Kitabı beğendim ama sürükleyici gelmedi.. O zamanki dönemin havasını solumuş olmak güzeldi. Füreya'nın sanatına olan aşkı güzeldi.
Beni etkileyen bir şeyden bahsetmeden geçemeyeceğim. O dönemdeki -sanırım 1910'lu yillar- insanların çocuk yetiştirirken ders odaklı olmayıp çocuklarına yabancı diller, el sanatları öğretmiş olması çok doğru ve takdir edilesi bir gelenekmis.
Not:
Türkiye'ye ilk seramik sanatını getiren sanatçı Füreya imiş:)
Kitabı Ayşe Kulin kitaplarının daha filmsi akmasına nazaran bir tık daha sakin buldum. Tabi ki daha sakin akması kitabı durağan ya da kötü yapmıyor.Füreya isimli bayanın Atatürk'ten devraldığı mesaj beni son derece etkiledi.Zaten Atatürk'ü görmüş,bir diyalog kurmuş insanlara ayrı bir saygı ile baktığım da bir gerçek.O yüzden kitabı daha da ilgiyle okudum.Atatürk'ten kesitler,hayatının son dönemine ait gerçek hatıraların serpiştirilmesi de bence hoş olmuş.Özgür,özerk ve bağımsız bir bayan figürasyonunun güzel örneklerinden biri olan Füreya'nın kimlik kazanmada ve kendi hayatını her şeyin önüne koyma anlamında önce "Ben" mantalitesinin iyi bir rol model olduğunu düşünüyorum.Tek ve en çok olumsuz bulduğum yön ise sanırım sigara içmesi.Evet eskiye nazır kitlede bu yön daha meşru karşılansa da;birçok kişi şeker çikolata gibi sigara içse de,ben yine de sevdiğim ve örnek alınası birçok yönü olan bu bayana o yönü yakıştıramadım.Sigarayı zaten güçlü ve mantıklı bir karaktere hiçbir türlü yakıştıramadığım için kitaptaki karaktere de bir yandan sevgi bir yandan antipati duydum. Kitap,okuduktan sonra derin detaylı o dönemin tarihini,ilgili konağı,bayanın hayat hikayesini araştırmama ve yine bilgi düzeyimi arttırmama vesile olmuştur.Güzeldir,slow müzik edasında akıcıdır,hoştur,okunur intibası uyandırmıştır.
Tarih Ayşe Kulin’in ince yazısıyla okunmalı.
Araştıran, öyküleyen gerçeği olduğu gibi aktaran bir yazar.
Kitap çok ince detaylarla yazılmış. Okuması keyifli, akıcı.
Geçmiş Türkiyenin zor ama güzel yanlarını çok güzel aktarmış yazar.
İyi ki okudum dediğim bir kitap oldu… Asla sıkmayan, oldukça vurucu, aynı zamanda keyifli bir kitaptı. Okusam mı okumasam mı diye düşünüyorsanız mutlaka bir şans verin
Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk kadın seramik sanatçısı. Babası osmanlı subayı olan Türk kadını. Değerleriyle, yaptıklarıyla ne kadar örnek bir kadın olsa da, evli olduğu zamanlarda eşine saygı duymayan bir kadın olarak belirdi gözümde. Kılıç Ali ile evlenip Atatürkün masasında yemek şansına sahip olmuş bir kadın.
İrem KÖSEFüreya (Ciltli) Ayşe Kulin’in Füreyya adlı eseri, Türkiye'nin ilk kadın seramik sanatçısı Füreyya Koral’ın ilham verici hayatını anlatan biyografik bir roman. Sanatın dönüştürücü gücüne ve bireysel mücadelenin önemine odaklanan bu kitap, okuyucusunu geçmişin derinliklerine götürerek, bir sanatçının doğuşuna ve gelişimine tanıklık etme fırsatı sunuyor.
Kulin, Füreyya Koral’ın zorluklarla dolu yaşamını büyük bir titizlikle işlerken, aynı zamanda dönemin toplumsal yapısını, kadınların karşılaştığı engelleri ve sanatın bu çerçevedeki rolünü de güçlü bir şekilde vurguluyor. Eserde Füreyya’nın sanat tutkusu, hastalıkla mücadelesi ve güçlü bir birey olarak hayatın her alanında iz bırakma çabası oldukça etkileyici bir dille aktarılmış.
Kitap, sadece biyografi okumayı sevenler için değil, aynı zamanda sanatın ve yaratıcılığın insan ruhunu nasıl güçlendirdiğini görmek isteyenler için de bir rehber niteliğinde. Ayşe Kulin’in akıcı ve duygusal üslubu, okuyucuyu Füreyya’nın dünyasına hızla çekerken, aynı zamanda onunla birlikte yaşama dair derin sorgulamalara sürüklüyor.
Füreyya, geçmişten bugüne ışık tutan, hem sanatı hem de insanın kişisel mücadelesini ele alan, etkileyici bir roman. Füreyya Koral’ın yaşamına dair ilham almak ve onun sanata olan aşkını hissetmek isteyen herkes için okunması gereken bir eser. Ayşe Kulin, bir kez daha güçlü bir kadının hikayesiyle okuyucusuna dokunmayı başarıyor.
Ayşe Kulin
Füreya (Ciltli) Füreya Koral’ın biyografisi ve bir dönem kitabı. Böyle birr sanatçının hayatını okumak beni mutlu etti, başarı kolay elde edilmiyor. Atatürk ile ilgili hatıraları çok güzel. Hayatını dostları ge sanatını icra ederek yaşamış . Hiç sıkılmadan dinledim, tavsiye ederim.
İKİ GÜZELLİK BİR ARADA
Ayşe Kulin’in kalemi, Füreya’nın hayatı. İki güzellik bir arada.
Dostlar şunu da itiraf edeyim kendime, okudukça ne kadar cahil olduğumu anlıyorum.(Aramızda kalsın!)
Cumhuriyet Türkiyesi’nin ilk kadın seramik sanatçısı Füreya Koral’ın hayat hikâyesi Füreya, aynı zamanda bir dönem romanı.
Bu tür kitaplar çok hoşuma gidiyor. Hem bir dönemi farklı bir pencereden görme imkanı, hem bir sanatçıyla tanışma fırsatı, hem de insanoğlu denen garip bir bilmecenin hangi ateşlerde yanarak bir mücevher olduğunu görme fırsatı veriyor bana. Sadece bunlar değil, sevdiğim tarihi şahsiyetlerin bir tören alayı gibi gözünün önünden geçmeleri, sanki onlara dokunacakmış hissi de veriyor bana. Ne saadet.
Kitap bitmesin demedim hiç içimden. Çünkü kitap beş dakikada bitireceğiniz kitaplardan değil. Onun için bir ay gönlümde ve gözümde misafirimdi Ayşe Kulin’in Füreya’sı.
Tarih severler, otobiyografi severler, roman severler,aşk severler vs vs bu kitapta sizi kendinize çekecek çok limanlar bulacaksınız. Keşke bu tür kitapların filmini de yapsalar, ne güzel olurdu. Aynı Hikmet Hükümenoğlu’nun “Harika Bir Hayat”ı gibi.
2 Haziran 1910’da doğan, 25 Ağustos 1997’de hayata gözlerini kapayan (yani 3 gün sonra) Füreya’nın hayatı bence 1940’dan sonra başlıyor. Kitabı okurken çok dalıp gitmişliğim de var hani. Kendimi o dönemde yaşayan biri olarak az düşünmedim.
Bu bir değerlendirme veya analiz yazısı değil. Bir teşekkür yazısı, hem yazara hem de hayatını güzelliklerle süsleyen bildiğimiz ve bilmediğimiz binlerce insana.
Teşekkürler Füreya, ülkemi seramikle büyülü sanatıyla bezediğin, süslediğin için. Teşekkürler Ayşe Kulin, böyle bir kitap yazdığın için.
Dr AA / POLONYA
Ayşe Kulin’in her zamanki gibi akıcı ve etkileyici anlatımıyla, tadı damağımda kalan bir roman oldu. Bir solukta okunabilecek, harika bir dönem romanı. Tarihi böyle akıcı bir dille okumak, üstelik Ayşe Kulin’in kaleminden dinlemek gerçekten enfes bir deneyim.
Ancak beni rahatsız eden bir nokta var ki: Bir kadının evli erkeklerle yaşadığı ilişkiler, sanki bir yozlaşma değil de hoş bir şeymiş gibi, hatta bir hakmış gibi anlatılmış. Bu bakış açısı, kitabın bana göre en problemli tarafı.
Yine de Füreya, sanat ve tarih meraklıları için mutlaka okunması gereken, sürükleyici bir roman.
Eğer biyografik romanları seviyorsanız ve Türkiye'nin modernleşme sancılarını bir sanatçının gözünden görmek isterseniz, Ayşe Kulin 'in Füreya 'sı mutlaka okumalısınız.
Füreya'nın sanat anlayışı mı yoksa Şakir Paşa ailesinin diğer üyeleri mi daha çok ilgimi çekti bilmiyorum. Kitabı okurken bir taraftan da Şakir Paşa ailesinin renkli hayatlarını araştırdım.
Füreya, ”Son Osmanlı soyluları” içinde yer alan Şakir Paşa Ailesinin bir üyesi. Şakir Paşanın kızı Hakkiye hanımın kızı. Bir teyzesi Aliye Berger, diğer teyzesi Fahrelnisa Zeid, dayısı Cevat Şakir Kabaağaçlı; bildiğimiz adıyla Halikarnas Balıkçısı.
Osmanlı’nın çöküş döneminde giderek yoksullaşan Şakir Paşa ailesinin fertleri için Fransızca bilmemek, keman-piyano çalmamak kabul edilemez bir şey. Bütün çocuklar Robert Kolej gibi çok iyi okullara gidiyor.
İyi bir eğitim ve Osmanlı terbiyesi ile büyüyen Füreya birkaç yıl süren çok mutsuz bir evliliğin ardından Atatürk’ün çok güvendiği bir devlet adamı olan Kılıç Ali ile evleniyor ve uzun yıllar evli kalıyor. Füreya, verem teşhisi ile İsviçre’deki bir hastaneye yatıyor. Tedavi devam ederken ressam olan teyzesinin yönlendirmesi ile kendisini sanatın (seramik) içinde bulur. Önceleri çamur ile başlar. Tedavi için Fransa’ya nakledildiğinde seramik ile haşır neşir olur. Bir sergi açar, artık o ünlü bir seramik sanatçısıdır. Türkiye Cumhuriyetinin ilk bayan seramik sanatçısı olur. Hayatının devam eden günlerinde hem hastalığı ile hem de seramik ile uğraşır. Dünya çapında ödüller, burslar alır.
Bu arada Kılıç Ali ile ilişkileri kopma noktasına gelir. Erkek kardeşinin kızı olan Sara’yı gelinlerinin itirazına rağmen evlat edinir. Çocuklara duyduğu özlemi onunla dindirmeye çalışır. İkinci eşi Kılıç Ali’den paylaşacak bir şeyleri kalmadığı için ayrılır. Teyzeleri ve kardeşi maddî ve
Kaleme aldığı biyografik eserleri ve romanlarıyla çok okunan yazarlardan biri olmuş ve birçok ödül kazanmıştır. Üslubundaki akıcılık ve yalınlıkla büyük övgü alan yazarın öykü ve kitapları senaryolaştırılıp beyazperdeye aktarıldı. Arnavutköy Amerikan Kız Koleji Edebiyat bölümünü bitirdi. Çeşitli gazete ve dergilerde editör ve muhabir olarak çalıştı. Uzun yıllar televizyon, reklam ve sinema filmlerinde sahne yapımcısı, sanat yönetmeni ve senarist olarak görev yaptı.
Öykülerden oluşan ilk kitabı Güneşe Dön Yüzünü 1984 yılında yayımlandı. Bu kitaptaki Gülizar adlı öyküyü, Kırık Bebek adıyla senaryolaştırdı ve bu filmi 1986 yılında Kültür Bakanlığı Ödülü'nü kazandı. Kulin, 1986'da sahne yapımcılığını ve sanat yönetmenliğini üstlendiği Ayaşlı ve Kiracıları adlı dizideki çalışmasıyla Tiyatro Yazarları Derneği'nin En İyi Sanat Yönetmeni Ödülü'nü kazandı, 1996 yılında Münir Nureddin Selçuk'un yaşam öyküsünün anlatıldığı Bir Tatlı Huzur adlı kitabı yayınlandı. Aynı yıl, Foto Sabah Resimleri adlı öyküsü Haldun Taner Öykü Ödülü'nü, bir yıl sonra aynı kitabı Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazandı.
1997'de yayınlanan ve Aylin Devrimel'in hayatını konu alan Adı: Aylin adlı kitabı ile, İstanbul İletişim Fakültesi tarafından yılın yazarı seçildi. Bu kitap yazarın çok geniş kitleler tarafından tanınmasını sağladı. 1998 yılında Geniş Zamanlar adlı öykü kitabı, 1999'da İletişim Fakültesi tarafından yılın romanı seçilmiş olan Sevdalinka ve 2000'de yine bir biyografik roman olan ve Füreya Koral'ın hayatını aktardığı Füreya yayınlandı.
Ayşe Kulin, 2001 yılında yayımlanan Köprü isimli romanı ile Türkiye'nin doğu illerinde yaşanan dramın kökenleri ve cumhuriyet tarihi içindeki nedenlerini ele aldı. Bu romanı, 2006 ve 2008 yılları arasında Star TV'de aynı isimle dizi olarak yayınlandı. Yine 2002 yılında yayınlanan Nefes Nefese isimli romanı ile İkinci Dünya Savaşı sırasında yüzlerce Yahudi'yi soykırımdan kurtaran Türk diplomatlarının kahramanlıklarını bir aşk öyküsü ile birlikte işliyor. Nefes Nefese romanı toplamda 34 ülkede yayınlandı. Ayrıca Ayşe Kulin bu romanıyla İtalya'da verilen Premio Roma Ödülleri'nde finale kalan beş yazardan biri oldu. Geniş Zamanlar adlı öykü kitabı, 2007 yılında Star TV'de aynı adla dizi olarak yayınlandı.
2004 yılında yazdığı Gece Sesleri romanı, aynı adla televizyona uyarlanarak 2008 ve 2009 yılları arasında Show TV'de yayınlandı. Yine 2009 yılında yazdığı Tek ve Tek Başına Türkan adlı Biyografik romanı, aynı adla televizyona uyarlanarak 2010 ve 2011 yılında arasında Kanal D'de yayınlandı.
2007 yılının Kasım ayında UNICEF Türkiye İyi Niyet Elçisi oldu. 2008 yılında yazdığı Veda romanı, aynı adla televizyona uyarlanarak 2012 yılında Kanal D'de yayınlandı.
İtalyancaya çevrilen Nefes Nefese adlı romanı, 2016'da İtalya'nın en prestijli roman ödüllerinden Premio Roma'da en iyi yabancı roman dalında ödüle layık görüldü.