeme gelmesi gerektiğini desteklemesi. Bircok mezhebin bulundugu bu toplum içinde insanların belli bir kesiminden fazlası bu konuda fazla bilinçsiz ve öğrenmeye kapalı. Bu bir tarafa fazla önyargılı yaklaşılabiliyor da. Aynı dini paylaşıyor bile olsa insanlar en ufak farklılığa garabet gözüyle bakabiliyor ve hatta saygı da duymuyor. Bunu yok etmek için okutulmasını desteklerdim. Ağır ama öğretici ve öğrenmeye itici bir kitap.
Türk Aleviliğinin İnşasıMarkus Dressler · İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları · 20166 okunma