Öncelikle şunu belirtmeliyim ki polisiye roman benim hiç tarzım değil. Kitap okurken tarzımın dışına çıkmaya bir adım olarak başladım bu kitaba. Bir polisiyeye geçiş serüvenimde güzel bir başlangıç oldu diyebilirim. Fakat çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Beğenmediğim nokta harika bir konunun çarpıcı bir şekilde işlenemeyişidir.
Genellikle her polisiye içerisinde belli bir gizem yer alır fakat burada bir cinayetin işlendiği, kimin işlediği aleni bir şekilde ortada ve kimse bir şey yapmıyor. Bu da bana şunu düşündürdü "katil sadece cinayeti işleyen midir?" cinayete engel olmamak da bir cinayet işlemek ile eş değer değil mi? Olumsuz toplumsal normların kaleme alınması bana keyif verdi. Fakat bir durgun ve sakinlik hakimdi kurgulamada bu da beni sürüklemesi gereken tema içerisinde sürüklenemeyişime neden oldu.
En etkilendiğim bölüm ise otopsi bölümüydü. Gerçekten ölmüş birinin yeniden öldürüldüğünü hissettim. An ve an olay anının kokusu burnuma gelmişcesine rahatsızlık duydum. Bu gerçeklik olgusu beni kitabın içine o sahneye yerleştirdi. Adeta cenazeyi izleyenlerden biriydim. Ölen kişinin çaresizliğini paylaştı ruhum.
Kör bir kıskançlık kadar büyük bir ihanet yoktur sevgiye. Sadece bedeni değil ruhu da kan ile boyar. Kıskançlığı dev bir söğüt ağacı gibi düşünür isek kökünde acizlik yatar ve asla bir çınar kadar güçlü olamaz. Acizlik besisiz bırakır aşkı. Eninde sonunda kökleriyle boğar. Sevgi ve aşk söz konusu ise içinde kıskançlık değil sahiplenme olmalıdır. Kıskançlık beyaz bir perdeye kan sıçratır ve hep asılı kalır pencerende. Hayata kanlı pencereden bakarsın. Hapishanen olur. Oysa sahiplenirsen sevdiğini sevdanın kökleri sağlam olur kıymazsın sevdana. Her dönem için aşka ve sevgiye dair yapılan güzel bir eleştiri olarak bir çok hayata yön verecek bir kitap. Kesinlikle okuyup ibret alınmalı.
Olay örgüsü ile okuyucuyu sürüklüyor fakat derin bir aşk kaleme alınmıyor. Takıntılı bir aşk konu edilmiş. Bundan mütevellit kişisel gelişime katkı sağlayacağını; bakış açısı için güçlü tespitler kazandıracak bir kitap olduğunu düşünmekteyim.
Tavsiyeler üzerine heyecanla başladığım bir kitaptı fakat ana karakterlerin geri plana atılarak yan karkterlerin daha ön planda tutulması beni hayalkırıklığına uğrattı. Dolayısıyla kitap benim beklentilerimi karşılayamadı. Devam etmeyi henüz düşünmüyorum. Lakin kitap kötü diyemem. Özellikle kitabın başında yer alan masal beni çok etkiledi. Belki de giriş beni büyük bir beklentiye girdirdi. Anlatımı güzel olan bir masal ile başlangıçta karşılaşınca kim bilir Peri ile abisinin hikayesi nasıl ele alındı derken yan karakterlerin hayatının ön planda oluşu kitba dair heyecanımı kesti.