Mert

Şehzade Üçüncü Mehmed'in İstanbul'a gelişine kadar Sultan Üçüncü Murad'ın ölümü İstanbul'da bir sır olarak kalmıştır. Bu ihtiyat tedbirine son defa olmak üzere başvuruluyordu. Çünkü Üçüncü Mehmed, bir vilayet idaresi için, başkent dışına çıkarılan şehzadelerin sonuncusu olmuştur. Ondan sonra gelen padişahlar, devletin bir eyaletinde valilik etmeksizin, atalarının tahtına geçmişlerdir. (...)
Sayfa 793 - İlgi Kültür Sanat Yayıncılık, 2. Baskı "Üçüncü Mehmed'in Tahta Çıkışı"·Kitabı okudu
Tarih
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Asya'da Osmanlı sınırları özellikle Sultan Üçüncü Murad zamanında çok genişlemiştir. Gürcistan, Derbend, Şirvan, Karabağ ve Azerbaycan'ın bir kısmı Sinan, Osman ve Ferhad paşaların gayretiyle fethedilmiştir.
Sayfa 792 - İlgi Kültür Sanat Yayıncılık, 2. Baskı "İmparatorluğun Genişlemesi ve Vilayetler"·Kitabı okudu
Tarih
Sultan Üçüncü Murad'ın devrinde Osmanlı hüsn-i hatt sanatı (güzel yazı) en yüksek derecesini bulmuştur. İranlı hattat Hüseyin Tebrizî, Sultan Murad'ın tahta çıkışı yılında vefat etmiştir. Bu zat birçok talebeler yetiştirmiş, bunlardan bir kısmı da Türkiye'ye gelmiştir. Sultan Murad'a gönderilen İran elçisi İbrahim, bir hattat idi. Kırımlı Abdullah, Emir Muhammed, İsfahanlı Baba Şah ve Kutbettin Yezdî de şöhret yapmıştı. Güzel bir yazı, o zamanlarda yüksek derecede bir eğitimin gereklerinden sayılırdı. Belirtilen hattatlar İstanbul'da yaşayıp ölmüşlerdir.
Sayfa 791 - İlgi Kültür Sanat Yayıncılık, 2. Baskı "Sultan Murad Çağının Anıtları, Şairler ve Fakihler"·Kitabı okudu
Sanat
Zeamet dağıtımı beylerbeylerinin ellerinde bulundukça bir haksızlıktan şikâyet edecek olanlar İstanbul'a başvurabilirlerdi. Fakat şimdi bizzat sadrazam zeamet dağıtımı yaptığından, artık bir şikâyet mercii de kalmıyordu. Bu bakımdan Rumeli'nin 12 bin tımar ve zeametinden silahı mükemmel 40 bin atlı çıkaran sipahi ocağı, şimdi 7-8 binden fazla çıkaramaz oldu. Savaş zamanında padişah ve Hz. Peygamber sancağının muhafazasına memur muntazam süvari sınıfı teşkil eden on bölük de, intizamsızlıkta sipahilerden aşağı kalmazdı. 1584 tarihine kadar bölüklerde gerçek bir düzen hâkim olmuş ve bunlar tımarlı sipahiler ile yeniçeriler arasında akıllıca bir dengede muhafaza edilmişti. Düzensizlik ve yeniçerilerin üstünlüğü, genel güvence için tehlikeli oldu.
Sayfa 777 - İlgi Kültür Sanat Yayıncılık, 2. Baskı "Devlette Bozulma Belirtileri ve İstikrarsızlıklar"·Kitabı okudu
Tarih