dila

dila
@romankurdu
• Anladım ki insan kalbine yolcu; Bir garip seyyahım hicretim kendime doğru. The girl who wrote her own story
Siyah beyaz bir hayatın ortasında
148 okur puanı
Ocak 2024 tarihinde katıldı
Gerçeğin Yeniden Yazıldığı Dünya
Puan vermedi
Kitabı bitirdiğimde huzursuz hissettim. Açıkçası sonunun böyle biteceğini tahmin etmiyordum. Winston’ın bir şekilde kazanacağını düşünmüştüm; ancak öyle olmadı. Evet, Winston sonunda “öldü”; fakat bu fiziksel bir ölüm değil, ruhsal bir yok oluştu. Benliğini kaybetmesi, düşünememesi, itiraz edememesi… Bence kitabın en çarpıcı yanı da buydu. Başta yazarın neden Winston’ı gerçekten öldürmediğini, neden hikâyeyi böylesine karanlık bir sonla bitirdiğini düşündüm. Sonra şunu fark ettim: Biz kitabı Winston’ın gözünden okuyor olsak da, aslında Winston biziz. Orwell, kitabı mutlu bitirme ihtimalini bile isteye yok ederek şunu söylüyor gibi geldi bana: Bazı sistemler karşısında ne kadar istersek isteyelim, ne kadar direnirsek direnelim, sonunda aşamayacağımız duvarlar olabilir. Hatta bazen gerçeği tamamen öğrenmek, insanın kendi benliğini korumasını imkânsız hâle getirir. Kitabı okurken tarihten çok tanıdık izler gördüm. “Evet,” dedim, “bunlar daha önce yaşandı.” Ve ister istemez şu soruyu sordum: Acaba tekrar yaşanabilir mi? Özellikle yeni söylem (Newspeak) meselesi beni derinden etkiledi. Çünkü kelimeler sadece iletişim aracı değildir; düşüncenin kendisidir. Bir fikri ifade edebilecek kelime yoksa, o fikrin kendisi de zamanla yok olur. Günümüzde giderek daralan bir dil kullanıyoruz. Sosyal medya diliyle, az sayıda kelimeyle kendimizi ifade etmeye çalışıyoruz. Bu da farkında olmadan düşünce alanımızı daraltıyor olabilir. Burada insanın aklına şu soru geliyor: Acaba bugün de düşünme biçimimiz, kullandığımız dil üzerinden şekillendiriliyor mu? Öte yandan gözetim meselesi de dikkat çekici. Günümüzde sosyal medya hesaplarımızın açıklığı, paylaşımlarımızın sürekli izlenebilir olması, insanların dijital ortamda kendilerini sergilemeleri… Tüm bunlar bana “Büyük Birader” kavramını
İnceleme
1984George Orwell · Leylək Nəşriyyatı · 2018200bin okunma
Reklam
7/10
·224 syf.··
2026 1. kitabı
Kalbin Şifası’nı okurken kitabın dili başta bana biraz garip geldi. Bunun sebebinin çok fazla kişisel gelişim türünde kitap okumamış olmamdan kaynaklandığını düşünüyorum. Bir süre sonra dile alıştım ve kitabın vermek istediği mesaj daha net hâle geldi. Kitap, bana Allah rızasının her şeyden önce gelmesi gerektiğini güçlü bir şekilde hatırlattı. Aslında anlatılanların çoğu bildiğim şeylerdi; fakat bazen bir şeyi bilmek yetmez, onu yeniden duymaya ihtiyaç duyarsınız. Bu kitapta tam olarak bunu hissettim. Bildiklerimi tekrar okumak, farkındalığımı tazeledi ve kalbime dokundu. Eleştirecek olursam, kitabın zaman zaman kendini tekrar etmesi ve bazı paragrafların neredeyse aynı şekilde yeniden kullanılması dikkatimi çekti. Bunun dışında içerik açısından rahatsız edici ya da zayıf bulduğum ciddi bir nokta olmadı. Genel olarak Kalbin Şifası, kalbi merkeze alan, insanı Allah’la olan ilişkisini yeniden düşünmeye sevk eden ve hatırlatma niteliği taşıyan bir kitap. Özellikle bu tarz kitaplara çok aşina olmayanlar için anlamlı bir okuma olabilir.
Kalbin ŞifasıYasmin Mogahed · Timaş Yayınları · 20241,061 okunma
9/10
·352 syf.··
2025 31. kitabı
Öncelikle nereden başlayacağımı tam olarak bilemiyorum. Kitabı bitirdiğimde ne hissettiğimi ben de net olarak adlandıramadım. Açıkçası sonunun böyle biteceğini tahmin etmiyordum. Winston’ın bir şekilde kazanacağını düşünmüştüm. Öyle olmadı. Evet, Winston sonunda “öldü”; ancak bu fiziksel bir ölüm değil, ruhsal bir yok oluştu. Benliğini kaybetmesi, düşünememesi, itiraz edememesi… Bence kitabın en çarpıcı yanı da buydu. Başta yazarın neden Winston’ı gerçekten öldürmediğini, neden hikâyeyi böylesine mutsuz bir sonla bitirdiğini düşündüm. Sonra şuna karar verdim: Biz kitabı Winston’ın gözünden okuyor olsak da, aslında Winston biziz. Orwell, kitabı mutlu bitirme ihtimalini bile bile isteye yok ederek şunu söylüyor gibi geldi bana: Bazı sistemler karşısında ne kadar istersek isteyelim, ne kadar direnirsek direnelim, sonunda aşamayacağımız duvarlar olabilir. Hatta bazen gerçeği tamamen öğrenmek, insanın kendi benliğini korumasını imkânsız hâle getirir. Kitabı okurken tarihten çok tanıdık şeyler gördüm. “Evet,” dedim, “bunlar daha önce yaşandı.” Hatta ister istemez şunu düşündüm: Acaba gelecekte tekrar yaşanabilir mi? Özellikle yeni söylem (Newspeak) ve kelimelerin değiştirilmesi meselesi beni çok etkiledi. Günümüzde de sürekli yeni kelimeler türetiliyor, bir anda hayatımıza giriyor; nereden çıktığını bilmediğimiz ifadeler sosyal medya aracılığıyla hızla yayılıyor. İnsanlar zamanla konuştukları gibi düşünmeye, düşündükleri gibi konuşmaya başlar. Bu noktada kitap bana şu soruyu sordurdu: Acaba farkında olmadan, düşünme biçimimizin başkaları tarafından şekillendirildiği bir sürecin içinde miyiz? 1984 bana sadece bir hikâye anlatmadı; beni rahatsız etti, düşündürdü ve huzursuz bıraktı. Belki de Orwell’in asıl amacı tam olarak buydu.
İnceleme
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200bin okunma
Spoiler içerir
6/10
·240 syf.··
2025 28. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2025 21:27
Bu kitabı okuduktan sonra nereden başlamam gerektiğini bilemedim. Öncelikle çeviride kullanılan “Allah” kelimesi dikkatimi çekti. Hristiyanlık temelli bir eserde “Tanrı” kelimesi yerine “Allah” ifadesinin kullanılması bana akış olarak doğru gelmedi. Çünkü “Allah” İslam’a özgü bir kelime ve kitabın dini bağlamına uymuyor. Kitabın içeriğine gelirsek, ben bu romanı bir “aşk kitabı” olarak görmüyorum. Sosyal medyada çoğu kişi bu şekilde tanıtsa da, bana göre bu kitapta aşk değil, ahlaki bir sınav anlatılıyor. Félix’in evli bir kadına –Henriette’e– duyduğu aşk beni oldukça rahatsız etti. Kadının evine girip eşiyle dost olması, buna rağmen duygusal olarak Henriette’e yaklaşmaya çalışması bana göre ahlaki olarak kabul edilebilir bir şey değil. Daha da rahatsız edici olan, kadının bu duygulara mani olmak için kendi öz kızıyla aşık olduğu adamı evlendirmeye çalışmasıydı. Bu bana oldukça yanlış ve karışık bir durum gibi geldi. Duygularına yenilmemek için böyle bir yol seçmesi, hikâyeyi daha da karmaşık hale getirmiş. Yine de kitabı bitirdiğimde Balzac’ın burada sadece bir yasak aşkı değil, ruhun temizliğiyle arzuların savaşını anlattığını fark ettim. Félix arzularına yenilen bir adam; Henriette ise duygularına rağmen sadakatini korumaya çalışan bir kadın. Bu yönüyle kitap bir vicdan sorgusu niteliğinde. “Vadideki Zambak” bana göre bir aşk hikâyesinden çok ruh, vicdan ve ahlakın sınırlarını sorgulatan bir eser. Dil olarak güçlü, duygusal olarak çarpıcı ama ahlaki olarak rahatsız edici yönleri de olan bir kitap.
İnceleme
Vadideki ZambakHonore de Balzac · Yediveren Yayınları · 202153bin okunma
3/10
·192 syf.··
2024 11. kitabı
Yine sosyal medyada sıkça karşıma çıkan bir kitap olan Songül Ünsal’ın “Günaydınsızım” adlı eserini büyük bir merakla okumaya başladım. Ancak kitabı bitirdiğimde, beklentimin oldukça altında kaldığını söyleyebilirim. Kitap genel olarak sürekli kendini tekrar eden bir yapıya sahip. Kurgu anlamında zayıf, hatta yer yer kurgu hissi hiç yok gibi. Bu yüzden kitap bana tam olarak ne anlatmak istediğini geçiremedi. Bazen bir roman gibi, bazen bir motivasyon kitabı gibi ilerliyor ama ikisi arasında da net bir çizgi kuramıyor. Açıkçası bu kitabın 14-16 yaş aralığındaki genç okurlara daha uygun olduğunu düşünüyorum. Belki yaş sınırlaması yapmak doğru değildir ama bazı kitaplar gerçekten belli bir yaş düzeyine hitap ediyor — bu da onlardan biri. Yazarın diline gelecek olursak, anlatım açısından büyük bir sorun yok; ancak içerik açısından oldukça zayıf. Okurken sık sık aynı düşüncelerin tekrarlandığını hissettim. Hatta yer yer, yazarın “sayfa dolsun” diye yazmış olabileceği izlenimine kapıldım. Bu durum kitabın akışını olumsuz etkiliyor ve okuma motivasyonunu düşürüyor. Sonuç olarak, “Günaydınsızım” benim için beklentimi karşılamayan, ilerledikçe bitmesini beklediğim bir eser oldu. Yine de daha genç yaşta olan okurlar için ilham verici veya duygusal anlamda etkileyici bulunabilir. Ancak edebi yönden güçlü bir kitap olduğunu söylemek zor.
İnceleme
Günaydın SızımSongül Ünsal · Olimpos Yayınları · 20171,412 okunma
Reklam