Puan vermedi·272 syf.·
2026 334. kitabı
O kadar çok şey geçti ki gözlerimizin önünden Sonunda hiçbir şey göremez olduk. Şükrü Erbaş 3yaşından beri anılarını hatırlayabilen Gülten Dayıoğlu ile hayatının izini anlattığı sıcak samimi duru bir dille yazılan anılarına eşlik ediyor olucaz, Yüzler ve Sözler hayatı, insanı ve tanıklıklarını samimi bir dille aktarır. yazarın 88 yıllık yaşam maratonunda yollarının kesiştiği, cumhurbaşkanlarından tutuklulara, ünlüden sıradan insana kadar çok çeşitli kişilerden (yüzler) ve onlarla geçen anı-anekdotlardan (sözler) oluşan bir anlatı kitabıdır. Kronolojik bir anı kitabı olmayan eser, eski bir telefon defterinden yola çıkarak insan manzaralarını ve hayatın içinden kesitleri sunar. Yazarın hayatı boyunca yollarının kesiştiği "canını sevdiği" insanları, en belirgin özellikleri ve yaşadıkları kısa anılarla anlatır. Renkli Karakterler: Toplumun her kesiminden; zengin-fakir, aydın-cahil, ünlü-sıradan insanlar bu anlatılarda yer alır.Yaşamın İçinden Anlar: Telefon rehberindeki isimler üzerinden geçmişe dair tanıklıklar ve hayatın genel akışına dair anlar sunulur.Gülten Dayıoğlu'nun Kalemi: Genellikle çocuk kitaplarıyla tanınan yazar, bu kitapta daha çok yetişkin okur kitlesine yönelik bir anlatı Yüzler ve Sözler İnsan, alemde hayal ettiği müddetçe Yaşar. " Yahya Kemal. S:56
Edebiyat anlatı
Yüzler ve SözlerGülten Dayıoğlu · Yapı Kredi Yayınları · 2023201 okunma
8/10
·256 syf.··
2026 2. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2026 21:40
Okurken çok fazla duraksayıp anlamları yorumladığım ve etkilendiğim bir kitap oldu. Okunmaya değer bir yazar. İnsanın bilincine ameliyat yapıyor diyebilirim. Şiir alemi zaten deniz derya... Kitapta yazarın kendi yazılarının dışında , farklı yazarların hikayelerini ve şiirlerini yorumladığı bölümler de mevcut. İlgili kişilere tavsiye edebilirim. Teşekkürler S.Ç.
İnsanın Acısını İnsan AlırŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201814bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Şükrü Erbaş’tan bütün şiirleri-2
8/10
·176 syf.··
2026 10. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2026 14:05
Şükrü Erbaş uzun zamandır okumak istediğim bir kalemdi. Yıllardır elimin altında kitapları mevcutt kendisinin. Bu yıl kitap okuma önceliğimi yıllardır raflarımda bekleyen kitaplara verdim. Raflarımda sırasını bekleyen 47 kitabı okumalıyım. Yenilerini almazsam okurum da muhtemelen. Umarım… :) İnsanın Acısını İnsan Alır ‘ı okurken araya Bütün Şiirleri 2 kitabını da sığdırdım. Bu incelemeyi yazmadan önce de bu şiir kitabı için yapılan yorumlara da bi göz gerdirip buraya kendi düşüncelerimi de hemen eklemek istedim. İncelemesini okuduğum her okur Bütün Şiirleri 2 kitabını çok beğenmiş ve severek okumuş. Her kitap her okura hitap etmiyor işte. Şiir olsun, deneme olsun yada roman, kişisel gelişim vs her okura hitap edemeyebiliyor. Ben bu şiir kitabını sevemedim ama araya bir parantez açarak kitabın içindeki ‘ÖMÜR HANIM’la GÜZ KONUŞMALARI’ bölümüne hayran kaldım ki bu kitabı almama sebepte o satırlardı. Zaten buraya da o satırların tümünü alıntıladım. Bazı şairlerin kadınların memelerinden, bacaklarından, kasıklarından ne alıp veremediği var bilmiyorum. Şiir yazmak için illa bu alanlara defalarca kez değinmek mi gerekiyor. Bu alanlara değinilmezse şiir yazılamıyor mu? Ben bu üslubü sevmiyorum. Tabi bu tamamen benim fikrim. Bence Şükrü Erbaş denemelerde daha başarılı zaten bunu Ömür Hanım’la güz konuşmaları bölümünden de fark edebilirsiniz. Defalarca her alanda paylaştığım bu kitabın yıldızı olan o mühteşem satırları buraya da eklemeden olmaz ha ne dersiniz:) “Kimseler görmedi Ömür Hanım, bu dünyadan ben geçtim. İçimde umudun kırk kilitli sandıkları, elimde bir avuç ölüsü yüreğim -içimde senin ve benim ağırlığım- benim olmayan bir garip gülümsemeyle yüzümde, incelik adına, ben geçtim… Yerini bulamamış bir içtenlik, yanılmış bir saygı ve bir hüzün eğrisi olarak ilişkilerin gergefinde, ördüm ömrümün dokusunu ilmek
Bütün Şiirleri 2Şükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20216,9bin okunma
Puan vermedi·216 syf.·
2026 1. kitabı
Plastik zamanlara şiirler söylüyorum.s.52 Şükrü Erbaş ın Bütün Şiirleri 4 kitabı şairin sesini 2010’ların eşiğinden alıp daha da içe doğru kıvıran, ama aynı anda toplumsal acıya gözünü kapatmayan bir eşik gibi duruyor. Bu ciltte bir araya getirdiği üç kitabı Bağbozumu Şarkıları , Pervane ve Yaşıyoruz Sessizce kitaplarındaki şiirinden oluşuyor. Her dizesiyle şiirlerinden seslenişi Şükrü erbaş nahifliğini ve vicdani sesinin doğuyor. Bağbozumu Şarkıları Aşk, bir gövdeden doğuran dünya… Sen koydun bu kalbi bu güzelliğin önüne Ayrılığa bırakma beni…(s.12) Bu kitapta şiirleri adını aldığı bağbozumu gibi bereket ve vedayı dizelerinde sepete koyuyor. Aşkla bir yandan dünyayı kuran bir vesile olurken diğer yandan her güzelliğin önüne konmuş insanı ayrılığa hazırlayan bir kader gibi dizelerinden dökülüyor. küçük ayrıntıları büyütüp vicdanın içine yerleştiriyor. Dizelerini çağın plastikleşen hızına karşı bir direnç gibi bırakıyor. Pervane Ey gövdesini aklının çarmıhında unutanlar Yalnızlık bizde yayılıyor dünyaya Ağzımızda kan pıhtısı arzular Topuklarımızda uzakların kararan çanı Duvarlara gömüyoruz var oluş ayetimizi. (s.93) Pervane’deki şiirleri aşkın ve varoluşun aynı anda hem kutsal hem tehlikeli oluşunun dizeleriyle kalbin ve arzunun dili, kan pıhtısı, kararan çan, varoluş ayeti gibi imlerle sertleşiyor. Bir yandan da dünya duygusunun geçiciliğini, hükmünü kısa süren kokularla ölçüyor. “Bir yasemin kokusu kadar sürmez hükmü (s.84) Yaşıyoruz Sessizce İki kişilik bir yalnızlığım fotoğraflarının önünde Birisi alıp götürdüğün, öteki bırakıp gittiğin. (s.150) Buraftaki şiirleri de diğer kitaplarında olduğu gibi isminin hakkını veriyor, sessiz ve çok net. sanki her dizesini son bir cümle gibi kuruyor, bu sonu
Düşünce
Bütün Şiirleri 4Şükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20211,609 okunma
Puan vermedi·208 syf.·
2025 225. kitabı
Ben bir iyiliğim, diyorum yitiklik duygusundan doğan.” (s.9) Şairin 2000’lerin başından ortasına uzanan şiir evrenini bir araya getiren Bütün Şiirleri 3 , sesini sade ve daha derin bir yere yerleştiriyor. Bu ciltte şiirleri çocukluk ve yoksulluğun eski yarasından konuşmayı sürdürse de artık daha çok hafıza, unutma, yalnızlık etrafında dolanıyor. Dizeleri kısalıyor, cümleleri bazen nesre yaslanıyor ama her biçimde aynı kalple yürekten atıyor. Bütün Şiirleri 3 kitabında bir araya gelen dört şiir kitabı Üç Nokta Beş Harf, Yalnızlık Heceleri, Gölge Masalı, Unutma Defteri Şükrü Erbaş’ın 2000’lerdeki poetikasını tek bir uzun yara gibi tamamlıyor bir yanda toplumsal tanıklık, diğer yanında içe kapanan merhametle şiirde masalın ışığıyla diğer tarafta unutmanın karanlık defterini yazıyor. Üç Nokta Beş Harf “__Seçilmiş bir yalnızlığın içinden seslenirim mahcup ve özgür__” (s.9) Bu bölüm Erbaş’ın dilinin en çıplak yerinden konuşturduğu bir eşik gibi duruyor. Şiirleri bir iyilik arayışıyla başlıyor ama o iyiliği dünyanın ağırlığına çarparak burukluğuyla mahcup ve özgürlüğe dönüşüyor: Yalnızlık Heceleri “__Yalnız olan, gerçekte yalnız değildir, saldırıya uğramış bir insandır__.” (s.68) Yalnızlık Heceleri’yle Erbaş, yalnızlığı duygusunu bir süs gibi taşımıyor. Yalnızlık dizelerinde bir yaralanma biçimi, bir temas kaybı, bir çağın insana ettiği. Dizeler iyice kısalıyor, şiir neredeyse bir nefes ölçüsüne dönüşüyor. Tıpkı yalnızlık gibi dizelerini de yaralı bir yalnızlığa taşıyor. Gölge MasalıIşığı görünür kılanım ben Gölgenin engin kalbiyim.” (s.98) Gölge Masalı, adının hakkını vererek şiiri bir masal diline yaklaştırıyor,şairin masal dili uyutmuyor uyandırıyor. Şair, gölgeyi karanlıkla eşitlemeden gölgeyi ışığı görünür kılan bir kalp gibi
Düşünce
Bütün Şiirleri 3Şükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20123,588 okunma
Puan vermedi·176 syf.·
2025 219. kitabı
Ve aşk bizi doğuran annemizdir. Ve şiir tek kalemizdir bizim.”(s.131) Şükrü Erbaş’ın Bütün Şiirleri 2 kitabı, şairin şiir yolculuğunda 90’lardan 2000’lere uzanan dönemde yazdığı şiirlerle önemli bir eşik oluşturuyor. İlk bütün şiirlerindeki yitik çocukluk, yoksulluk ve içe dönük sızıyla kurduğu dizeler dünyası, bu ciltte zamanın, yaş almanın, kaybın ve ülkenin kararan yüzünün ağırlığıyla daha sert, daha bilinçli bir dile bürünüyor. Şiir, tanıklık ederek, sorgular ve yer yer dizelerin manası sertleştiriyor. Bu kitapta bir araya gelen dört şiir kitabı Bütün Mevsimler Güz, Dicle Üstü Ay Bulanık, Kül Uzun Sürer, Derin Kesik Erbaş’ın poetikasının olgunluk döneminde taşıyor. Her biri aynı iç sesin farklı tonları gibi, her bir dizeyle başka bir yaraya dokunuyor. Bütün Mevsimler Güz Azalan ömrümü böyle uzatıyorum. (s.9) Dizeleri yaşlanmanın ve kabullenişin içinden konuşuyor. Hayatın hızlandığı, mevsimlerin tek bir renge güze değdiği mısralarında, Şair, gündelik hayatın içinden süzülen küçük sahnelerle büyük bir varoluş muhasebesi yapıyor. Dicle Üstü Ay Bulanık Uçamıyor bir daha ateşe konan kuşlar. Uçanlarsa konacak yer bulamıyor…(s.36) Bu kitapta şiir, coğrafyanın ve toplumsal belleğin yükünü sırtlanıyor. Ülke, sokaklar, ölümler ve bastırılmış öfke dizelerinin merkezine yerleştiriyor. bireysel acıyı toplumsal vicdanla yan yana getiriyor. Ömür Hanım’la Güz Konuşmaları şiirinden denemeye duygudan düşünceye yoğrulan metinlerinin başında geliyor. Kül Uzun Sürer Kalbim Uzun menzilim benim Yolumu karşılayansın.(s.95) Dizlerinde yangın bitmiştir ama kül hâlâ sıcak olan şiirlerinde, yas, aşk ve yalnızlık daha içe dönük, daha çıplak bir dille konuşuyor. Şiirleriyle geçmeyen acının nasıl taşındığını, nasıl saklandığını
Düşünce
Bütün Şiirleri 2Şükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20216,9bin okunma