Karanın üstüne düşen ak lekeyi temizlemenin tek bir yolu vardır: Karaya boyamak. Akın üstüne düşen kara lekeyi temizlemenin tek yolu vardır: Karaya boyamak!
Sayfa 40 - Kırmızı Kedi Yayınevi, Altıncı Basım·Kitabı okudu
18. Yüzyılın sloganı mutluluktu, 19 yüzyılınki ise özgürlük. 20. Yüzyılın sloganın sağlık olduğunu biliyoruz.
21. Yüzyıldayız. Bu çağa hangi ismi koyalım dersiniz. " hadsizlik çağı" yakışır sanırım. Herkesin her şeyi , her yerde, her biçimde söyleyebildiği, hızla inkâr edebildiği, ölümüne istediği ya da çabucak vazgeçebildiği bir çağ. Her şeyin fiyatını bilen ama hiçbir şeyin kıymetini bilmeyen insanların doldurduğu bir gezegendeyiz artık
Hepimizin üzerinde koşulsuzca anlaşabildiği tek değer var artık: sahip olmak.
Endüstri toplumlarında, çocuklara daha küçük yaşlardan İtibaren saat kullanımı öğretilir oldu. Öğrenci olarak bu küçük insanlar, daha ders zili çalmadan okulda bulunmak üzere şartlandırıldılar; bunun amacı, büyüdüklerinde zilin veya düdüğün çaldığını duyduklarında, fabrikada montaj bantlarının veya ofislerde masalarının başında olmaya alışmalarıydı. İşler, saniyenin bilmem kaçta biriyle ölçülecek şekilde minik bölümlere ayrıldı. Milyonlarca işçi, "dokuz-beş" kavramıyla yaşamaya başladı.
Sayfa 69 - Koridor yayınları Birinci Baskı İstanbul 2008 Çeviren : Selim Yeniçeri·Kitabı okudu
Görmek, Tanrı'nın insana bahşettiği en ihtişamlı ve en kederli yeti. İyiliği güzelliği dürüstlüğü görme hakkımızın tek koşulu kötülüğü çirkinliği riyakarlığı da görme mecburiyeti. Bu yüzden görmek kadar insanı fevkalade canlandıran ve fevkalade yoran başka bir yetimiz daha yok.