“Doğruca askerlere gidip büyükannesi yerine kendini onlara teslim edebilirdi.
Ama bunu yapmamıştı.
Çünkü içten içe ölmek istememişti.
Çünkü içten içe korkağın tekiydi
Ove ve Rune gibi adamlar için şerefli bir yaşam, büyüme çağında her işlerini kendileri görüp bir yetişkin olduklarında kendileri hariç kimseye güvenmeden bir hayat sürdürebilmek anlamına gelirdi. Kontrolü elde tutmak, gurur meselesiydi. Doğru şeyi yapmak, hangi yoldan gideceğini bilmek, hangi tornavidanın ne işe yarayacağını bilmek... Ove ve Rune gibi adamlar, insanların konuşmaktan çok iş yaptıkları bir jenerasyonun insanlarıydı..
Ove Rune gibi adamları anlamanın tek yolunun, en başından beri onların farklı zamanlara ait adamlar olduğunu kabul etmekten geçtiğini söylerdi Sonja. Hayattan birkaç basit beklentisi olan adamlar: Başlarının üzerinde bir çatı, sessiz bir sokak, doğru araba ve sadık bir kadın. Gerçek işlevi olan bir iş, eşyaların belli aralıklarla bozulduğu ve bir şeyleri tamir etmek zorunda kalacağın bir ev..