Kim tarafından önerildiğini hatırlamadığım bir kitap okudum. 3 kitabı yayımlanmış yazarı Ben yeni tanıdım. Pazar günü YouTube'daki bütün söyleşi videolarını izledim
.
Hem çok değişik hem çok tanıdıktı yazarın dili ve hikayesi. Sürrealist, alegorik bir roman olsa da hani bir tat, bir koku, bir isim
hatırlatıverecek her şeyi.
.
Bildiğimiz bir coğrafya, içinden Arın adlı bir nehrin geçtiği bir şehir.
.
Eyüp bir sabah yine kabuslardan sıyrılıp uyandığında kayıp oğlu emir'den bir kutu getiren hırpani kılıklı iki kişi dalar eve. Kutudan bir gemi maketi, eşi sabahat'a verilmek üzere bir saat ve bir defter çıkar. Gelen mesaja göre bir görevi vardır.
.
Mezar taşı bile olmadan, duasız, namazsız gömülen ölüleri toplayıp 7 kişi ile birlikte cenaze namazlarını kılıp insana yakışır bir şekilde defnedeceği yere götürmek üzere kendi yaptığı gemiyle Arın nehrinde bir yolculuğa çıkacaktır. Bu yolculuk arındırabilecek mi eyüp'ü günahlarından? Nuh gibi bir kurtarıcı mı yoksa cezasını çekmeye giden bir zalim mi?
.
Her biri ayrı bir acıya sahip 7 kişi: Talip (minberinden sürülmüş imam),
Sedat( kambur santurî), Enes ( kör) ,Sadi (kaçak aşık), Arzuhalci (hafızasını yitirmiş yazar), Yezdan (Ezidi güzeli) ve Eyüp çıkarlar yolculuğa kendilerine vaadedileni bulmaya...
.
Bir umut uğruna yola düşen mülteciler, faili meçhul cinayetler, dilini -yasak olduğu için - konuşamayanlar, kayıp yakınları, işgal ettikleri topraklardaki insanlara zulmedenler...90'larin genci olarak ben böyle bir yerden okudum hikayeyi. Belki bu yüzden tanıdıktı.
.
Dini hikayelere, mitolojiye, gayet iyi bildiğimiz dünyaya dair bu distopik kurguyu yeni bir yazarla tanışmak isteyen herkese tavsiye ederim.
.