Benim de sözlerimle seni kırdığım çok oldu, ama sonrasında bunu daima anlardım, canım acırdı, ancak kendime hâkim olamaz, sözcüklerin ağzımdan çıkmasını engelleyemezdim, onları daha söylerken pişman olurdum. Ama sen sözcüklerle kolayca hücuma geçerdin, ne söylerken ne de sonrasında birilerine acırdın, insan seni karşında tümüyle savunmasız kalırdı.
Yalnız başıma kalmak istediğim, acılarımı kimseyle paylaşmak zorunda olmadan üzülüp kederlenmeyi tercih ettiğim zamanlar oluyor. Üstelik böyle zamanlar gitgide daha sık çökmeye başladı üstüme.Geçmişi düşünürken, açıklanamaz ama dikkat çekici şeyler geliyor aklıma mutlaka. O kadar ki saatler boyunca öylece duruyor, etrafımda neler olup bittiğinin bilincinde olmuyor, gerçeklere karşı kayıtsız kalıyorum...
İnsan en çok kendine ihanet eder.
Farketmesi yıllar sürer ve insan en büyük yargıyı kendi vicdanında yaşar.
Bunun sonucunda ise kaçabildiğin tek şey dışarıdır kendinden kaçış yoktur.
Görünenle yetinirsen eğer sadece tırtılı bilirsin. Çirkindir ya tırtıl, gönlünü çekmez. Görünenin ötesine geçmek istersen eğer, aradan örtüyü kaldırıp da gönül gözüyle bakarsan kelebeği bulursun karşında. Güzeldir ya kelebek gönlün ona akar. Lâkin gönül gözünle görürsen eğer kelebeğe değil tırtıla sevdalanırsın.