Ben kaybolmanın erdemlerine inanan birisiyim. Göz önünden çekilmenin, sessizliğe bürünmenin, dünyayı biraz da bir kovuğa yerleşip oradan seyreylemenin insanı geliştirdiğine inanıyorum.
İnsan her türlü karşılaşmadan çok şey öğreniyor. Yeter ki kalbimizi açmaya hazır bekleyelim, yolumuza çıkan her insan bize bir hikmet taşıyabileceğini, onun yolumuza çıkmasının bir tesadüf olmadığını bilerek bekleyelim.
Ben bu üzgün toprağı seviyorum, onun altında yatan ölüleri, üstünde yaşayan dirileri seviyorum. Bu toprağı kucaklayan bilgeliği seviyorum. Türklüğümü seviyorum. Milletimi sevmek konusunda kendimi kimseden ileride veya geride görmüyorum. Bu topraklarda bir silkiniş olacaksa eğer, korku siyasetleriyle, birbirimizi boğazlayarak olmayacak. Açılarak, kendimize güvenerek, kendi eksikliklerimizle yüzleşerek olacak...