"Mağarada uyuyanlar kıssası, yeni oluşmuş küçük İslâm toplumuna işkence eden Mekke'nin ileri gelenlerini de uyarmaktadır. Aynı zamanda Hz. Peygamber'e (s.a) işkence edenlerle hiç bir uzlaşmaya girmemesi ve onları kendisine uyan fakir ve zayıflardan daha önemli görmemesi söylenmektedir. Diğer taraftan Mekke'nin ileri gelenlerine şu anda yaşadıkları dünyanın geçici zevklerine aldanmamaları ve ebedi nimetleri kazanmaya çalışmaları tavsiye edilmektedir."
İbn Kayyim bu eserinde "İki Hicret"i şöyle tanımlar:
Birinci Hicret: Kulun kalbiyle, sevgisiyle, kulluğuyla ve tevekkülüyle Allah’a hicret etmesi.
İkinci Hicret: Amelde, ahlakta ve sünnete uymada Hz. Muhammed'e (s.a.v.) hicret etmesi. "Allah'a hicret; O'nu sevmek, O'na kulluk etmek, O'na yönelmek, O'na tevekkül etmek, O'ndan korkmak ve O'nu ummaktır. Kalbin bu hicreti öyle bir noktaya varmalıdır ki, kişi artık Allah'tan başkasını murat etmez hale gelsin."
"Resulullah'a hicret ise; hayatın her anında, gizlide ve açıkta, sözde ve amelde sadece O'nun getirdiği şeriatı hakem tayin etmektir. O'nun sünnetinden başka bir yolu rehber edinmemek, kalbi sadece O'nun rehberliğine teslim etmektir."