Süreç şöyledir: Bir adam bir kadına bir şey verdiğinde, kadın onu aldığı için baskı altına girer. Çünkü ne kadar gü-zel olursa olsun, başkasından bir şey aldığımızda bağım-sızlığımızdan bir şeyler kaybederiz. Bu durumda denge ih-tiyacı ortaya çıkar ve baskıdan kurtulmak amacıyla kadın da adama bir şey verir. Hattâ işini sağlama almak için ona, aldığından biraz daha fazlasını verir. Bu durum, tekrar bir dengesizlik oluşmasına sebep olur ve bu böyle sürer gider. Veren ve alan, bir denge oluşana; alan bir şey verene, veren de bir şey alana kadar rahat edemez./ s19
Ölüm tüm canlılar için bir miydi acaba, insan da dahil olmak üzere, hayvanları öldüren ölümle, yerdeki ottan yüz metre yüksekliğinde bir sequoiandendron giganteum ağacı da dahil olmak üzere bitkileri öldüren ölüm ya da öleceğini bilen bir adamla, bir gün öleceğinin farkında bile olmayan bir atı öldüren ölümler aynı mıydı acaba? _s8 Peki kendisini kozasına hapseden ve kapıyı ören ipekböceğinin ölüm anı hangisiydi, bir ölümden yeni bir yaşamın doğması nasıl olabiliyordu acaba, kelebeğin yaşamı böceğin ölümünden mi doğmuştu, yoksa kelebek de yaşadığına göre iprekböceği hiç ölmemiş miydi? _s72 Çünkü hepinizin ayrı bir ölümü var, onu doğduğunuz andan itibaren gizli bir yerinizde taşıyorsunuz, o sana aittir ve sen de ona aitsindir. _s73 Evet, evet ama cevap beni pek ilgilendirmiyor sayın başbakan, beni daha ziyade ilgilendiren sorular, kendi sorularımı kastediyorum tabii, bu soruların bir görünen hedefi oluyor, bir de gizli hedefleri, soruyu sorduğumuz kişinin cevabı hem kendi ağzıyla vermesini hedefliyoruz hem de bu cevabın bazı başka cevapların önünü açmasını istiyoruz. _s19 Felsefe yapmak, ölmeyi öğrenmektir. _s37 ölüm anı tüm anların en kısasıdır, bir iç çekilir ve tamam, bir benzetme yapmak gerekirse, bu olay kimsenin üflemesine gerek kalmaksızın kendi kendine sönen bir muma benzetilebilir. _s68 ....alışılmadık derecedeki katı sözleri, ruhundaki dalgalanmaları ortaya koyuyordu. Sağduyusunun üzerine kara bulutlar çökmüş gibiydi, yoksa hem niyeti hem de yöneltiliş tarzıyla son derece makul ve mantıklı bir soru yöneltti diye birine böyle hakaret etmesi anlaşılır gibi değildi. _s90 ...sözcükler çok hareketli varlıklardır, bir günleri bir günlerine uymaz, gölgeler gibi istikrarsızdırlar, bir bakarsınız vardırlar, bir bakarsınız yok olurlar. _s111 Ümitlerin kaderi, biri yok
Hayata Dair
Reklam
Nasıl ki çömleği tutan dışındaki biçim değil içindeki boşluk ise; insanı ayakta tutan da benlik zannı değil, hiçlik bilincidir. S19
Sadece benim için veya benim kabilem için değil, öteki için de adalet. S19
Ahlâk, başkalarının acıları için de harekete geçmeyi gerektirir. S19
Bir cesaretle yüreğime düşen bu sevdayı gerçekleştirmeye karar verdim. S19
Reklam
Reklam