Mağlup bir medeniyet, ekonomisi ve sosyal koşullarıyla kınanamaz. Mağlubun hâlinin çok kötü olması galibin ahlaksızlığını gösterir. Bunun için Endülüs' ün Müslümanlar fethettikten sonraki hâli ile Hristiyanlar fethettikten sonraki hâline bakmak yeterlidir.
Tanrının istediği iyilik mi yoksa iyiliği seçebilme şansına sahip olabilmek mi? Kötülüğü seçen biri gerçekte iyiliğe zorlanan birinden daha mı geçerli Tanrının gözünde?
İnsan yumuşak ve esnek doğar
ölünce kaskatı ve serttir.
Bitkiler yumuşak ve bükülebilir doğar,
ölünce kırılgan ve kurudurlar.
Yani her kim sert ve katı ise ölümün mürididir.
Her kim yumuşak ve uysal ise yaşamın mürididir.
Sert ve katı olan kırılır.
Yumuşak ve esnek olan galip gelir.
~lao tzu
İnsan hayatının tamamını dört duvar arasında geçirebilir. Kendisini tutsak olarak hissetmediği müddetçe tutsak sayılmaz. Ama kainatın sonsuz büyüklüğünü, milyonlarca yıldızı, galaksiyi görüp, onlara asla erişemeyeceğini bilen biri için koskoca dünya hapishaneden farksızdır. İdrak ettikleri şey zamanın ve mekanın tutsağı haline gelir.
Kendimizde gördüklerimizi, onda görmemeyi umarak aşık oluruz; yani korkaklıklarımızı, zayıflıklarımızı, tembelliğimizi, sahtekârlıklarımızı, verdiğimiz ödünleri ve aşırı aptallıklarımızı...