Ölüm tüm canlılar için bir miydi acaba, insan da dahil olmak üzere, hayvanları öldüren ölümle, yerdeki ottan yüz metre yüksekliğinde bir sequoiandendron giganteum ağacı da dahil olmak üzere bitkileri öldüren ölüm ya da öleceğini bilen bir adamla, bir gün öleceğinin farkında bile olmayan bir atı öldüren ölümler aynı mıydı acaba? _s8
Peki kendisini kozasına hapseden ve kapıyı ören ipekböceğinin ölüm anı hangisiydi, bir ölümden yeni bir yaşamın doğması nasıl olabiliyordu acaba, kelebeğin yaşamı böceğin ölümünden mi doğmuştu, yoksa kelebek de yaşadığına göre iprekböceği hiç ölmemiş miydi? _s72
Çünkü hepinizin ayrı bir ölümü var, onu doğduğunuz andan itibaren gizli bir yerinizde taşıyorsunuz, o sana aittir ve sen de ona aitsindir. _s73
Evet, evet ama cevap beni pek ilgilendirmiyor sayın başbakan, beni daha ziyade ilgilendiren sorular, kendi sorularımı kastediyorum tabii, bu soruların bir görünen hedefi oluyor, bir de gizli hedefleri, soruyu sorduğumuz kişinin cevabı hem kendi ağzıyla vermesini hedefliyoruz hem de bu cevabın bazı başka cevapların önünü açmasını istiyoruz. _s19
Felsefe yapmak, ölmeyi öğrenmektir. _s37
ölüm anı tüm anların en kısasıdır, bir iç çekilir ve tamam, bir benzetme yapmak gerekirse, bu olay kimsenin üflemesine gerek kalmaksızın kendi kendine sönen bir muma benzetilebilir. _s68
....alışılmadık derecedeki katı sözleri, ruhundaki dalgalanmaları ortaya koyuyordu. Sağduyusunun üzerine kara bulutlar çökmüş gibiydi, yoksa hem niyeti hem de yöneltiliş tarzıyla son derece makul ve mantıklı bir soru yöneltti diye birine böyle hakaret etmesi anlaşılır gibi değildi. _s90
...sözcükler çok hareketli varlıklardır, bir günleri bir günlerine uymaz, gölgeler gibi istikrarsızdırlar, bir bakarsınız vardırlar, bir bakarsınız yok olurlar. _s111
Ümitlerin kaderi, biri yok