Hayır, tuhaf bir şekilde hem sempatik hem itici bulduğum bu tatsız adama ölü olma işini ben dayatmayacağım; o bu manzaranın ve kâinatın bir parçası, hâlâ dünyaya ayak basıyor, yeryüzünden geçiyor, bunları değiştirmek bana düşmez, zamanın sonunda geriye sadece izler, çeperler kalır ve her birinde olsa olsa tamamlanmamış, boşluklarla dolu, hayaleti andıran, şifreli, bir ceset kadar solgun ya da kırık mezar taşları, yazıları silinip harabeye dönüşmüş alınlıklar gibi parça parça bir hikâyenin gölgesi şekillenir, 'geçmişte kalmış, dilsiz' ve o zaman da varlığından şüpheye düşülebilir. Seninle ilgili olarak, bunu niye yaptı diyecekler; onca sıkıntı, onca çarpıntı niyeydi, onca kaygı ve onca heyecan niyeydi, benimle ilgili olarak da, niçin konuştu ya da sustu, niçin onca zaman sadakatle bekledi, o baş dönmesi, onca şüphe ve o işkence niyeydi, niye o adımları attı ve o kadar çok adım attı. Ve ikimiz hakkında da: Niye çatıştılar, niye onca çaba gösterdiler, bakmak ve sakin olmak yerine niye savaştılar, niye görüşmeyi ya da görüşmeye devam etmeyi beceremediler, onca rüya ve o sıyrık, benim acım benim sözüm, senin ateşin ve onca şüphe, onca işkence niyeydi?"
1000Kitap
En büyük gâye, âhiret saâdet ve selâmetidir. Bin sene yaşayan ve birçok hazineye mâlik olan bir kişi bile, ölümden sonra, dünyadaki hâllerini yalnız bir rüya makamında telâkkî eder. Ebedi kalacağı hâneyi îmar ve tenvir etmeye muvaffak olamamışsa, devamlı âh-vâh eder, vâveylā koparır, büyük bir pişmanlıkla feryâd ü figân eder. Cenâb-ı Hak cümlemizi (kâmil bir îmân ile ebediyet yurdumuzun îmârına) muvaffak buyursun! Dünya muhabbetinin zerresini bile nasib etmesin! Amin!"
Sayfa 505 - Altınoluk Yayınları, İstanbul - 1433 / 2012·Kitabı okuyor
Dua
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hepimiz her gece bol bol rüya görürüz ama sabaha olup bitenlerin yüzde doksanını unuturuz...
Alıntı
Toplum baskıcı ve kısıtlayıcı olduğunda gölgemiz de bastırılır, bastırılan şey ise daha fazla büyür ve genişler. Kişilerin olduğu gibi toplumların da gölgeleri vardır. Toplumsal ayaklanmalarda, salgınlarda, savaşlarda toplumsal gölgenin davranışlarını daha net görürüz. Özellikle bastırılan ve yadsınan taraflar iyice su yüzüne çıkar.
Felsefe
Persona
İnsan var oldukça gölgesi de olacaktır, olmalıdır da. Çünkü ışık varsa gölge vardır. Burada bize düşen karanlıkla bütünleşmektir. Onu yok saymak faydasız aksine tehlikelidir. Onun dilini anlayıp uzlaşmaktır çözüm. Fakat gölgeyle yüzleşmek cesaret ister, en aşağılık ve vahşi tarafınızla bir masada karşılıklı oturmak ve onun gözlerine bakmak... O masadan el sıkışarak kalkmak “büyük bir manevi güç” ister.
Felsefe
“Geleceğe giden hazır bir yol yok. Yolumuza devam ederek yollar yapıyoruz.”
Felsefe