Mert

Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Sultan Selim, teşrifatçı olarak, aynı zamanda şair ve nüktedan olan Şemsi Paşa'yı görevlendirmişti. Çünkü Şahkulu da nüktedan ve kültürlü bir zat olarak şöhret yapmıştı. Şahkulu şehre geldiği zaman altın ve gümüş içinde, renk renk elbiseler giyinmiş askeri görünce Şemsi Paşa'ya dönmüş: "İşte gerçekten gelin alayı." demişti. Şemsi Paşa da: "Evet, Çaldıran'da gelinlerini almaya giden bu alaydır." cevabını verdi. (Çaldıran'da şah kaçınca, hanımı esir olmuştu). (...)
Sayfa 690 - İlgi Kültür Sanat Yayıncılık, 2. Baskı "İran Elçilik Heyeti Barış Anlaşması"·Kitabı okudu
Tarih
Osmanlı Devleti'nin gerileme sebepleri Batılı tarihçiler tarafından belirtilmiş ise de, bunları en yetkili ve vukuflu şekilde açıklayan Dördüncü Murad çağdaşlarından Koçi Bey'dir. Koçi Bey incelemelerine Kanunî Sultan Süleyman çağından başlamış ve gerileme sebebi olarak beş nokta üzerinde esaslı bir surette durmuştur. Birincisi: Sultan Süleyman, sultanlığının ilk zamanlarında divanda muntazam olarak hazır bulunduğu halde, sonradan kendinden öncekilerinin gösterdikleri örneğe aykırı olarak, kafes arkasından bakmakla yetinir olmuştur. Kanunî böylece kendisini meclisten çekmek ve vezir-i âzamına vekâlet ettirmekle şevketini daha geniş ve heybetli göstermiş idi. Hükümdarın sultanlık işlerini doğrudan doğruya görmesine elverişli olmayan ve onu halkın bakışlarından uzak tutan bu Asya eski geleneğinin yeniden yürütülmesi devletin bahtiyarlığı için uğursuz bir darbe olmuştur. İkincisi: Osmanlı Devleti'nde, İbrahim Paşa'ya kadar olan sadrazamlar, bu yüksek göreve ancak idarî ve askerî önemli hizmetlerde bulunduktan sonra erişirlerdi. Devletin kuruluş çağlarında bunlar kazaskerlerden seçilirlerdi. Sonraları eyalet valilerinden vezir-i âzam tayinine başlanıldı. Kanunî, doğancıbaşısı İbrahim'i bu en büyük vazifeye getirmekle, saray adamlarının hükümet mansıplarına atanmaları bakımından, iyi olmayan bir örnek verdi. Ve böylece daha sonraları, bazı liyakatsiz kimselerin en önemli görevlerin başına gelmelerine bir yol açılmış oldu. Ayrıca Hürrem Sultan'ın, devlet işleri üzerinde nüfuz sahibi olması da iyi bir örnek olmamıştır. Hele vezir-i âzamlığın haremin etkisi altına düşmüş görünmesi daha sonraları devlet işlerine sadece kadınların değil, onların muhafızlarının da karışmasıyla sonlanmıştır ki, bunun çok tehlikeli sonuçları olmuştur. Üçüncüsü: Rüstem Paşa'nın devlet idaresine
Sayfa 678 - İlgi Kültür Sanat Yayıncılık, 2. Baskı "Osmanlı Devleti'nin Duraklama ve Gerileme Sebepleri"·Kitabı okudu
Tarih
İki yıl sonra, aynı zamanda Kâtib-i Rumî mahlasıyla şiirde de şöhret sahibi olan Seydi Ali Reis, Halep'te iken, Acem körfezinde bulunan donanmanın başkomutanlığını eline almak üzere Basra'ya hareket ile görevlendirildi. Basra limanından çıkışında Portekiz donanmasının biri yirmi beş, öteki otuz dört yelkenden kurulu olan iki fırkasıyla cenge tutuştu. İkinci savaşmada altı kadırga kaybetti. Geri kalan gemileriyle de yolda fırtınaya tutuldu. Bu yüzden de kayıpları büyük oldu. Gemiler Diyu, Gücurat, Surat taraflarında dağıldılar. Hasara uğramış ve toptan yoksun gemiler ile fırtınalı bir deniz üzerinde çalkanıp kalarak daha uzun bir süre denizde durmanın ve özellikle Portekiz donanmasına karşı koymanın imkânsızlığını hissetti. Bunun üzerine gemilerinde arta kalan teçhizatı Gücurat sultanının valisine emanet bıraktı. Tayfasını da isterlerse Gücurat sultanının hizmetine girmekte serbest tuttu. Kendisiyle birlikte bulunmaya istekli olan elli kişiden ibaret arkadaşlarıyla beraber içerlere doğru bir kara seyahatine başladı. Birbiri peşi sıra Sind, Hind, Zabulistan, Bedahşan, Maveraünnehr, Harezm, Horasan ve İran'ı dolaşarak ancak üç yıl sonra İstanbul'a ulaşabildi. Edirne'de padişahın elini öpmek şerefine kavuştu. Ona Hindistan racalarından Özbek sultanlarına kadar birçok hükümdarların mektuplarını sundu. Sonradan Kanunî Sultan Süleyman'a bu konuda, nazım nesir karışık olan Miratü'l-Memâlik adlı kitabını da takdim eylemiştir. Bu maceraların uyandırdığı merak ve yazarın liyakati dolayısıyla padişahın teveccühüne mazhar oldu. Kendisine günde seksen akça tahsisat ile bir müteferrika görevi verildiği gibi, seyahat arkadaşlarına da üç yıllık birikmiş aylıkları ihsan olundu. Seydi Ali, Ali Kuşçu'nun Fethiyye adlı coğrafya ile ilgili bir eserini de tercüme etmiştir. Ayrıca Mirat-i
Sayfa 648 - İlgi Kültür Sanat Yayıncılık, 2. Baskı "Pirî Reis ile Seydi Ali'nin Hint Denizinde Savaşları"·Kitabı okudu
Tarih