Şair olarak, hissediyorum. Dramatik şair olarak, kendimden koparak hissediyorum. (Şairsiz) sahneye koyan olarak, hissetmiş olduğum şeye yabancı bir ifadeye otomatik olarak çeviriyorum hissettiğim şeyi; duygunun içinde, onu gerçekten hisseden ve böylece, benden türeyen, benim hissetmeyi unuttuğum, sadece ben olanın hissetmeyi unuttuğu başka duygular hisseden, var olmayan birini yaratıyorum.
-Joao Gaspar Simöes'e mektup (1931)
1
ayna yoruldu
her gün yabancı yüzler taşımaktan
içindeki sır dökülüyor şimdi
bakan kendini görüyor
ayna ise sadece yokluğu
2
toprak uyandı
üstünde yürüyen ayakların yüküyle
bizi taşıdığını sanıyoruz
oysa o
bizi sabırla biriktiriyor
3
bir nar açıldı
içinde dünya kadar kan
biz
meyveyi değil
kırılmayı yiyoruz
4
kapı gıcırtısı
evin yaşlandığını söylüyor
duvarlar daha az dayanıklı
insanlar gibi
her şey eskimeyi öğreniyor
5
kapı çalındı
Size sadece Tanrı'ya inanmamak için hangi sakıncalara takıldığınızı sormak istiyorum. Bundan hiçbir fayda görmeyecekseniz kendinizi neden inandırmaya çalışıyorsunuz? Zira eğer bir Tanrı varsa, ona inanmayarak mutsuz olmanızın ötesinde bir de, inanılması gerektiği yönündeki temel ilkeye itaatsizlik ederek kalacaksınız. Ayrıca Tanrı hiç yoksa bizlerden de daha mutlu olmayacaksınız!