İbrahim Paşa 28 Aralık'ta Laçki'yi yeniden kabul ederek güler yüz gösterdi. Konuşma arasında şu anlamda sözler de söyledi:
"Biz Kral Lui'yi öldürdük. Şatosunu aldık. Orada yemek yedik ve uyuduk. Onun krallığı bizimdir. Kralların taç ile kral olacaklarını sanmak deliliktir. Hüküm süren altın değildir, kıymetli taşlar da değildir. Fakat demirdir. Kılıç itaate zorlar, kılıç ile kazanılan şeyi, kılıç ile korumak gerekir. Biliriz ki, Macaristan'ın parası, kaynakları kalmamıştır. Öyle ise, senin efendin padişahı kendi efendisi gibi tanısın. Onun kudretli elinden yardım istesin. O zaman yardım eder. Sadece Ferdinand'ı değil, bütün dostlarını da yok eyler. Onların dağlarını atlarımızın ayakları ile ova yaparız.
Gerekirse savaşa çıkmaya hazırız. Padişahın orduları kolaylıkla üstün gelecektir. Budin Ofen'i bir ikinci İstanbul yapacağız. Ben sana Türk usulü ile konuştum, yani oldukça kısa söyledim. Türkler az söylerler, çok yaparlar. Sen benim güldüğümü görüp de şaşıyorsun. Kılıcımızın kuvveti ile fethettiğimiz yerleri istemeğe geldiğin için gülüyorum. Bilsen ki, bizim, şahin pençesinden daha müthiş pençelerimiz vardır. Ellerimiz, bir kere koyduğumuz yerden çıkmaz. Sözlerimi hatırında tut. Çünkü geçek budur..."