... Uyumsuz olduğuma inanmam Arkadaşça bir sözün sessiz bir elden tutmanın tatlı bir bakışın benden istenilen her şeyi alamayacağına inanmam mümkün değil...
... Bilmiyorsun , yaşamak çok güç , tehlikeli bir sanat Bu adeta canbazlık gibi birşey Yüksekten bakmayı , terazi kullanmayı , ince bir tel üzerinde yürümeyi , düşmekten korkmamayı öğrenmek ; hülâsa birçok maharete birçok da cesarete sahip olmayı gerektirir... Tecrübe mi ? Evet , bu o kadar güç birşey değil Sadece yaşayanları yakından görmek kafi
Bilirsiniz , Kutsal kitaplarda şöyle yazar " Başlangıçta Kelâm vardı... " Hiç de değil ! Başlangıçta duygu vardı , kelâm duygunun yerini almak üzere geldi... Tıpkı tırıs gitmenin...
İnandıkların hissettiklerin düşündüklerin hatırladıkların unuttukların... Bunları silecek kudretteki yaşanmışlıklar gerçekte Seni silmişlerdir Yaşadığın bir olay eski Seni " Sen " yapan şeyleri elinden aldıysa o gün gerçekten ağır bir gündür O gün Sen ölümü yaşamışsındır Ama aynı zamanda o gün Senin doğum günündür Çünkü dünyaya yeniden gelmiş gibi olursun O gün avazın çıktığı kadar ağlamak istersin Kimliğinden yeniden doğduğun anlarda bir bebek kadar zayıfsındır ama ondan da önemlisi yapayalnızsındır O gün güvendiğin dostların da yanında değillerdir Başımıza gelen olayların en ağırı asla , nerede ne zaman nasıl , yaşadığımızı ilgili değildir O olay " kim " olduğumuzu kökünden sarsmıştır " en ağır " sıfatını işte bu yüzden sonuna kadar hak etmektedir