Cumhuriyet Türkiyesi’nin ilk kadın seramik sanatçısı Füreya Koral’ın hayatının anlatıldığı bir biyografik roman.
Füreya Koral soylu bir aileye mensup, büyük bir konakta yabancı dadılarla büyüyen, sanat ve müzik eğitimi almış birçok dil öğrenmiş bir paşa torunu. Aynı zamanda Füreya, Cumhuriyet Dönemi kadınlarının en güzel örneklerinden biri.
Kitap Füreya’nın çocukluğundan başlayarak bir ailenin hayatını, bir devrin özelliklerini, Türkiye’nin gelişimi de bizlere aktarıyor. Sadece bir kadının hayatını okumuyor aynı zamanda bir dönem Türkiye’de neler yaşandığını da öğreniyorsunuz.
Çocukluğunda Atatürk ile karşılaşmış, büyüdüğünde onun en yakın çevresinde yer almış, aynı sofrada yemek yemiş, verdiği büyük mücadeleler ve duruşuyla genç kadınlarımıza ışık tutan bir savaşçı.
Bir kız çocuğunun nasıl güçlü ve önder bir kadına dönüştüğü Ayşe Kulin’in akıcı diliyle okuyacaksınız.
Yine üzerinde uzun zaman geçmesine rağmen bende etki bırakan farklı ve başarılı bir kadının öyküsü, pek çok yeri hala çizilidir kitabın. Bir dönem yaşamış asil ve bir o kadar farklı ailenin öyküsünü okumak, ilk Cumhuriyet yıllarına gitmek büyük keyifti, biyografi ve ilk Cumhuriyet yıllarındaki sosyal yaşantıya ilgi duyanlara tavsiyemdir.
Cumhuriyet Türkiyesi'nin ilk kadın seramik sanatçısı Füreya Koral'in hayat hikâyesi. Füreya, aynı zamanda bir dönem romanı. Herkesin okumasını tavsiye edebileceğim kitaplardan birisidir.
Türkiye'nin ilk kadın seramik sanatçısı olan Füreya Koral'ı, ve yaşadığı dönemi anlatan bu kitap Füreya Koral'ın uzun yaşadığı göz önünde bulundurulursa epey uzun bir dönem romanı da denilebilir. Kitabın son 300 sayfasını bugün bitirdim yani epey akıcı ama aşırı detay içeren klasik Ayşe Kulin romanlarından :) Ayşe Kulin'in adını daha önce hiç duymamış olduğum böyle kendine has ve büyük başarılara imza atmış kadınları kaleme almasını çok beğeniyor ve takdir ediyorum. Hayat her birimiz için çok başka şeyler demek ve her birimizin bu hayattaki amacı, hayatı yaşama biçimi kendi inanışına özgü... başkalarının bu hayatı nasıl yaşadığını beğeniriz, beğenmeyiz orası ayrı, ve bence bizi pek de alakadar etmeyen bir konu, ama o hayatı yaşayan kişilerin başarılarına saygı duyabilmek büyük meziyettir. Herkesin böyle bir kadına saygı duyması gerektiğine inanıyorum.
Bu kitap uzun zamandır kitaplığımda bulunuyordu ve bir kitapsever arkadaşımla konuşurken adı geçti, çok merak ederek başladım. Gerçekten ilham kaynağı bir hayat hikayesi okudum. Normalde dönem romanı okumayı sevmesem de bu kitabı gerçekten çok çok çokk beğendim. Sadece Füreya'nın yaptığı bir şey (kendi hayatımda da kötü etkisini görüp üzüldüğüm bir şey) beni çok rahatsız etti. Fakat yine de beğendiğim bir kitap oldu, sonundaysa biraz gözyaşı dökmüş olabilirim :'). Herkesin okumasını öneriyorum.
Bitti...
Ah ne güzel bir kitaptın sen!
Biyografi sevmeyen ben yalayıp yuttum yüzlerce sayfayı...
Füreya Koral;
Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk seramik sanatçısı...
Yalnızca kendisi değil,ailesinin tüm fertleri ile sanata ve ülkemize emeği geçen muhteşem bir kadın...
Muhteşemdi...
Füreya'nın hayatından ilham almamı sağlayan bu kitap aynı zamanda çok güzel bir dönem romanı. Füreya'nın anılarını okurken zaman zaman düşüncelere daldığım ve zorlukları hissettiğim oldu. Gerçekten ilham verici bir kitap.
Füreya'yı okurken sadece bir roman okumuyorsunuz tarih sayfalarını da yavaş yavaş çeviriyorsunuz. Füreya Koral Cumhuriyetimizin ilk kadın seramikçisi, Halikarnas Balıkçısı'nın yeğeni, Atatürk'ün yakın arkadaşlarından Kılıç Ali'nin karısı.
Yaşadığı dönemde bir kadın sanatçı olmak hele ki bir seramik sanatçısı olmak başlı başına bir zorluk iken o daha bir sürü badire atlatmış, yaşadığı sorunların hepsiyle mücadele etmiş, yılmamış; verem gibi bir hastalık bile onu yıldıramamış, hayatı dolu dolu yaşamış.
Okunması gereken özellikle her Türk kadını tarafından gururla okunması gereken bir kitap.
Öncelikle söylemeliyim ki oldukça akıcı bir romandı. Ayşe Kulin deyince akan sular duruyor bende. Ne yazsa okurum.dedigim.yazrlaedan hemen hemen tüm kitapları kütüphanemde var. Kitabımızın konusuna gelicek olursak. Cumhuriyetinin kurulmadan önceki dönemini ve sonra ki donemleri anlatan bir kadının başından geçen olayları anlatiyor. Mustafa Kemal Atatürk'ü cocukluğunda gören ,Füreya ilk bakışta hayran kalır. Babasının arkadasi olan Atatürk, evlerine sık sık gelir ve toplantılar yapılır. Füreya nin yaşamı maceraları ve bitmek bilmeyen seramik tutkusu .. Başından geçen 2 evlilik. Hastalıkla da oldukça uğraşır. Veremle yıllarını yatarak geçirir. Ama asla pes etmez ve hedeflerine giden yolda kimseye kulak asmaz . Oldukça iyi bir romandi. Kesinlikle okunmaya değer.
Şakirpaşa ailesinin anlatıldığı süreyyanın iç dünyasının ve başarılarının aynı zamanda ilişkilerinin anlatıldığı huzurlu sürükleyici bilgilendirici bir kitap. Kütüphane raflarından rastgele aldığım bu kitabı bu kadar seveceğim ve bu kadar kısa sürede bitireceğim aklımın ucundan geçmezdi. Ayşe kulin’in kalemini sevmeme sebep olan ikinci kitabı. Süreyanın seramik alanında bu kadar usta olduğunu bu kitap sayesinde öğrendim ve şu ana kadar bilmiyor olmamı da kendimce ayıpladım. Atatürk’le bu kadar yakın bir ilişkisi olduğunu bilmiyordum ve Atatürk’ün çevresinin içinde bulunup tüm herkesin ilgisini kazanmayı nasıl başardığını hala anlayamıyorum. Süreyya hanım diğer herkezi olduğu gibi beni de etkisi altına almayı başardı. Bu entelektüel ailenin o dönemde adından oldukça söz ettirmesine şaşırmamalı. Şakir paşa Ailesi hakkında diğer kitapları okuma merakımı tetikledi.
Kaleme aldığı biyografik eserleri ve romanlarıyla çok okunan yazarlardan biri olmuş ve birçok ödül kazanmıştır. Üslubundaki akıcılık ve yalınlıkla büyük övgü alan yazarın öykü ve kitapları senaryolaştırılıp beyazperdeye aktarıldı. Arnavutköy Amerikan Kız Koleji Edebiyat bölümünü bitirdi. Çeşitli gazete ve dergilerde editör ve muhabir olarak çalıştı. Uzun yıllar televizyon, reklam ve sinema filmlerinde sahne yapımcısı, sanat yönetmeni ve senarist olarak görev yaptı.
Öykülerden oluşan ilk kitabı Güneşe Dön Yüzünü 1984 yılında yayımlandı. Bu kitaptaki Gülizar adlı öyküyü, Kırık Bebek adıyla senaryolaştırdı ve bu filmi 1986 yılında Kültür Bakanlığı Ödülü'nü kazandı. Kulin, 1986'da sahne yapımcılığını ve sanat yönetmenliğini üstlendiği Ayaşlı ve Kiracıları adlı dizideki çalışmasıyla Tiyatro Yazarları Derneği'nin En İyi Sanat Yönetmeni Ödülü'nü kazandı, 1996 yılında Münir Nureddin Selçuk'un yaşam öyküsünün anlatıldığı Bir Tatlı Huzur adlı kitabı yayınlandı. Aynı yıl, Foto Sabah Resimleri adlı öyküsü Haldun Taner Öykü Ödülü'nü, bir yıl sonra aynı kitabı Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazandı.
1997'de yayınlanan ve Aylin Devrimel'in hayatını konu alan Adı: Aylin adlı kitabı ile, İstanbul İletişim Fakültesi tarafından yılın yazarı seçildi. Bu kitap yazarın çok geniş kitleler tarafından tanınmasını sağladı. 1998 yılında Geniş Zamanlar adlı öykü kitabı, 1999'da İletişim Fakültesi tarafından yılın romanı seçilmiş olan Sevdalinka ve 2000'de yine bir biyografik roman olan ve Füreya Koral'ın hayatını aktardığı Füreya yayınlandı.
Ayşe Kulin, 2001 yılında yayımlanan Köprü isimli romanı ile Türkiye'nin doğu illerinde yaşanan dramın kökenleri ve cumhuriyet tarihi içindeki nedenlerini ele aldı. Bu romanı, 2006 ve 2008 yılları arasında Star TV'de aynı isimle dizi olarak yayınlandı. Yine 2002 yılında yayınlanan Nefes Nefese isimli romanı ile İkinci Dünya Savaşı sırasında yüzlerce Yahudi'yi soykırımdan kurtaran Türk diplomatlarının kahramanlıklarını bir aşk öyküsü ile birlikte işliyor. Nefes Nefese romanı toplamda 34 ülkede yayınlandı. Ayrıca Ayşe Kulin bu romanıyla İtalya'da verilen Premio Roma Ödülleri'nde finale kalan beş yazardan biri oldu. Geniş Zamanlar adlı öykü kitabı, 2007 yılında Star TV'de aynı adla dizi olarak yayınlandı.
2004 yılında yazdığı Gece Sesleri romanı, aynı adla televizyona uyarlanarak 2008 ve 2009 yılları arasında Show TV'de yayınlandı. Yine 2009 yılında yazdığı Tek ve Tek Başına Türkan adlı Biyografik romanı, aynı adla televizyona uyarlanarak 2010 ve 2011 yılında arasında Kanal D'de yayınlandı.
2007 yılının Kasım ayında UNICEF Türkiye İyi Niyet Elçisi oldu. 2008 yılında yazdığı Veda romanı, aynı adla televizyona uyarlanarak 2012 yılında Kanal D'de yayınlandı.
İtalyancaya çevrilen Nefes Nefese adlı romanı, 2016'da İtalya'nın en prestijli roman ödüllerinden Premio Roma'da en iyi yabancı roman dalında ödüle layık görüldü.