İyi ki okudum dediğim bir kitap oldu… Asla sıkmayan, oldukça vurucu, aynı zamanda keyifli bir kitaptı. Okusam mı okumasam mı diye düşünüyorsanız mutlaka bir şans verin
“Her şeye rağmen kendi kozasını örmekten vazgeçmeyenlere...”
‘Kalanlar’ öyküsünü yirmi bin fitte bulutlar arasında okurken istemsizce etkilenmiş ve mevcut olan his benzerliklerinden şaşkınlık yaşamıştım ️
‘Kız Kardeşim Handan’ ise gözümden yaş getirdi ve böyle bir öyküyle bitmeliydi dedirtti
Kitabı okuyupta kendinden bir şeyler bulmayacak biri olduğunu sanmıyorum, gerçekten de evlerin içinde, odaların arasında dolaşan bir öykü kitabı, sevildi
Son zamanlarda okuduğum -abartısız- en sürükleyici, beni en içine çeken, en duygu dolu kitaptı. Özellikle 15. bölümden sonra öyle bir akıcılık kazandı ki nefessiz okuyordum. Baktım hemen bitireceğim son 5 bölümünü başka bir gün okuyayım da hemen bitmesin diye durdum. Cümlelerdeki duygu yoğunluğu, özellikle hikayesi ve gerçekliği inanılmazdı, bütün duyguları derinden hissettiğimi söylemem gerek. Çok sevdiğim bir kitap oldu.
İki bahtsız kadının tanışıp dost olmalarından sonra gelişen olaylar… Kitaptaki betimlemeler, cümlelerin güzellikleri, geçtiği dönemin anlatılış şekli, aşk, sevgi, erdem kalıpları… Hepsi çok güzel bir şekilde işlenmiş. Kitabın sonlarına doğru geldikçe bana Zülfü Livaneli’nin Serenad kitabını andırdı.
Kitabın olay örgüsünden çok cümlelerin insana hissettirdiği duyguları oldukça sevdim. Çok güzel bir dili olduğunu düşünüyorum, özellikle sonbahar kış dönemlerinde okunursa oldukça keyifli olacaktır.