Tatlı, tam bir genç yetişkin kitabıydı.
Kitap klişe bir olayla başlıyor ama ben zaten klişe şeylerin farklı şekilde kaleme dökülmesini çok seviyorum. Bu yüzden erkek karakterimiz olan Cooper'ın; kadın karakterimiz olan Mackenzi'nin o anki sevgilisini alt etmeye çalışmak için Mac'i tavlamaya kalkmasına pek sinir olmadım. Zaten hikâye gidişatı sinir olmama izin vermedi. Cooper'ın arkadaşları ve kasaba ortamı samimiydi. Mac'in, ailesinin zengin olmasına rağmen kendi ayakları üzerinde durması da çok takdir edilesiydi. Arada iki tarafa da kızmadım değil tabii ama bir takım saçma davranışlar böyle çerezlik kitapların tuzu biberi, yok saymayı bilmek gerek.
Kısacası tatlı, çerezlik bir yaz kitabı okudum. Yaş olarak büyüklerin pek hoşuna gitmeyebilir ancak genç yetişkin okumayı seven herkesin beğeneceğini düşünüyorum.
Nerede, ne yapmak istediğimizi düşüneceğiz. Ama ne hissedeceğimi biliyorum. O neredeyse orası en sevdiğim yer olacak.
“Ne?” diyor gülerek. “Neye bakıyorsun?”
“Sen çok... Çok uzunsun.”
“Ben de seni seviyorum, Poppy Wright.”
Pencereye yaslanınca varaklı çerçevenin görüntüsü netleşti. “Yanında o izcin, o Lantsov köpeği varken farklı olacağını mı sanıyorsun?”
“Evet,” dedim sadece.
“En güçlüleri sen olacağın için mi?”
“Senden daha iyi adamlar oldukları için.”
“Belki sen beni daha iyi bir adam yaparsın.”
“Belki sen de beni bir canavar yaparsın.”