büşra

büşra
@rosedaws
sadece kaliteli okurlar
“En büyük arzum bu düzene ait olduğumu unutmak. Ne o bana iyi geliyor- bunun gibi iyi şaraplar hariç- ne de ben ona. Bu açıdan pek birbirimize benzemiyoruz. Hatta hiçbir açıdan benzemediğimizi düşünmeye başladım.”
Sayfa 106 - Can Yayınları
Edebiyat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir müze gibi aşk / Dikkat spoiler içerir.
Puan vermedi·524 syf.··
2025 27. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2025 00:58
Şimdiye kadar okuduğum en sarsıcı ve ihtiraslı roman oldu bu kitap. Orhan Pamuk’un kalemiyle ilk kez tanışıyor olmama rağmen, cümlelerin içtenliği ve duyguların derinliği beni çok etkiledi. Zaten kitap o meşhur cümleyle başlıyor: “Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum.” Ve işte bu cümleyle, Kemal’in hikâyesine kapı aralanıyor. Kemal, sosyetik bağları güçlü, köklü ve zengin bir aileden geliyor. Sibel gibi saygın bir ailenin kızıyla nişanlı, hayatı dışarıdan bakıldığında gayet düzgün ve kusursuz görünüyor. Ancak Kemal, yaşının getirmesi beklenen olgunluktan uzak, karakter olarak zayıf ve kararsız biri. Tam da böyle bir dönemde, uzak akrabası Füsun’u görmesiyle hayatı altüst oluyor. Aralarındaki yaş farkı, sosyal sınıf uçurumu ve nişanlı oluşu gibi tüm engelleri görmezden gelip, Füsun’la gizli bir ilişkiye başlıyorlar. O an Kemal’in iç dünyasında bir fırtına kopuyor ve bu fırtına, tüm roman boyunca dinmiyor. Füsun’un bir gün ortadan kayboluşu, Kemal’i bir çıkmaza sürüklüyor. Sibel’e sadık kalamıyor ama ondan da tamamen kopamıyor. Bu ikilik, onun içindeki boşluğu büyütüyor. En sonunda Sibel’e her şeyi itiraf ediyor ve nişan bitiyor. O dönem için bir nişanın bozulması, özellikle bir kadın açısından hem sosyal hem de duygusal anlamda yıkıcı. Bekâret gibi kavramların modern ailelerde bile hâlâ sessizce önemseniyor olması, dönemin Türkiye’sine dair derin bir eleştiri sunuyor aslında. Füsun’un sonraki hayatında da bir başka acı gerçek karşılıyor bizi. Babasının zoruyla, evde kalmasın diye Feridun'la evlendiriliyor. Ama bu evlilik aslında sadece bir formalite. Gerçek bir evlilikten çok uzak, sevgisiz, içi boş bir beraberlik. Füsun’un sessizliği, yaşadığı baskı ve hayalleri arasında sıkışıp kalışı, beni en çok üzen detaylardan biri oldu. Kemal ise bu kayıptan sonra Füsun’u
1000Kitap
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,6bin okunma
Her insanın bir diğeri için engin bir muamma oluşu, üzerine kafa yorulması gereken şaşırtıcı bir gerçektir.
Sayfa 23 - Can Yayınları
1000Kitap
Bence, her ne kadar her pazar kiliseye gitseler de, Tanrı hâlâ onlarla birlikte yaşamıyor.
Sayfa 102 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Bir kere yalan söyleyen, bilindiği üzere yine yalan söyler.
Sayfa 90 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat