“OD” da “Bizim Yunus”u; “Efsane” de “Barbaros Hayreddin”i; nevi şahsına münhasır kalemiyle anlatan İskender Pala’nın, kanaatimce, tarihi bir kişiliği, Nebiler Nebisi’nin “Mihmandar”ı Ebu Eyyûb El-Ensâri’yi anlatımının şahikâsına vararak yazdığı kitabı henüz okumayanlara tavsiye ediyorum.
Seksen yaşını aşan bir mücahidin, içindeki “cihat” ve “Kutlu Nebi” nin müjdesine kavuşma arzusuyla Kostantinopolis önüne gelişi, yazarın, karakterlerini konuşturduğu edebî bir dille anlatılıyor.
Geri planda, hepimizin adını tarih kitaplarından bildiği “Grejuva-Rum Ateşi” adlı silahın da bulunuş hikayesinin verilmesi, kitabı ilginç kılan bir detay. “Suda ve havada olan, yaşamın kaynağı” görünmez bir maddeye ithafen kahramanlardan ikisine “Oxy” ve “Genna” isminin verilmesi, meraklı okurları cezbeden bir detay olmuş.
Yazar, kalemini zirveye bir kez daha taşıyacak bir eser yazmış. Bundan sonra ne yazacak olsa, “Mihmandar” ile yarışacaktır bence.