Allahım beni yüce makâmına kavuştur. Hz. Âişe'den: Resûlullah vefatından önce göğsüme yaslandı, kulak verdim şöyle dua ediyordu: “Allahım beni affet, bana acı ve beni yüce makama kavuştur” ​İmam Mâlik'e Hz. Âişe'nin şöyle dediği ulaşmıştır: “Hiçbir peygamber ölüp ölmemek konusunda muhayyer bırakılmamış değildir.” Onun bu sözünden sonra: “Allahım beni yüce makama kavuştur.” diye dua ettiğini duyunca artık vefat edeceğini anladım. •Buhârî, Meğâzî, 64/83; Müslim, Fedâilü's-Sahâbe, 44/85.
‮﴿‬‮اِنَّ بَطْشَ رَبِّكَ لَشَدٖيدٌ‬‮﴾‬ Şüphesiz, Rabbinin yakalaması çok şiddetlidir. (Burûc, 85/12)
Din
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
s. 14 zamanın ya da kaderin(ya da gelecekte gizlenen o şeye ne dersek diyelim), kulaklarını buyur ettiği kelimeler tuhaftır. Bugünün bakış açısıyla, ifademi bütün o ertelenmiş acımasızlığını görüyorum. s. 15 Eski kahkahası, o taze ve neşe ruh halini asla geri gelmediğini hatırlıyorum. Uzun süreliğine sessizleşiyordu, bazen kendine ait sessiz bir modun içinde sadece başını hafifçe sallayıp duruyordu. s. 17 bizi çocuk olarak hatırlayan son kişi de gittiğinde hala var olduğumu söylenebilir mi? … Bir süreliğine yalnız kalmak ve çocuk gibi ağlamak istiyordum. ‘keder devriyesi’ Çıkışta babam kapıda durdu ve şöyle dedi: Doktor bey, organlarımı bağışlamak istiyorum ama sağlam, doğranmamış bir yerim kalmadı… Acı, içimi yakan acı, ah ciğerleri dağlayan acı… s.79 ameliyatı ile farklı iki cümle. İlki bir olgu, bir sonuçtur, ikincisi – bir roman. Umut ve çaresizliğin birbirini besleyip alevlendirdi uzun bir hikaye. Birini oksijeni daima diğerinin ateşini harlar. s.85 çok sessiz bir şekilde canım çok acıyor artık, dedi, bunu iki kez tekrarladı, çok acıyor… Onun gibi vic canının acıdığını söylüyorsa, bu acının son aşamasıdır. S.92 mutluluk kısa sürer, tıkalı bahar açıp solan Nergisler ve Fulyalar gibi. Hüzün, her şey boğan ve babamın onlardan kurtuluş yok dediği inatçı otlar gibi uzun süre kalır. Bu uzun bir kederdir, diyor bir arkadaşım. Güzel bir ifade ama ben henüz acının içindeyim. Önce uzun bir acı olur. Keder sonra gelir… Aslında babalarımız bizi severdi, babam konusunda bundan eminim, sadece bunu nasıl göstereceklerini bilmiyorlardı onlar da hiç kimse bunu nasıl yapacağını göstermemişti o garip sha ancak torunları aşabiliyordu. Evsiz yaşayamayan sadece insanlar değildir, evler de insanları olmadan yaşayamaz. Sen
85: Ebû Amr veya Ebû Amre Süfyân ibn Abdullah (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Ey Allah'ın Rasûl'ü İslâm'a dair bana öyle biz söz söyle ki ve bana İslâm'ı öylesine tanıt ki; onu bir daha senden başka kimseye sormaya ihtiyaç hissetmeyeyim dedim. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) de: "Allah'a inandım de ve dosdoğru ol" buyurdular. (Müslim, İman 62)
Ruh ve Mahiyeti
Nitekim, Hazret-i Peygamber'e (s.a.v) buyrulur ki: "Ey Muhammed! Sana ruhun ne olduğunu soruyorlar, de ki: " Ruh, Rabbimin emrinden ibarettir."(İsra/85) Bu daireden çıkmaya düstûr verilmemiştir. Ancak kendisine, ruhun Allah Teâlâ'nın emrinden, yani emir aleminden bir emir olduğu şeklinde cevap vermeye izin verilmiştir.
Sayfa 33 - İSTANBUL-2024 BASIM·Kitabı okuyor
Fatiha 2.Bölüm
EUZUBİLLAHİMİNEŞŞEYTANİRRACİM BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM Elhamdulillahi rabbil âlemin esselatu vesselamu aleyke ya seyyidel evveline vel ahirin ve ila cemiil enbiyayi vel murselin ve ila cemiil evliyayi vel hamdulillahi rabbil âlemin. Bismillahirrahmanirrahim. El hamdu lillâhi rabbil âlemîn. Er rahmânir rahîm. Mâliki yevmid dîn. İyyâke na’budu ve iyyâke nestaîn. İhdinâs sırâtel mustakîm. Sırâtallezîne en’amte aleyhim. Gayril magdûbi aleyhim ve lâd dâllîn. Allah’ın Fatiha’daki muradını, kulluğumuz için Fatiha’nın önemini anlatıyorduk, Fatiha’yı bir dua olarak nasıl anlamamız gerektiğini anlatmıştık, yine devam ediyoruz inşallah. Kur’an, insanın hayat kitabıdır; yani insanın, hayatında yaşadığı her an mutlaka Allah’ın emriyle, hükmüyledir. İnsanın herhangi bir olay karşısında ne yapması gerektiği Kur’an’da mutlaka vardır. Bu yüzden Allah, Kur’an’ı birden bir kitap olarak indirmemiş, yirmi üç senede tedrici olarak, parça parça, bütün hayata yayarak indirmiştir. Bütün varlığın merkezinde insan vardır. Bunu laf olsun diye ya da herhangi bir kitaptan okuduğum için değil Allah böyle öğrettiği için söylüyorum. İnsanın hayatı Kur’an demektir. Allah, insanın kendi hayatını Kur’an’a göre yaşamasını istemiş, dolayısıyla fıtrat itibariyle de onu bir Kur’an olarak, bir kitap olarak yaratmıştır. Bütün Kur’an, insanda mevcuttur. Kur’an insanda mevcut olmazsa insanın Kur‘an’ı anlaması ve yaşaması mümkün olmaz. Allah, insanın gönlündekini, fıtratını, Kur’an’ı indirip insana hatırlatır; yani “senin için böyle bir hayat takdir etmişim, sen böylesin, sen canlı Kur’an’sın” der. Kur’an’ın canlanıp, bir insanın suretine bürünmesi mümkün olsaydı suretine bürüneceği kişi Resulullah (s.a.v.) Efendimiz olurdu. Bu durumda Resulullah (s.a.v.) Efendimiz canlı Kur’an demektir. Eğer Resulullah
Sayfa 179·Kitabı okuyor