Bu tabletler senin içindir. Bu tabletler okuyan içindir. Her şeyden kuşku duyabilirsin ama şundan emin ol ki, bu kil tabletlerde yalan yoktur. Korkumu ve cesaretimi, iyiliğimi ve kötülüğümü, güvenimi ve kuşkumu, şefkatimi ve zalimliğimi, bencilliğimi ve fedakârlığımı olduğu gibi sözcüklere döktüm. Sonra bu sözcükleri aklımla tarttım. Yavan olanları, sahte olanları, abartılı olanları çıkarttım. İstedim ki benim itiraflarımı, benim bu büyük vasiyetimi eline alan kişi sıkılmasın, Tanrı Telipinu Efsanesi'ni okur gibi merakla, acıyla, öfkeyle bir solukta bitirsin. Ama meramımı iyi anlatamamış olsam bile şundan emin ol ki, yazdıklarım arasında gerçeği yansıtmayan bir tek sözcük yoktur. Gerçek olmayan sözcüklerimi Su Kapısı'ndaki duvara Kral Pisiris'i övmek için kazıdım, Frigya Kralı Mi-das'ı kandırmak için mektuplara döşedim, Urartu Kralı Rusa'nın kafasını karıştırmak için sıraladım, Asur Kralı Sargon'u kışkırtmak için harcadım. Abartılı, süslü, yalan sözcükleri, pohpohlandıkça koltukları kabaran, adları büyük, kendileri küçük kralları birbirine düşürmek için kullandım. Senin okuyacağın tabletlere o yalan sözcüklerden bir tanesi bile girmemiştir. Ey sırlarımın ortağı olacak yabancı. Soylu musun, dindar mısın, iyi yürekli misin, yoksa zalim misin, akıllı mısın yoksa işe yaramaz bir aptal mısın, bilmiyorum. Umarım iyi bir insansındır. Umarım yüreğin sevgi ve cesaret doludur. Umarım okuduklarını anlayacak, anladıklarından ders çıkaracak kadar akıllısındır. Ve umarım okuduklarını başkalarına anlatırsın, onlar da ötekilere. Umarım benim kara yazgım kulaktan kulağa fısıldanır, Fırat kıyısında konuşulan bütün dillere çevrilir, tabletlere yazılır, yaşlılardan gençlere aktarılır, çocuklar bu efsaneyle büyür. Belki böylece insanlar akıllanır, belki zalimlikten vazgeçerler, belki