Ülkemizin ilk özgün ilaç adayı RS-0139'un faz I klinik araştırması başarıyla tamamlandı. Nanoteknoloji tabanlı ilaç, kanserle mücadelede klasik tedavilere kıyasla daha güvenli ve etkili çözümler sunmayı hedefliyor. Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rana Sanyal ve Dr. Sena Nomak tarafından kurulan biyoteknoloji girişimi RS Research'ün geliştirdiği RS-0139, Türkiye'nin klinik araştırmalar kapsamında hastalara uygulanan ilk ilaç adayı olma özelliği taşıyor. Keşfinden klinik araştırmalarına kadar tüm geliştirme süreçleri ülkemizde gerçekleştirilen ilaç adayı, doğrudan kanser hücrelerini hedef alıyor. Bu sayede ilacın yan etkileri azalırken tedavinin etkisi artıyor. *Prof. DR. Rana Sanyal 2024 yılında Avrupa kadın yenilikçiler ödülünun kadin yenilikciler kategorisinde birini olmustu.*
Sağduyu bize tek eşliliğin ahlaki kişiliğe temellenmiş bir karar olduğunu söyler, değil mi? Ama bu da bizi doğrudan “kişiliğin” ne olduğu sorusuna götürür. Kişilik dediğimiz şey de bilinç radarlarının altında işleyen mekanizmalarla yönlendirilen bir özellik olabilir mi?Tarla faresini ele alalım. Bu küçük yaratıklar sığ yeraltı geçitleri kazarak bütün yıl boyunca etkin kalmanın yolunu bulurlar. Ama diğer birçok fare ve memeliden farklı olarak tek eşli yaşar, ömür boyu süren eş bağları sayesinde birlikte yuva kurar, birbirlerine sokulur, birbirlerini tımar eder ve bir ekip olarak yavrulara bakarlar. Yakın kuzenleri sefahat âlemine dalmışken, bu hayvanlar neden böylesi bir adanmışlıkla bağlanır eşlerine? Yanıtı yine hormonlarda aramak gerek.Erkek tarla faresi belirli bir dişiyle yinelemeli biçimde çiftleştiğinde, beyninde “vazopresin” adı verilen bir hormon salgılanır. Vazopresinin beynin “accumbens çekirdeği” olarak bilinen bölgesindeki reseptörlere bağlanması ise “o ”dişiyle ilintilendirilen bir haz duygusunun ortaya çıkmasını sağlar. Tek eşliliği kilit altına alan bu süreç, çift bağlanması (pair-bonding) olarak bilinir. İlginçtir ki, araştırmacılar genetik tekniklerle vazopresin düzeylerini yükselterek, çok eşli türleri tek eşli davranışlarına yönlendirebilmektedirler. Peki vazopresin insan ilişkilerinde önem taşır mı? 2008’de İsveç'teki karolinska Enstitüsü’nden bir araştırma ekibi, uzun süreli heteroseksüel ilişkiler kurmuş 552 erkekte vazopresin reseptörünü kodlayan geni inceledi.’ Bulgular, RS, 334 adı verilen genin bir bölgesinin değişken sayılarla ortaya çıkabildiğini gösteriyordu: Bir erkekte genin bu bölgesi hiç
Mənim xüsusiyyətim belədir ki, çoxlarının adi şey sanıb əhəmiyyət vermədiyi məsələlər mənim aləmimdə bəzən ən böyük problemə dönür. Günlər, aylar, bəlkə də illərlə məni düşündürüb, yuxumu ərşə çəkir. Mən indiki əqidəm və ağlımla, həyatı buz üzərində rəqsə bənzədirəm. Ağ ipək don geyinib qu quşu kimi buz üzərində uçmağa-süzməyə başlayan rəqqasə gərək hər addımını yox, kiçicik bir hərəkətini belə ölçüb-biçməlidir”