Mert

Mert
@rorschachv1
824 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
9/10
·318 syf.··
Beğendi
·
2024 3. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2024 13:27
Amin Maalouf'un okuduğum ilk eseriydi. Dört bölümden oluşan eser, Ömer Hayyam'ın kayıp olan kitabının etrafında dönen ve yüzyıllara uzanan tarihsel bir kurgu-roman. Oldukça derin felsefi ve dini ögeler barındıran roman, Ömer Hayyam'ın hayatıyla paralel giderek başlıyor ve anlatının yarısına kadar da bu durum devam ediyor. Bu kısımlar oldukça edebi bir ağızla yazılmış. Tabii bunda Ömer Hayyam'ın ince kişiliğinden ve rubailerinden yararlanılmış. Fakat kitabın 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyılın başlarında geçen diğer yarısında bu edebi üslup yerini tarihsel olayların hızlı temposuna bırakıyor. Edebi üslup her ne kadar korunmaya çalışılmış olsa da Ömer Hayyam gibi çağların ötesinde duran bir şairin anlatımından siyasi olayların içine direkt dalınması okur olarak beni biraz şaşırttı çünkü bir üslup değişimi söz konusu. Bu, kitabın son iki bölümünün yani ikinci yarısının kötü olduğu anlamına gelmiyor. Sadece hızlı bir tempo değişimi söz konusu. Semerkant, genel olarak aslında İran'ın hikâyesi desek yeridir. Yüzyıllardır süregelen keşmekeşin içinde olan, hiçbir zaman dışında kalamayacak olan İran'ın hikâyesi. Nizamülmülk, Hasan Sabbah ve Ömer Hayyam'ın kesişen hayatlarının, yüzyıllar sonrası İran'ına bir izdüşümü. Maalouf'un kalemini ve bakış açısını sevdim, umarım başka bir kitabında onunla tekrar buluşabilirim.
Edebiyat
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,6bin okunma
Reklam
10/10
·187 syf.··
Beğendi
·
2024 2. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2024 11:25
Agatha Christie'nin okuduğum ilk kitabıydı ve muhtemelen son kitabı da olmayacak. Hercule Poirot'ya bir mektup ulaşır ve kahramanımız arkadaşı Captain Hastings ile birlikte olay mahalline varır fakat vardığında cinayet çoktan işlenmiştir, maktul de mektubun sahibidir. Kitap İngiltere'de kısıtlı bir çevrede, bir köşk etrafında ve ufak bir kasabada geçiyor ama yazarın kullandığı betimleyici dil sayesinde bu durum hiç can sıkıcı değil. Sade bir dille yazılmış, akıcı bir dedektiflik romanı okudum. Türü sevenler için de türe yeni başlayacak olanlar için de tavsiye edebileceğim bir eser.
Edebiyat
Ölüden Mektup VarAgatha Christie · Altın Kitaplar · 19971,470 okunma
7/10
·327 syf.··
2024 1. kitabı
·
281 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2024 11:21
Bir hastane odasında başlayan romanda karakterimiz, kendi adını dahi hatırlamadığı bir hafıza kaybıyla baş başa kalıyor. Biz okurlar da karakterle beraber olanları çözmeye, karakterin geçmişini öğrenmeye başlıyoruz. Bu durum ilk başlarda gizemli olsa da maalesef kitabın ortalarına doğru sıkıcı olmaya başlıyor. Bu sıkıcı kısımlara tahammül edebilirsek, kitabın sonlarına doğru olaylar hiç tahmin edemeyeceğimiz bir yöne gidiyor ve önceki sayfaların aksine kitap akıp gidiyor. Aslında bu sıkıcılığı sağlayan en önemli unsurlardan biri de, yazarın sürekli devrik cümlelere başvurmuş olması. Kitapta kurallı cümleler çok az ve bu durum bir süre sonra okurun gözüne batıyor. Tabii burada yazarın ilk kitabı olduğunu da belirtmek gerekir. Özetle çok beklentiye girmeden okunabilecek güzel bir gerilim romanı.
Roman
Ölü Zaman HikayesiTekin Budakoğlu · TRUVA YAYINLARI · 200911 okunma
9/10
·1166 syf.··
Beğendi
·
2023 3. kitabı
·
92 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2023 00:57
Avusturyalı tarihçi Joseph von Hammer-Purgstall, bu eseri 30 yıl boyunca erişim izni alabildiği kadar hem Avrupa hem de Osmanlı arşivlerini tarayarak oluşturmuş. Hatta o kadar ki Von Hammer,
Tarih
Osmanlı İmparatorluğu Tarihi (2 Cilt Takım)J. Von Hammer · İlgi Kültür Sanat Yayınları · 201486 okunma
8/10
·174 syf.··
2021 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2021 08:59
Merhum Toktamış Ateş'in 90'lı yıllarda (95'e kadar) Cumhuriyet gazetesi ve Aktüel dergisine yazdığı yazılardan oluşan Hoşgörü ve Uzlaşma, hem 90'ları hatırlamak adına hem de Prof. Ateş'in görüşlerini okumak adına güzel bir eser. Kitapta hocanın dönemin bazı akademisyenleriyle yaptığı mektuplaşmalar var, o kısımları biraz gereksiz bulsam da diğer yazıları güzeldi. Fakat şöyle bir sorun var: Yazar, 2000'li yıllardan itibaren cemaatçilerle beraber yol tutmuş. FETÖ'nün sol cenahtan nadiren kendine çekebildiği isimlerden birisi Toktamış Ateş. Kitabı okurken bunu bilmekte fayda olacağını düşünüyorum, çünkü Atatürk'ü ve düşüncelerini bu kadar ateşli ve haklı bir biçimde savunan bir adamın bile -büyük ihtimalle kendi çıkarları için- cemaatle yol alabildiğini bilerek okumak, savunduğu düşüncelerle eylemlerinin birbiriyle uyuşmadığını bilmek önemli. Normalde yazarın biyografisini okumadan bir kitaba başlamam ama bu ara işimin yoğunluğundan dolayı direkt kitaba başladım. İnceleme yazmak için araştırmaya başladığımda, https://1000kitap.com/mstfbkrhn'ın da katkısıyla yazarın ileride FETÖ'yle iş tuttuğunu öğrendim. Yine de, Toktamış Ateş'in yazdıkları neredeyse tamamen doğru. Demokrasi, basın, ülke siyaseti konularında görüşlerinin çoğuna katılıyorum. Hatta zamanın politikasıyla ilgili yazdıkları yaşadığımız döneme o kadar uyuyor ki, bazen hoca 2021'i anlatıyor sanabilirsiniz. Fakat bir kitabını daha okur muyum? Sanmıyorum. Düşünceleriyle eylemleri birbirini tutmayan insanları okunmaya değer bulamıyorum.
Hoşgörü ve UzlaşmaToktamış Ateş · Ümit Yayınları · 19953 okunma
Reklam