Aslında sana bu satırları yazacak cesareti zor buldum. Neler yaşadığımı ve neler çıkardığımı az çok biliyorsunuzdur. Yapayalnız kalmayı hakkettiğimi elbette düşünmüyorum. Ama hayatımdan çıkardığım insanlara bakınca onların boşluğunu çok yanlış insanlar ile kapattığımın farkında olduğumu söylemeden edemeyeceğim. Özgürlüğüme geri döneceğim, diyerek ilerisini düşünmeden aladığım tüm kararlar geri dönüp bir bir kalbime oklarını sapladı.
Ben ne yaptıysam pişman değilim desem bile çokça pişmanlığım oldu hanımefendi. Ama sizin kininizi tutacak tek bir davranışım olmadı. En dipten yazıyorum şu an; hayatıma tutunacağım tek bir fikir kalmamış halde, etrafımda tek bir canlı kalmamış konuşacağım. Kendim ettim kendim buldum misali ya, anlarsınız.
Hayatlarına iyi geleceğimi düşünerek girdim bunca zaman tüm insanların hayatına, öyle de oldu bana sorarsınız. Ama buna layık olmadığı halde çabaladığım tek bir insan oldu. Geçmişimi küçümseyip büyüdüğümü hissederek hayatıma geri aldığım tek bir insan bana yine hatırlattı bazı insanların hatıralarımızda daha güzel kaldığını. Onun kurduğu laflarlar beni bu noktaya, yeniden başlangıca ittti. Ve ben artık nereye karışmam gerektiğini bilmiyorum. Evlerdir, odalardır daracık dört duvar arasında bile sığdıramazlarken bedenimi, bu geniş olan ruhumu kısacık şu kader denilen illete nasıl sığdırabileceğimi düşünebilirsiniz? Çiğnemek, yıkmak, kargaşa çıkarmak ve ucundan anarşiye katılmak dururken bu bahtsız kader zıvırtısına tutunmamı beklemeyiniz ve istemeyiniz. Hanımefendi bana kızgınlığınızı ve kırgınlığınızı anlıyorum, elbette hak verdiğim konular var lakin sizin kendinize dönüp bakmadığınız bir ortama beni sığdırmanız canımı sıkıyor. İlerlemek ve görmek gerek olan biteni diyorsunuz, peki siz bu laflarınıza cidden inanıyor musunuz? Uçurumun
Kitapta hergün sokaklarınızda, evlerinizde, belki de yatağınızda gördüğünüz bir kadının hikayesi anlatılmakta. Duymadığınız o seslerin sayfalara yansıtıldığı bir kitap...Belki görüp sustuğunuz veya annenizin bir komşunuzun dedikodusunu yaparken duyduğunuz bir hikaye olabilir içlerinden biri. Her hikayesinde hatta her bir sayfasında kendinizi görebiliyorsunuz. Bazen bir arka sokakta, bazen bir sahil kenarında, bazen bir çingene mahallesindeki tek yalıda, bazense bir otoparkta; her yerden bir parça bulabileceğiniz hayatlar. Gördüğünüz yüzlerin arka planı var bu kitapta. Görmekten kaçındığınız, kulaklarınızı kapattığınız, ağzınızı iple bağladığınız hikayeler. Karanlık bir anlatımı var çünkü gerçeklerle yüzleştiriyor. Dünyanın ataerkil sisteminde boğulmuş bu hayatlar elbette karanlık olacak. Gözardı edildikçe de artacak hikayeler bunlar.