Rüstem Paşa karakter bakımından ağır ve sert idi. Davranışlarında gösterdiği sertlik de fikrî eğilimleri ile tam uyuşma halinde idi. Ağzından çıkan her söz bir emirdi. Hatta bazı şairler, onu ömründe gülmesini bilmemiş olmakla yermişlerdir. Rüstem Paşa sadece devlet kasalarını değil, Sultan Süleyman'ın özel hazinesini, yani harem ve saray hazinelerini de doldurmuştur. Yedikule'de ihtiyat hazinesi ayırmayı da o icat etmiştir.
Ondan önce, hiçbir vezir-i âzam, onun topladığı kadar serveti bir araya getirememiştir. Öldüğünde serveti:
Anadolu ve Rumeli'de, 815 çiftlik, 476 su değirmeni, 1700 köle, 2900 savaş atı, 1106 deve, 5000 sırmalı kaftan ve hilat, 8000 kavuk, 1100 sırmalı külah, 2900 zırh, 2000 cübbe ve cevşen, 600 gümüşlü eğer, 500 altın kakmalı ve murassa eğer, 1500 gümüşlü miğfer, 130 çift altın eğer, 700 murassa kılıç, 1000 gümüşlü mızrak, 130'u murassa olmak üzere 800 Kur'ân-ı Kerîm nüshası, 5000 cilt kitap, 78 bin duka altın, 112 yük değerinde (yani 1.200.000 akça) otuz iki tane mücevher.
Konağında bulunan akçe 1000 yük (100 milyon kuruş) idi. Bununla beraber Rüstem Paşa, servetinin büyük bir kısmını halk hizmetlerine, kamu yararına uygun yapım işlerine harcamıştı. İstanbul'da, Rusçuk'ta ve Hama'da bir cami, bir medrese ve bir imarethane tesis eylemiştir.