"Abdullah b. eş-Şıhhîr’den (r.a.) nakledilen bir hadise göre, kendisi Resûlullah’ın (s.a.v.) yanına varmıştı. O sırada Peygamber Efendimiz ‘Çoğaltma yarışı sizi oyaladı’ (ayetiyle başlayan Tekâsür sûresini) okuyordu.
Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu:
'Âdemoğlu: Malım, malım! der. Ey Âdemoğlu! Senin malından yiyip tükettiğinden, giyip eskittiğinden veya sadaka verip (ahirete) gönderdiğinden başka senin (gerçek) malın var mı?'"
{ أَلْهَاكُمُ ٱلتَّكَاثُرُ } قال : « يقول ابن آدم: مالي مالي! وهل لك من
مالك إلا ما تصدقت فأمضيت، أو أكلت فأفنيت، أو لبست فأبليت؟ »"
Ancak günümüzde anne-babaların kendi çocuklarına odaklanmasını zorlaştıran önemli etkenlerden biri de sosyal medyadır. Sosyal medya sayesinde anne-babalar artık yüzlerce aileyi aynı anda takip edebiliyor. Başka çocukların başarıları, katıldıkları etkinlikler ve ailelerin paylaştıkları mutlu anlar sürekli göz önünde olunca, birçok ebeveyn farkında olmadan kendi ailesini ve çocuğunu değerlendirmeye başlıyor. Ancak sosyal medyada gördüğümüz şey hayatın tamamı değil, seçilmiş birkaç kareden ibarettir. Başka çocuklarla kendi çocuğumuzu karşılaştırmak, hem ebeveynler üzerinde gereksiz bir baskı oluşturur hem de çocuklardan gerçekçi olmayan beklentiler doğurabilir. Nitekim her çocuğun ilgi alanları, güçlü yönleri ve ihtiyaçları farklıdır. Çocukların gelişimi bir yarış tablosu değil, kendine özgü bir yolculuktur.Anne Bebek - Sayı 301 (Haziran 2026) (s.27-28)
Üstad Hazretlerinin şartlı önermeyi kullandığı yere bakar mısınız ?
''Evet, şu âyet-i kerime, kıyâsât-ı mantıkıye içinde, kıyas-ı istisnâî kısmının en kuvvetli ve kat'î bir kıyasıdır. Şöyle ki:
Nasıl mantıkça kıyas-ı istisnâî misali olarak deniliyor: "Eğer güneş çıksa gündüz olacak." Müsbet netice için denilir: "Güneş çıktı. Öyleyse netice veriyor ki, şimdi gündüzdür." Menfi netice için deniliyor: "Gündüz yok. Öyleyse netice veriyor ki, güneş çıkmamış." Mantıkça, bu müsbet ve menfi iki netice kat'îdirler.
Aynen böyle de, şu âyet-i kerime der ki: Eğer Allah'a muhabbetiniz varsa, Habibullaha ittibâ edilecek. İttibâ edilmezse, netice veriyor ki, Allah'a muhabbetiniz yoktur. Muhabbetullah varsa, netice verir ki, Habibullahın Sünnet-i Seniyyesine ittibâı intaç eder.
Evet, Cenâb-ı Hakka iman eden, elbette Ona itaat edecek. Ve itaat yolları içinde en makbulü ve en müstakimi ve en kısası, bilâşüphe, Habibullahın gösterdiği ve takip ettiği yoldur.''
Lem'alar
Burada iki önerme var.
1. Güneş doğmuştur.
2. Gündüz olmuştur.
Yani birincisi varsa, ikincide vardır. Yani gündüz olmuşsa, güneş doğmuştur. Buna şartlı önerme denir.
On Birinci Lem'a, Mirkatü's- Sünnede Şartlı önerme kullanılmıştırr.
Eğer Allah'a muhabbet varsa, Habibullah'a ittiba edilecek. İttiba edilmezse, netice veriyor ki, Allah'a muhabbetiniz yoktur.
Müspet düşün. Güneş çıkarsa, gündüz olur. Güneş çıkmıştır. Öyleyse gündüzdür.
Gel böyle,
Eğer Allah'a muhabbet varsa, Habibullah'a ittiba vardır. Allaha muhabbet varsa, Habibullah'a ittiba vardır.
Eğer kaziyye-i şartiyenin iki cüz'ü arasında birbirini gerektirme yahut nefyetme söz konusu ise buna, kaziyye- şartıyye-i muttasıla diyoruz. ''Eğer güneş doğdu ise, gündüz oldu demektir.'' kaziyyesi gibi.
Sayfa 124 - Osmanlı Araştırmaları Vakfı·Kitabı okuyor