Dilara

Dilara
@rvnd
Normal bir insan olmaya zorladılar, bana boş yere vakit kaybettirdiler. Olmayınca da anormal dediler.
“Hiç kimse dışarıdan görüldüğü gibi değildir ve bir insanı tanımak yıllar alır.”
Alıntı
Reklam
Pişmanlıklarını Telafi Etme Şansımız Olsaydı
8/10
·296 syf.··
2026 13. kitabı
Son yılların en çok okunan kitaplarından birisi olduğu için bu kitaba bir şans vermek istedim. Hayatımızda bazen bazı şeyler farklı olsa nasıl olurdu diye düşünürüz ya.. İşte bu kitap o sonsuz ihtimalleri deneyimleyen Nora’nın başından geçenleri ve hislerini bize anlatmakta. Nora, üst üste gelen olumsuz olaylardan bunalmış durumdadır ve bu sebeple hayatına son verir . Ölmek üzereyken kendini yaşam ve ölüm arasındaki bir kütüphanede bulur. Kütüphanedeki raflarda Nora’nın pişmanlıklarını telafi edebileceği, hayatında aldığı farklı kararların sonucu yaşayabileceği hayatlara imkan sunan kitaplar bulunmaktadır. Nora her bir kitabın kapağını açtığında, farklı bir hayatta gözlerini açar. Nora bu farklı hayatları denerken şunu fark etmeye başlıyor: Dışarıdan kusursuz gibi görünen hayatların bile kendi içinde dertleri, yalnızlıkları ve eksikleri var. Yani “mükemmel hayat” diye hayal ettiğimiz şey, çoğu zaman sadece uzaktan güzel görünüyor. Kitabın ana derdi de tam olarak bu: Pişmanlıklarımızla barışmak, yaşadığımız hayatın değerini fark etmek ve başka türlü olsaydılara takılıp kalmamak. Kitap genel olarak akıcı ve yormayan bir anlatıma sahip ama okurken bazı olayların tekrarlaması sıkıcı olabiliyor. Yine de tek oturuşta bitirebileceğiniz bir kitap. Okumadıysanız, siz de bir şans verebilirsiniz. Hayat seçimlerden mi ibaret, yoksa her seçimin içinde kaçınılmaz pişmanlıklar mı var?
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598bin okunma
“İnsan sevdiği zaman, hiçbir şeyin imkansız olmadığını sanıyor.”
Alıntı
“ Çok şey vardı anlatılacak. O yüzden sustum. Birini söylesem diğeri yarım kalacaktı. Sen duydun mu sustuklarımı? “
Alıntı
Canını sıkma.
“Canını sıkma. Bu da senin rengin, senin güzelliğin. Hepimiz aynı olsaydık, sıkıntıdan ölürdük.”
Alıntı