7/10
·264 syf.··
2025 50. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2025 23:14
İzlediğiniz filmlerin yönetmenlerinden, bildiğiniz ressamlardan veya okuduğunuz kitapların yazarlarından tanıdık isimleri görüp onların hayatının karanlık “canavar” yönlerini duymaya hazır olun. Çünkü bu kitap biraz sarsıyor. Sanatı, sanatçıdan ayırmalı mıyız ? Geçmişteki canavarların sanatıyla ilgili ne yapacağız ? Roman Polanski, Woody Allen,Doris Lessing, Sylvia Plath, Pablo Picasso, Michael jackson, J.K Rowling, Ernest Hemingway bu sanatçıların bilmediğim o kadar çok “canavar” denecek yönü varmış ki.. Okuyucu veya izleyici olan biz hayranları, bu kitap tam anlamıyla sorgulamaya itiyor. İlginç bir okuma deneyimi oldu. Deneme, otobiyografi, biyografi türü seviyorsanız keyif alabilirsiniz
1000Kitap
CanavarClaire Dederer · Medusa Yayınları · 2024188 okunma
Puan vermedi·228 syf.··
2025 44. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2025 12:37
Ira Levin’in 1967 tarihli romanı Rosemary’nin Bebeği bir korku hikâyesinin bütün klişeleriyle açılıyor. Yeni evli genç çift, New York’un göbeğinde ihtişamlı ve gotik bir apartman dairesini kiralamak isterler. Daire beklenilenden ucuzdur, beklenilenden tuhaftır. Bütün korku senaryolarının değişmez unsuru olarak o kadar tuhaflığı işitir ve hepsine maruz kalırlar yine de daireyi terketmezler. (Biz olsak çoktan arkamıza bakmadan kaçmıştık.) Akıcı, sürükleyici, hafiften ürperten ama bir yandan da güldüren hoş bir romandı. Korku hikayelerini dağlardan ve ıssız şatolardan alıp şehrin ortasına getiren, yan komşumuzdan bile şüpheye düşmemize sebep olacak paranoyakça bir gerilim hikayesiydi. Güzeldi. 1968 tarihinde de Roman Polanski tarafından aynı isimle beyaz perdeye uyarlanmış. Ki, film kitaptan daha ünlü aslında. Kitabın baskısı yok ama filmini izlemek de yeterli keyfi verir diye düşünüyorum.
1000Kitap
Rosemary'nin BebeğiIra Levin · Kitap Kurdu · 2021239 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·264 syf.··
2025 49. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2025 16:28
İyi sanat üretmiş kötü ressam,müzisyen ve edebiyatçıları ne yapacağız? Bunlar "dahi" diye göz mü yumacagiz? Sanatçının yasami ile eserini bir mi tutacağız, ayıracak mıyız ya da ayirabilir miyiz? Kitap bunun üzerine kendimizi sorgulamaya iten denemelerden oluşuyor. Kimler yok ki...Picasso'dan Michael Jackson'a ,Polanski'den Woody Allen'a....kadar pek cok sanatçının antisemitist,ırkçı,taciz ve tecavüzcü, şiddete meyyal,alkolik kimliklerinin gerisinde duran gerçekten iyi sanat eserlerini nereye koyacağız? Yazar bunlar üzerinden kesin yargılara varmadan bir akıl yürütüyor ve bizi de akıl yürütmeye davet ediyor. Burada tek vardığı nokta sanatın hislerle yapıldığı ve bir tüketici olarak bizim de hislerimizle bu ürünleri tükettiğimiz. Bir Roman Polanski filmleri hayranı olarak bulduğu çözümün bu tür sanatçıların eseri icin para harcamamak olduğunu söylemesi beni de rahatlattı:)) Bizden aklıma Hasan Ali Toptaş geldi. #metoo hareketiyle birlikte hakkında bazı iddialar çıkınca cok üzülmüştüm. Hemen hemen bütün kitaplarini severek okumuştum. O günden beri okumayi bıraktım çünkü kendimi suça ortak olacakmışım gibi hissetmiştim. Yazar Dederer 'in bulduğu çözüm bu açıdan çok gerçekçi ve rahatlaticiydi. Bir sanatçıyı canavar,lekeli olarak tanimladigimizda eserini tüketmeyebiliriz.Ama çevremizdeki canavar insanları ne yapacağız?İşte bu da bir açmaz olarak önümüzde duruyor.
CanavarClaire Dederer · Medusa Yayınları · 2024188 okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2025 37. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2025 12:51
Canavar Hayranların İkilemi ~ Claire Dederer Sanatçının yaptıkları kötüyse, eserini sevmeye devam edebilir miyim?” Merhaba sevgili kitapseverler; yazar, hayranlıkla izlediğimiz, dinlediğimiz, okuduğumuz ama zamanla “canavar”a dönüşen Woody Allen, Roman Polanski, Picasso, Maichael Jackson gibi sanatçıları masaya yatırıyor ve bir soru bırakıyor ortaya: Sanatı sanatçıdan ayırabilir miyiz? Dederer’in yanıtıysa o kadar basit değil. Kitap, bu soruyu kişisel deneyimlerle, bol parantezli cümlelerle ve yer yer özür dileyen bir anlatıyla tartışıyor. Ama derinleşemiyor. Düşünsel anlamda cesur bir alana giriyor ama konforlu düşünce alıştırmalarının dışına pek çıkamıyor. Okura sürekli şöyle sesleniyor: “Hem empati kur, hem mesafeni koru.” Bana göre kendi içinde ikna edici bir pusula sunamıyor. Ben bu sorunun cevabını yıllar önce verdim aslında. Ferdinand Céline okudum. Gecenin Sonuna Yolculuk beni yere serdi. Taksitle Ölüm bir edebi meydan okumaydı. Ama adam antisemit. Şimdi, ne yapayım? Kitaplarını kitaplığımdan mı çıkarayım? Okuduklarımı inkâr mı edeyim? Ben Maichael Jackson da dinliyorum. Yoksa siz Maichael Jackson’ı dinlemeyi mi bıraktınız? Dederer, daha çok erkek sanatçıları merkeze alıyor. Peki ya canavar kadınlar? Sanat tarihinin “kusurlu kadınları” neden bu kitapta yüzeysel geçiliyor? Kadınlar hiç mi suç işlemedi? Yazar, bu alanlara pek girmiyor — ve bu eksiklik kitap boyunca hissediliyor. Bence en çok da şu mesele havada kalıyor: Yalnızca sanatçı mı suçlu? Yoksa ben de onun eserini tüketerek bu suça ortak oluyor muyum? İzleyici ya da okur da bir ahlaki fail olabilir. Mesele yalnızca sanatçının suçu değil; izleyenin suskunluğu, seçici körlüğü, tüketim arzusu da bu suça dâhil mi? Ne dersiniz? Yazar okuyucuya sürekli “Ben şimdi ne yapmalıyım?” sorusunu sorduruyor.
CanavarClaire Dederer · Medusa Yayınları · 2024188 okunma
Puan vermedi·287 syf.··
Beğendi
·
2025 68. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2025 21:54
Belki kiminiz bu kitabın Roman Polanski tarafından çevirilen filmini izlemiştir. Şahsen ben gençliğimde izlemiş ve müthiş derece etkilenmiştim. Bu tür kült filmlerin kitaplarının da okunması gerektiğini düşünüyorum şahsen ve okuma sebebim de bu oldu zaten. Genç bir çift düşünün. Adam ağırdan alsa da, çocuk sahibi olma hayalleri var. Yeni bir eve taşınıyor ve hayallerine adım adım yaklaşıyor gibiler. Rosemary kocasında kısa zamanda meydana gelen değişimi ve bir an önce çocuk istemesini başta pek garipsemez. Ama komşularının garip ve fazlaca ilgisi, yine komşuların tavsiye ettiği doktorun tuhaf tutumları Rosemary'de git gide şüphe uyandırır. Onu uyarmaya çalışan bir dostunun hastaheneye düşüp ölümle pençeleşmesi Rosemary'nin şüphelerini artır ve her şeyi mantıksal bir açıklama ile izah etmeye çalışmasını gitgide zorlaştırır. Etrafında örülen yalan ve dolan ağını aşabilecek mi Rosemary? Onu istedikleri gibi yönlendirebildikleri bir kuklaya çeviren oluşum kimdir, nedir, maksatları nedir ve kimlerden oluşur? Rosemary kendisi ve bebeğini ne pahasına olursa olsun korumaya kararlıdır. Ama kime güvenebilecektir? Harika bir psikolojik gerilim hikayesi. Gaslight ve Vertigo filmleri misali insanın en yakınlarına güvenememe sorunu ve kötülüğünü gözler önüne seriyor korkunç bir şekilde. Must read...
Rosemaries BabyIra Levin · Hoffmann und Campe Verlag · 1968239 okunma
Kızın Hikâyesi
8/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2025 40. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2025 01:17
Dahi bir sanatçının ahlaki açıdan kusurlu olması eserlerine bakış açınızı değiştirir mi? O eser gözünüzde lekeli bir hale dönüşür mü? Benimkini değiştiriyor ama Dederer'in de dediği gibi an geliyor onu aklayıp eserini okuyup, izlemenin yollarını arıyorum. Peki bu ikileme niye düşüyorumClaire Dederer 🄲🄰🄽🄰🅅🄰🅁 🄷🄰🅈🅁🄰🄽🄻🄰🅁ı🄽 🄸🄺🄸🄻🄴🄼🄸 nde sanatseverlerin sıklıkla karşılaştığı rahatsız edici bu durumu tüm açıklığıyla ele almış ve kolay cevaplar sunmaktan ziyade, okuyucuyu derin bir düşünce sürecine sokmayı planlamış. E bunu başarmışta. Kitap,Vladımır Nabokov, Hemingway, Picasso, Woody Allen, Sylvıa Plath, Vırgınıa Woolf, Roman Polanski gibi isimlerin eserleriyle olan ilişkimizi sorgularken, sanatçının yaşam öyküsü ile yarattığı eser arasındaki ayrımın ne kadar mümkün ve arzu edilir olduğunu cesur bir şekilde tartışmaya açıyor. Yazarın akıcı ve düşündürücü üslubu biz okurları bu zorlu sorularla yüzleşmeye ve kendi ahlaki pusulamızı sorgulamaya davet ediyor. Özellikle son bölümlerde bu pusula kendi ailemiz üzerine döndüğünde belki de gerçeklerle yüzleşiyoruz. Dederer'in bu deneme kitabı #metoo hareketinin izlerini taşır. Ki bence oldukça anlamlı olmuş. (2006 yılında başlayan Me Too hareketi, çok çeşitli yerel ve uluslararası isimlerle ortaya çıkan cinsel taciz ve cinsel saldırıya karşı bir harekettir. İngilizce "Ben De" anlamına gelir. Sosyal medyada cinsel saldırı ve cinsel şiddete karşı bir ifşa hareketi olarak Amerika’da başladı ve bütün dünyaya yayıldı)
Edebiyat
CanavarClaire Dederer · Medusa Yayınları · 2024188 okunma