Eğitim sistemindeki amaç bir şey öğretmek mi? Kişiyi eğitmek mi? Ya da hiçbiri. Eğitim ve öğretimden hareketle bazı şeylerin de aydınlatılmasında yarar var. Eğitmekten kastedilen; kendi amaç, felsefe, düşünce, inanç ve ideoloji çerçevesinde bir kalıp oluşturmak yani önce mengenede tutmak sonra fazlalıkları törpülemek. (mi)?
Eğer bir çocuk eleştirebilir ve sorgulayabilirse gelecek açısından kendini daha da geliştirmiş olmaz mı? Hazır düşüncenin bir kalıp olarak çocuğun önüne gelmesi ve o kalıbı da hap niyetine içip o doğrultuda hareket etmesi ne kadar insani ya da ahlaki?
Dinin içinde ahlak var mı? Ayrıca ahlakın içinde din var mı? Ve bir ateist, ateist olduğu için ahlaklı olur mu, olmaz mı? Çeşitli sorular arka arkaya sıralanıyor ve benim de ilk aşamada anladıklarım bunlar (ya da anlamaya çalıştıklarım).
Ahlak ve ahlaksızlık, inanç, felsefe ve toplumlara göre değişkenlik gösterirken, acaba ilkel kabilelerde durum nasıldı diye düşünmeden edemiyor insan. Mesela hırsızlık olayı ilkel diye tarif edilen toplumlarda nasıl görülür. Günümüzde ise hırsızlık, dini, toplumsal, siyaset açısından hor görülen bir durumken nasıl oluyor da hoş görülen bir durum olabiliyor? Bir toplumda örneğin X bir topluluk şöyle bir cümle söylese 'çalıyor ama ...' anlayışı nereye konulabilir? Dini açıdan
yanlış, siyaset açısından yanlış, toplumsal açıdan yanlış, ahlaki açıdan yanlış ama ortada somut bir olgu var. Bu olguyu Kropotkin'in şu cümlesiyle açıklayabilir miyiz? "Yerleşik ahlakın,
daha doğrusu bunun yerine geçen ikiyüzlülüğün temelleri yıkıldıkça toplumda ahlak düzeyi yükselir (s10)"
O zaman bir ikiyüzlülükten bahsetmekte fayda var. Bizden veya bizden değil. Karşıt gibi gözüken ama temelde aynı şekilde hareket eden bir düşüncenin varlığıyla karşı karşıyayız. Bizden o çünkü tanıdık. O