Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·172 syf.··
2026 1. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2026 16:19
O kadar kötüyüm ki insan olduğumu, gerçek çayın kokusunu unuttuğumda anlamıştım bunu . Beraberlik bir görev değilde bir insani duygu olduğunu daha sonraları anladım . Dayatılan sistemde düşüncelerimi yazarken bunların beni yok edeceğini biliyordum. Tamamen yok olmak ismimle adresimle yok edileceğimi biliyordum.
1984George Orwell · Leylək Nəşriyyatı · 2018200,3bin okunma
Gerçeğin Yeniden Yazıldığı Dünya
Puan vermedi
Kitabı bitirdiğimde huzursuz hissettim. Açıkçası sonunun böyle biteceğini tahmin etmiyordum. Winston’ın bir şekilde kazanacağını düşünmüştüm; ancak öyle olmadı. Evet, Winston sonunda “öldü”; fakat bu fiziksel bir ölüm değil, ruhsal bir yok oluştu. Benliğini kaybetmesi, düşünememesi, itiraz edememesi… Bence kitabın en çarpıcı yanı da buydu. Başta yazarın neden Winston’ı gerçekten öldürmediğini, neden hikâyeyi böylesine karanlık bir sonla bitirdiğini düşündüm. Sonra şunu fark ettim: Biz kitabı Winston’ın gözünden okuyor olsak da, aslında Winston biziz. Orwell, kitabı mutlu bitirme ihtimalini bile isteye yok ederek şunu söylüyor gibi geldi bana: Bazı sistemler karşısında ne kadar istersek isteyelim, ne kadar direnirsek direnelim, sonunda aşamayacağımız duvarlar olabilir. Hatta bazen gerçeği tamamen öğrenmek, insanın kendi benliğini korumasını imkânsız hâle getirir. Kitabı okurken tarihten çok tanıdık izler gördüm. “Evet,” dedim, “bunlar daha önce yaşandı.” Ve ister istemez şu soruyu sordum: Acaba tekrar yaşanabilir mi? Özellikle yeni söylem (Newspeak) meselesi beni derinden etkiledi. Çünkü kelimeler sadece iletişim aracı değildir; düşüncenin kendisidir. Bir fikri ifade edebilecek kelime yoksa, o fikrin kendisi de zamanla yok olur. Günümüzde giderek daralan bir dil kullanıyoruz. Sosyal medya diliyle, az sayıda kelimeyle kendimizi ifade etmeye çalışıyoruz. Bu da farkında olmadan düşünce alanımızı daraltıyor olabilir. Burada insanın aklına şu soru geliyor: Acaba bugün de düşünme biçimimiz, kullandığımız dil üzerinden şekillendiriliyor mu? Öte yandan gözetim meselesi de dikkat çekici. Günümüzde sosyal medya hesaplarımızın açıklığı, paylaşımlarımızın sürekli izlenebilir olması, insanların dijital ortamda kendilerini sergilemeleri… Tüm bunlar bana “Büyük Birader” kavramını
İnceleme
1984George Orwell · Leylək Nəşriyyatı · 2018200,3bin okunma
8/10
·303 syf.··
2026 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 23:59
1984 bana göre sadece karanlık bir gelecek hikâyesi değil, aynı zamanda insanı rahatsız eden güçlü bir uyarı. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey, insanların sadece davranışlarının değil, düşüncelerinin bile kontrol edilmesiydi. Büyük ağbi fikri ve sürekli izlenme hissi, özgürlüğün aslında ne kadar kolay kaybedilebileceğini gösteriyor. İnsanların buna zamanla alışması ise beni daha çok etkiledi; çünkü kimse açıkça isyan etmiyor, çoğu kişi olan biteni normal kabul ediyor.Winston’ın iç dünyasını okumak, baskı altında yaşayan bir insanın ne kadar yalnız kalabileceğini anlamamı sağladı. Onun küçük de olsa özgür hissettiği anlar, umut verici olsa bile geçici oluyor. Özellikle dilin ve gerçeğin Parti tarafından sürekli değiştirilmesi beni çok düşündürdü. İnsanlara ne düşüneceklerinin söylenmesi ve geçmişin bile yeniden yazılması, gerçeğin ne kadar kolay manipüle edilebileceğini gösteriyor. Bence 1984, okuduktan sonra insanın aklında kalan ve ya bir gün gerçekten böyle olursa ? dedirten etkileyici bir kitap. Rahatsız edici olması aslında onu güçlü kılıyor. Herkesin keyifle okuyacağı bir roman olmayabilir ama insanı sorgulamaya ittiği için kesinlikle önemli ve okunması gereken bir eser..
1984George Orwell · Leylək Nəşriyyatı · 2018200,3bin okunma
Puan vermedi
Romanın baş kahramanı Winston Smith, bu felsefeye karşı durarak özgürlüğünü korumaya çalışır. Gizli günlüğüne yazdığı "Özgürlük, 2+2'nin 4 ettiğini söyleyebilmektir" cümlesi, Parti'ye karşı bir başkaldırıdır. Winston için 2+2=4 demek, nesnel gerçekliğe, akla ve insan onuruna sahip çıkmaktır. Romanın sonunda işkence görerek bu inancını kaybetmesi ve 5 demeyi kabullenmesi, Parti'nin zaferini simgeler. “2+2=5" felsefesi, totaliter bir rejimin gerçeği nasıl eğip bükebileceğini, insanların mantık yürütme yetisini yok ederek onları nasıl kuklaya çevirebileceğini anlatan güçlü bir metafordur.
1984George Orwell · Leylək Nəşriyyatı · 2018200,3bin okunma
Puan vermedi
Kitap, totaliter bir rejimin birey üzerindeki baskısını, düşünce özgürlüğünün nasıl yok edilebileceğini çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Hikâyenin merkezinde Winston Smith adında sıradan bir adam var; o, her şeyin “Büyük Birader” tarafından izlendiği bir dünyada yaşamaya çalışıyor. Bu dünyada sadece davranışlar değil, düşünceler bile kontrol altında. “Düşünce suçu” işleyenler cezalandırılıyor, geçmiş sürekli değiştiriliyor ve insanlar, kendi yaşamlarının yalan olduğunu bile bile sessiz kalmak zorunda bırakılıyor. Orwell burada bir gelecek kurgusu anlatıyor gibi görünse de aslında insanın özgürlük arayışını ve baskı karşısındaki çaresizliğini anlatıyor. “Gerçekleri gizleyen bir dünyada, düşünmek bile devrimdir.” Alıntı Belki de deli dedikleri tek kişilik bir azınlıktır.Bir zamanlar dünyanın güneşin çevresinde döndüğüne inanmak nasıl delilik belirtisi olarak görüldüyse şimdi de geçmişin değiştirilemeyeceğine inanmak delilik belirtisi olarak kabul ediliyordu.Bu inancı bir tek kendisi taşıyor olabilirdi ve eğer öyleyse, o zaman delinin tekiydi.Ama deliliği pek dert etmiyordu, onu asıl ürküten yanılıyor olabileceğini.
2024 Okuma Raporları
1984George Orwell · Leylək Nəşriyyatı · 2018200,3bin okunma
9/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2021 34. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2021 23:51
Üçüncü Dünya Savaşı sonucu dünya üçe bölünmüştür: Okyanusya, Avrasya ve Doğu Asya. Hikayenin konusu; Okyanusya’da geçmektedir. Okyanusya iktidar partisinin sloganı “Savaş barıştır, özgürlük köleliktir, cahillik güçtür”. Gerçeklik duygusu partinin “çiftdüşün” olarak adlandırdığı bir düşünce biçimi ile manipüle edilmektedir. Çiftdüşün, iki çelişik düşünceyi zihinde aynı anda bulundurabilmek, ikisini de kabullenmek anlamındadır. Böylece zihin bir kavram çorbasına dönüştürülür. Okyanusya’nın dili sadeleştirilmektedir. Sözlükten zıt kelimeler (“Kötü” yerine “iyi değil” kullanılıyor) ya da eş anlamlı kelimeler, anarşist yapılanmaya sebep olabilecek kelimeler çıkartılmaktadır. Böylece kimse Büyük Birader’e muhalefet yapamayacaktır. Dil düşüncenin yansıması olduğuna göre düşünce kodlarını iktidar belirlemeli, zihinleri dilediği gibi biçimlendirmelidir. Dil güçlü olmazsa, iletişim eksikliği olur. Bu da iktidarın işine gelir. Kitabın ana karakteri Winston Smith, Julia ile yaşadıkları aşk neticesinde içinde yaşadığı sistemi sorgulamaya başlar ve isyan eder. Çünkü duygular, insanları mekanikleşmeden kurtarır. Zaten tam da bu yüzden Okyanusya’da aşk yasaktır. Evlilikler partinin onay verdiği kişiler arasında, sadece üreme amaçlı gerçekleştirilir. Çocuklar ailelerini ihbar etmeye yönlendirilir. Böylece aile bağları kopar ve birey güvenecek kimseyi bulamaz. Evlerin içine konulan tele ekranlar ile yüz mimiklerine kadar her şey gözetim altındadır. Her şeyi duyan bilen gören bir Büyük Birader vardır. BB’e karşı yapılacak en küçük eleştiri ya da itiraz hainlikle suçlanmaktadır. Yanlış düşüncelerde olanları düşünce polisi yakalar ve buharlaştırır. Okyanusya’da dört bakanlık kurulmuştur: Barış Bakanlığı savaşın, Gerçek Bakanlığı yalanların, Sevgi Bakanlığı işkencenin, Varlık Bakanlığı
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,3bin okunma
10/10
·352 syf.··
2025 2. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2025 20:45
Yaklaşık 4 sene önce bu kitabı okumaya başlayıp yarıda bırakmıştım. Neden ve nasıl olduğunu ise hiç hatırlamıyorum... Fakat şöyle bir düşüncem var. Bazı kitapların insanlarda bir okunma döngüsünün olduğunu düşünüyorum. Eğer doğru zaman değilse o kitapla aranızda bir bağ oluşmuyor ve sonuç başarısız! İncelemeye geçecek olursak yazarın daha önce Hayvan Çiftliği kitabını da okumuştum... Diline, anlatım tarzına yabancı değilim. 1984 , Yazarımız George Orwell ’in II. Dünya Savaşı sonrası yazdığı ve yaklaşık 50 yıl sonrasının resmedildiği bir distopya ile karşı karşıyayız. Eserdeki çoğu unsur günümüzde distopya olarak kalmamış modern devletlerin yönetme aygıtına dönüşmüş durumdadır. Geçmişte kölelik olmak üzere çeşitli şekillerde insan bedenine hükmedilirken şimdi insana hükmetme sadece insan bedeniyle sınırlı kalmamakta aynı zamanda insan zihnine de hükmedilmektedir. İnsanlar artık kendilerini özgür(!) olarak görerek gönüllü köleliğe razı olmaktadır. Gelişmiş iletişim araçlarıyla insanlara zihinsel olarak da hükmedilmektedir. Eser, bireyselliğin yok edildiği, zihnin kontrol altına alındığı, insanların tüm eylemlerinin takip ve kontrol edildiği hatta makineleşmiş kitlelere dönüştürüldüğü bir modern devletin eleştirisi niteliğinde. İnsanlar; yaşam tarzlarından, kullanacağı kelimelere ve cümlelere kadar her yandan kuşatılmış bir halde, adeta kapana sıkıştırılmış bir fare misali... Hangi dönem okunursa okunsun, o dönemi yansıtacak ve güncelliğini asla kaybetmeyecek ve tabiki günümüz siyasetine dair çıkarımlarda bulunabileceğimiz bir eser. Son olarak kitabın her ne kadar komünizm eleştirisi olduğunu belirten yorumlar yapılmış olsa da, yazarın eleştirdiği rejim komünizm değil, herhangi başka bir ideoloji arkasına sığınıp iktidarı ele geçirenlerin o güçle yaptıkları zulümdür... Mutlaka
1000Kitap
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,3bin okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2025 43. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2025 00:34
George Orwell’in 1984’ünü okurken kendimi bir romanın içinde değil de bir kabusun içinde hissettim. Her sayfasında izleniyormuşum gibi bir his vardı. Büyük Birader seni izliyor cümlesi kitap boyunca adeta beynime kazındı.Başkahraman Winston Smith’in iç dünyası o kadar gerçektiki bazen kendi düşüncelerimi okuyor gibiydim.Oda benim gibi sistemin saçmalığını fark ediyor ama hiçbir şey yapamıyor. Çünkü herkes gibi oda korkuyor. Julia’yla yaşadığı kısa süreli umut kitabın en insanca anıydı. Ama o bile uzun sürmedi. Sonunda Winston’un teslim oluşu beni gerçekten sarstı. 2+2=5 dediğinde içim burkuldu sanki o an insanlık kaybetti.Bu kitabı bitirdikten sonra uzun süre düşündüm.Orwell, sadece bir hikaye anlatmamış aslında bize “Eğer düşünmeyi bırakırsak özgürlüğüde kaybederiz”demiş.Bugün bile sosyal medyada teknolojide ya da politikada Orwell’in anlattıklarının izlerini görmek mümkün.Kesinlikle okunması gereken kitaplardan diyebilirim.Her kitaplıkta olmalı.
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,3bin okunma
"Düşüncelerim ^^
Puan vermedi·352 syf.··
2022 6. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2022 22:02
İnceleme Günümüzde oldukça popüler bir eser olan George Orwell’ın 1984 romanını nihayet okuyup bitirdim. Bu kitabı anlatamaya cümleler yetersiz kalıyor değinecek o kadar çok konu varki ... Kelimenin tam anlamıyla her şeyin hatta düşüncelerinizin bile denetlendiği bir devlet düşünün. Büyük Birader ve onun partisi var. Partiye deli gibi tapan insanlar. Tele ekrandan izleniyorsunuz. Çalışırken, evinizdeyken bile. Attığınız adımdan yaptığınız spora kadar izleniyor, karışılıyor an ve an takiptesiniz. Kimse bundan rahatsız olmuyor mu ? bir gece ansızın buharlaştırılıyor. Ve bir de çocuklar konusu var adeta birer küçük ajanlar. Psikolojik öyle dokunuşlar yapılıyor ki (verilen casusluk hediyeleri, idam izletme, nefret saatleriyle bilinçaltına verilen mesajlar ) çekirdekten parti bağımlısı ajanlar oluveriyor. Öyle ki kendi ailesini anne babasını devlete karşı herhangi bir hareketinizden dolayı polise şikayet edebilecek kadar ve bu normal görülüyor. Dil sadeleştirilmektedir: kendileri yeni kelimeler üretmekte, sözlükten zıt kelimeler , es anlamlı kelimeler ve anarşist yapılanmaya yol açabilecek kelimeler çıkarılıyor. Dil güçlü olmazsa iletisimde eksiklikler olacaktır. Bu şekilde İktidara(Büyük Birader) muhalefet yapılamayacaktır. İnsan psikolojisinde savunma mekanizmaları vardır,   bu özellik zor şartlarda hayatta kalabilmemizi, belki de akıl sağlımızı koruyabilmemizi sağlıyor. Ne kadar kötü bir vaziyetin içerisinde kalırsak kalalım, bir müddet sonra artık bunu kanıksamaya başlıyoruz. Bunun farkında olan kişiler toplumların yöneticisiydiler. Bizlere, kendi çıkarlarına göre düzenledikleri sistemin içinde olmayı dayattılar. Yapmak istediklerimizi değil, yapmamızı istediklerini bizlere yaptırdılar. Sistemin dışına çıkmaya yeltenenleri ise dışladılar. Sonra zaman geçti, adapte
1000Kitap
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,3bin okunma
7/10
·352 syf.··
2024 9. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2024 19:00
Pek çok insanın baş ucu kitapları arasında yer almış olsa bile, konu olarak çok benlik değildi. Kurgunun abartıldığı kitapları çok benimseyemiyorum. Dönemin şartlarında var olan teknoloji günümüzde bile pek mevcut değil, o yüzden gerçekçilikten bayağı uzak buldum. Bitirmek için bitirmiş olduğum kitaplardan biridir. Akıcılık konusunda çok iyimser değilim ancak çok kötü de değil. Konu olarak ilginizi çekerse, anlatımlar ve çeviri son derece başarılı, bu kitabı beğenebilirsiniz.
İnceleme
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,3bin okunma

Yazar Hakkında

George OrwellYazar · 77 kitap
1903'te Hindistan'ın Bengal eyaletinin Montihari kentinde doğdu. Ailesiyle birlikte İngiltere'ye döndükten sonra, öğrenimini Eton College'de tamamladı. Gerçek adı Eric Arthur olan Orwell, 1922-27 yılları arasında Hindistan İmparatorluk Polisi olarak görev yaptı. Ancak, İmparatorluk yönetiminin içyüzünü görünce istifa etti. 1950'de yayımladığı Bir Fili Vurmak adlı kitabı, sömürge memurlarının davranışlarını eleştiren makalelerin derlemesidir. İkinci Dünya Savaşı'nın sonlarına doğru yazdığı Hayvan Çiftliği, Stalin rejimine karşı sert bir taşlamadır. Orwell'in en çok tanınan yapıtlarından Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, bilim-kurgu türünün klasik örneklerinden biri olmanın yanı sıra, modern dünyayı protesto eden bir romandır. Burma Günleri ise, Orwell'in Burma'daki (bugünkü Myanmar) İngiliz sömürgeciliğini dile getirdiği ilk kitabıdır. Orwell, 1950'de Londra'da öldü.